Türkiye’de dergicilik bir direniş biçimidir..| Mustafa Nurullah Celep | Dergilerde

0
483

Türkiye’de dergicilik bir direniş biçimidir

Mustafa Nurullah Celep

Mavi Yeşil Dergisi, Rize’de yayın yapan bir edebiyat dergisi. Türkiye genelindeki okuyucuya oluşturduğu abonelik sistemi yoluyla ulaşıyor. Kendi işi üzerine odaklı, yazınsal gayretini uzun zamandır devam ettiriyor ve Türk Edebiyatı ocağına taş taşımayı görev bilmiş bir bilinçle çıkıyor.

Türkiye’de reklam almayan dergilerin uzun ömürlü olabilmeleri için abonelik sistemine işlerlik kazandırmaları gerekiyor. En sağlam dayanaklarından biri, aboneler aracılığıyla ayakta kalmanın imkanlarını araştırmak. Diğeri ise Serkan Işın’ın ”küçükbaş yayıncılık” dediği, kişisel özveriye dayalı, kitabevleri aracılığıyla bir örgütlenme ağı oluşturmak. Kitabevi sahiplerinin dergilere, dergilerin satımına, satılıp satılmadığına dair duyarlı olduklarını söyleyemeyiz. Kişisel özveri’den ben de bu ve benzer şeyleri kastediyorum: Somut olarak derginin gönderildiği ilin okuyucuları-ki bu dergi okur-yazarı olduğu gibi derginin takipçisi herhangi biri da olabilir- kitabevi sahipleriyle ve dergi editörleriyle bilgi-fikir alış verişinde bulunmaya yönelik soruşturmaları, yoğun süreçler sonunda çıkan edebiyat dergilerinin maddi dayanaklarına dair ciddi bir sıkıntı oluşturmayacaktır. Böylece derginin ömrünü kesintiye uğratacak tahrif eden bir sarsıntı yaşanmayacaktır. Asıl yapılması gereken nedir, diye sorulacak olursa, okurun da ve bizatihi yazarın da lutfedip – hele ki derginin mutfağında ve derginin yayınlanma surecine tanık olmuş bir yazar ise- dergiyi satın almasıdır. Dergilerde ürünleri yayınlanan yazar ve şairlere gülünç gelebilir bu söylediklerim. Gerçek şu ki dergicilik Türkiye’de artık bir direniş biçimidir. İnternetin imkanlarını kullanarak tanıtımlar yapmak bir yere kadardır. Somut adımlar atmaktan bahsediyorum. Abone olmak ve abone bulmak noktasında elle tutulur neticelere ulaşmak dergilerin yararınadır.Yani pamuk ellerin cebe inmesinden bahsediyorum.

Bu somut adımların dışında içinde bulunduğum duruma dair şunlar da söylenebilir: Bendeniz hasbelkader imkanlarım ölçüsünde yayınlanan dergilere dair destekleyici değiniler yapma çabası içindeyim. Tek başınayım ve iki zırhım var, kuşandığım: Söz ve yazı. Sıkı bir edebiyat dergisine ulaşmak adına olumsuz değinilerde de bulunuyorum. Dergilerin olumsuz eleştiriye de açık olması lazım. Çete mantığıyla kollayıcı bir tutumdan sağlıklı bir verim elde edilemez. Tümüyle karalayıcı bir niyetle kaleme alınan metinler de maalesef yer bulabiliyor siberalemde.

Bir dergiyi ifrazatına vesile kılan, engelleyici bir tavırla yazı yazan şahıslara saygı duymuyorum. Anadolu’daki dergilerin çıkış surecindeki gösterilen fedakarlıkları göz önünde bulundurduğumuzda, Türk Şiirinde iktidar olmak yerine insani özelliklerin geliştirilmesini daha tercihe şayan bulurum. Dergiler yazarları arasında örgütlendiği gibi okurların da dergi özelinde işbirliği yapmaları dinamik bir edebiyat ortamı için bir zorunluluktur. Her okur ve her yazar, açıkyüreklilikle herhangi bir kümeye düşmanca bir tutum takınmadan muhatabının kalem işlerine duyarlı olabilecek cesarete sahip olursa canlı, devingen bir edebiyat ortamının tesisine yönelik ciddi bir adım atılmış olur. Yanılıyor muyum? Örnek: Hüseyin Cöntürk. Cöntürk okuyun biraz!

(Yazının ilk hali Poetik Haber blogta yayınlandı)

Yazarın Notu:

Yaklaşık 10 yıl önce yazdığım bu kısa metin kendi içinde iyi niyetli dileklerde bulunsa da artık büyük oranda geçerliliğini yitirmiş bulunuyor, çünkü dergiler bellerini doğrultmak ve hatta dergi üzerinden kâr elde etmek için reklam alma durumunda kalıyorlar, elbette bu durumun eleştiriye konu edilebilecek hiçbir hususu yok, uzun ömürlü ve her zaman çıkmaları için reklam almaları şarttır bu dergilerin, üstelik şimdilerde Kültür ve Turizm Bakanlığının kütüphaneler desteğini de alıyorlar, benim yukarıda bahsettiğim hususlar da daha çok minör dergiler için geçerli oluyor bu durumda…Çıksın dergiler, reklam da alsınlar, hatta her sayı 4-5 reklam birden yayınlasınlar…Başka türlü çıkmalarına imkan yok. TÜRKİYE’DE DERGİLER MEKTEP OLMA HÜVİYETİNİ KAYBETMİŞTİR…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here