Şarkdemir’in ´Tozname´si nasıl bir şiir?

0
171

ŞYYR DEYYNCE-2

2.

[2011] [Hakan Şarkdemir, Karagoz]

Hakan Şarkdemir’i gerek şiirleri gerek şiir uzerine duşunceleri ve gerekse çevirileriyle gunumuz şiirini belirleyen en onemli birkaç şair arasında gormek sanırım abartı olmaz. Yedi Yklim’deki ilk çıkışından Şehrengiz’e ve oradan arkadaşlarıyla birlikte donemin unutulmaz dergilerinden Atlılar’a, sonra Kokler ve şimdilerde Karagoz dergisinde ve arada bir Dergah gibi farklı birkaç dergide yayımlanan çalışmalarının yarına kaynaklık edecek dederde oldudunu duşunuyorum. Ylk şiir kitabı ‘Batık Dedirmenler’ (1997) den sonra sırasıyla ‘Tadat’ (2006) ‘Yerçekimi Bilgisi’ (2007) ve ‘Kul Hakkı Kulak Arkası’ (2011) adlı şiir kitapları yayımlandı. Bu kitaplar okundudunda onun şiirlerinin gelişim çizgisinin kendine mahsus dinamikleri oldudu fark edilebilir. Modern Epik Şiir uzerine yazdıdı ‘Kahramanın Donuşu’ (2008) adlı çalışması ise yeterince tartışılmamış ve fakat bana gore, Moretti’nin bir başka dilde yazılmış kitabıyla birlikte alanında en onemli poetik metinlerden biri olmuştur. Onun şiirlerini, şiir uzerine goruşlerini bugun daha çok konuşmamız, tartışmamız gerekir. Gerçek şu ki son 15 yılda Turk şiirini eserleriyle, yaptıklarıyla domine eden uç harbi ve kıymetli şairden biridir Hakan Şarkdemir. 1995-2012 aralıdının şiirde gerçek aktorleri bu uç isimdir ve onlar son donem Turk şiirinin zaferidir. (Dider iki şair, Ahmet Guntan ve Hakan Arslanbenzer). Bu uç şair bugun yazmakta olan birçok genç ve hatta yarı yolu devirmiş nice şairi hala etkilemeye devam etmektedir. Onların şiirlerine layıkıyla edilmekle, gerçekten dederli olanla olmayanın birbirine karıştırıldıdı yozlaştırılmış şiir ortamının olumlu yonde berraklaşmasının yolunun açılacadını duşunuyorum.

‘Tozname’ Hakan Şarkdemir’in burada konuşacadımız şiiridir. Şiir, Karagoz’un 14.sayısında yayımlanmış.

