Zor Yıllardan Tertemiz Kalplere Bir Ümit Yolculuğu | Barış Kavas

0
532
Eleştiri Haber Yazarı, Sinema ve Müzik Eleştirmeni Barış Kavas

BARIŞ KAVAS

ZOR YILLARDAN TERTEMİZ KALPLERE BİR ÜMİT YOLCULUĞU

Sizin karşınıza çıkmak için öğrencilerim büyük meşakkatler çektim ne zor yollardan geçtim. Her şey günün birinde kalbinize dokunmak, şehrin birinde size ufuklardan mavilikler sunmak içindi. Acılara karşı ümit sunmak size, bir katre bile olsa yaşama sevinci katmak ruhunuza. Tüm çektiklerim bunun içindi.

Uzayan yollardı hep içimi kanatan. Yollar muttasıl uzuyor ve ben gücümü kaybediyordum. Ayaklarım direniyordu yürümeye, yürek burkucu bir gençlik döngüsünde salınmaktan ibaretti hayattım. Çanakkale’den otobüse bindiğim her defasında ruhum tarif edilmez acılar içinde kıvranıyordu. Yine mi yollar diye feryat ediyordu kalbim ve aklımın cevap vermeye hiç mecali kalmamıştı. Balıkesir il sınırını geçtikten az sonra Denizkent belirirdi. İşte o zaman serinlerdi yangınımın ivmesi. Uzak bir umut esintisiyle ferahlardı yüreğim.

Akşam sekiz gibi Bursa otogarına varırdık. Yarım saat mola. Ders notlarını yazdığım defteri alırdım yanıma. Gözden geçirirdim. Son üç dersim kalmış. Kuantum fiziği,Kuantum Mekaniği, Emt. Üç dersim kalmış ama gücüm kalmış mı bakalım. Sonra otobüsteki yerimi alırdım. Sonrası hüzün…

Gece iki buçuk üç gibi Afyon Kolaylı Tesislerinde mola. Kolaylı, kolay mı zor mu sen bana sor bakalım. Gözlerim uykuyla dolu inerdim. Masanın birine geçer bir çay söylerdim. Ben çok çay içtim ama o zor yol gecelerinde o Afyon’da içtiğim kadar acı bir çay, ne öncesinde içtim ne sonrasında. Çaya gurbetin acısı sinmiş, az şey mi? Çaya zor yıllarımın hüznü çökmüş, az şey mi?

Ve sabah altı gibi Konya otogarına iniş. Bu güzelim şehir cehennemim olmuş, Konya’ya indiğimde Konya’ya inmiyorum, bir ateş çemberinin merkezine iniyorum sanki. Sabah 9’da sınav. Hamdi Bey bölümün koridorunda beni görür görmez sevgiyle karşılar, elimi sıkar “Üzülme Barış” der gibidir, “Ha gayret oğlum der” gibidir.

Şimdi sizin karşınızdayım öğrencilerim karşınızdayım işte. Bir hüzün enkazının ardından bir ümit coşkusu olarak karşınızdayım. Hüzün dolu yıllardan zor yollardan geçip çıktım karşınıza. Küllerimden doğup bir anka kuşu gibi kondum o tertemiz kalplerinize. En büyük ödülüm, içi gülen gözleriniz, ümitle çarpan kalpleriniz. Güzel geleceklerin ümidiyle çarpan kalpleriniz. Her şey günün birinde kalbinize dokunmak, şehrin birinde size ufuklardan mavilikler sunmak içindi. Acılara karşı ümit sunmak size, bir katre bile olsa yaşama sevinci katmak ruhunuza. Ve işte tüm çektiklerime değdi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here