Yusuf Yılmaz | Sait Faik Okuma Bahaneleri | Hayatın İçinden

0
87

YUSUF YILMAZ

SAİT FAİK OKUMA BAHANELERİ

Eğer kitap okumayı seviyorsanız alın size Sait Faik okumak için bir bahane işte. Bu işi abartırım diyorsanız bunu sessiz, sakin sahilde dalgaların ve martıların size eşlik ettiği, bu olmazsa büyük bir ağaç gölgesi ve yine su kenarı olan bir yerde yapabilirsiniz. Okuyup notlar almayı da ihmal etmezsiniz. Mevsimin yaz, havanın güneşli olması gerekmiyor, yağmurlu kasvetli bir günde, bağ evinde ya da etraf kar sessizliğine bürünmüşken, en kötü, evinizde, Pazar günü koltuğunuzda geriye yaslanıp kitabınızı elinizden bırakamadığınız zamanda…  Hani şöyle yazar ile konuşur gibi keyif aldığınız anlar…

Hadi bütün bunları boş verin. Ve alelade herhangi bir yerde bile okuduğunuz size hoş vakit geçiriyorsa bu yeterlidir.

Herkesin kendine herhangi bir şey, bu tatil olur, alışveriş, yemek yeme gibi işler için bahane uydurduğu oluyordur. Sait Faik okumak için de kendinize bir sürü bahane uydurabilirsiniz. Gerçi bahaneye de gerek yok Sait Faik okumak için. Öykülerini insanların göremediği, hissedemediği şeyleri görüp hissedip kâğıda döken biri o. Her yaştan okuyanın anlayacağı yalın ve sadelikte öyküleri. Bir kitabını okuduktan sonra ister tekrar okuyun, ister içinden rastgele öyküler açıp okuyun, her öykü kendine hayran bırakacaktır sizi.

Çünkü Sait Faik herhangi biridir. Gece parkta avare avare dolanan, bankta yatıp sabahlayan, balık tutmaya giden, vapurla yolculuk ederken cigara içen, mahalle bakkalına veresiye takıp sonra da yolunu değiştiren… Bir kadını seven âşık olan ya da umursamayan biridir. Hepimizden bir parça taşıyıp, bizim dilimiz, Türkçemiz olan biridir o.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here