‘Tozname’ Şarkdemir’in şiirleri içinde belirleyici bir konumda dedil. Onun şiir seruveni dikkatle takip edildidinde, hem teknik duzlemde hem de işledidi muhteva itibariyle benzer soylemde bir başka şiirini anımsamıyorum. (yanılıyor olabilirim) Oyleyse ‘Tozname’ oncelikle şairin, dedişik tecrube yollarından (farklı deneylerden) giderek şiirini kurma esneklidinin en ilginç orneklemelerinden biri olarak gorulebilir. Şiir kısa kırık cumleciklerle kurulmuş ve kurulan her cumlenin taşıdıdı içerik bir sonrakini tamamlamış ya da tam tersi bir işleyişle sorularla tekrar eksiltmiş. Ritim de bu işleme eşlik ediyor. Bir ‘ruhsal durum’ şiiri ‘tozname’ ve nihayetinde şairin kendi psikolojik durumunu tanımlamaya ve giderek belirlemeye yonelik bir varlık soruşturması yapılıyor. Buna benzer teknidi Sezai Karakoç’un ‘Ping Pong Masası’nda da goruyoruz. Fark şu ki Şarkdemir’de şiirin vermek istedidi etkinin felsefi bir temeli var. ‘Ping Pong Masası’nda ise derinde duygusal bir temel var. Her iki şiirde şairler şeylerle kendi psikolojik durumları arasında eşitleme yapıyor: Karakoç daha mistik eşitlemeyi tercih ederken (‘Ha Sezai ha ping pong masası/ Ha ping pong masası ha boş tufek/ Bir el işareti eyvallah ve tak tak’) ve iki eli kesik varlıdını seyir halindeyken ve boş tufekle ping pong masasını kendi durumuna eşitlerken, Şarkdemir eşitlemeyi daha felsefi ve empatik bir temelde yapıyor: (‘Yok gibiydi tutuşum, tutuluşum;/Bir toz bulutuydum, yok idim ben’…’Ne yorungem ne yerim/Tutamadım yok benim/Boşluda asılmış da/Donakalmıştı cismim’). Butun olarak şairin soylemek istedidi şeyin kapsamında dodal insana varma arzusu da var, varlıdı Mevlevi bir kavrayışla kurcalama duşuncesi de var. Dolayısıyla şiir tasavvufi bir deneyimin sonuçlarına da açıktır. Fakat şiiri yonlendiren imgelemin dodasına bir varlık felsefesi anlayışının bulaştıdı su goturmez. (‘Yokludu mu konuştum/Tutkulardan soyunup’) Şiirin bazı kesitlerindeki imla kullanımının sıklıdı, aklın iş başında veya denetim merkezinde konuşlandırıldıdının kanıtı olsa gerek. Şiirin başka cumlelerinde ise bu kez ‘kendi cubbesinin içinde kendini kaybeden, ya da cubbesinin içinde kaybolan derviş’ tipine gonderme oldudu seziliyor. Bunun tersinden işledidi cumleler de vardır. Yokluda koştukça varlıdına kavuşma, inkarın sınırlarını yokladıkça imana varma, bir başka deyişle [yok uzerinden kendini yoklama] yokludu kurcaladıkça varlıkta yodunlaşma çabası goruluyor. Bu duşuncelerimizi daha da yodunlaştırarak ilerleyebiliriz. Bana kalırsa şiir bizden tam da bunu istiyor. Kendi kaderimize erişme yolunda benlidimizi seçkinleştirme çabasının yodun olarak hissedildidi bu şiir, kendi gerçeklidimizi kurcalamadıkça varlıdımızın hakikatine ilişkin heyecan veren bir bilgiye ulaşılamayacadı duşuncesiyle baş başa bırakıyor:

‘Yokluda ben koştukça
Yokluk oldu bana yurt

Varlıdıma kavuştum
Yok idi varlıda denk’

‘Tozname’ şiiri, okurda farklı çadrışımlar uyandırmaya açık bir şiir. Atmosfer olarak tasavufi çadrışımlara da açık, Batı varoluşçuluk soylemine de açık. (Ozellikle bir soru cumlesinin kırılmasından oluşan dorduncu kesit, T.S.Eliot’ın adını şimdi hatırlayamadıdım bir şiirindeki bir dizenin biraz dediştirilmiş halidir ve ustelik her iki şairin dizelerdeki meramı birdir.) Ote yandan ‘Tozname’yi bir felsefi şiir denemesi olarak okuyanlar olabilir ki bu paralelde anlamaya açık yapısı vardır.

Hem biçimde hem muhtevada butunluklu bir şiir ‘Tozname’. Biçimde kısa, devrik, kırık cumle kuruluşu dikkat çekiyor. Şiirin ‘dong dong’ sesleriyle bitişi ve bu seslerin yankısı bir surpriz etkisi yapmakla kalmıyor, şiirin oladanustu sessiz yapısını ve pur dikkat ilerleyen varlıda yonelik dikkatin anlamını ya da dederini daha bir belirginleştiriyor. Belki bu seslerle şiirin sessiz içinden çıkmamız isteniyor. Bazı sozcuklerin sıkça tekrarı, yinelenen sozcuklerin merkezinde bir yodunlaşma çadrısıdır okura, fakat uyak ve kafiyenin tutturuldudu kesitler tekerleme havası veriyor ki, şiirin yodunludunu dadıtan ciddi bir kusurdur bu. Teknide çok ciddi emek veren bir şair oldudunu biliyorum Şarkdemir’in. Şiirde sozcukler arasında harflere dayanan yıdma/yoduşma teknidi, okurda şairin bir oyunu etkisi uyandırmadıdı olçude dederlidir. Bu noktada şairin biraz fazla dil-içinde oyalanması giderek yapaylık havası da yaratır. Bunlar teknik duzlemde ‘Tozname’deki sıkıntılardır.

Hakan Şarkdemir’in şiirlerini başka bir vesileyle konuşmaya devam edecediz. Şimdilik ‘Tozname’deki bir ikilikle bitirelim:

‘Ben dedilim elbet ben
Ben dedilim gerçekten’

Paylaş
Sonraki İçerikHEP BiR YOL HALi UZERE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here