Şükrü Kırkağaç ile edebiyattan, sanattan, hayattan konuştuk…

0
282
Blog Yazarı, Arşivci Şükrü Kırkağaç

Konuşan: Şükrü Kırkağaç

Konuşturan: Mustafa Nurullah Celep

Bir şiir emekçisi, kitap arkeoloğu, günümüz şiir ve hikâye kitaplarının sıkı takipçisi Şükrü Kırkağaç’a şiirden, beğendiği şair ve hikâyecilerden, izlediği ve okuduğu dergilerden ve günümüz edebiyat ortamından sorular sorduk. Keyifli bir sohbet oldu, buyrun…

1-  İlkin Şükrü Kırkağaç’ı tanımak isteriz. “Eleştiri Haber” okurları Şükrü Beyi tanımak ister, Şükrü Kırkağaç kimdir?

Bir yerde okumuştum. “Ne anam var, ne babam, ben kendi kendimi doğurdum.”  diyordu Antoin Artaud. (Yanlış biliyorsam düzeltin lütfen!)

1959 yılı aralığında Afyon’da doğmuşum ama babam nüfusa 1 Ocak 1960 olarak kaydettirmiş. Marangoz bir baba ile ev kadını bir annenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Ağabeyim ben doğmadan önce ölmüş. Ben dünyaya gelince babam adak olarak bir inek kurban etmiş ve adımı Şükrü koymuş. Babam o yılların şartlarına göre Sanat Okulu’nu bitirmiş ama dedem daha fazla okutmamış. Babam içinde ukde olarak kalan okuma / yazma / öğrenme arzu ve isteğini çocuklarıyla gerçekleştirmek istedi. Altı çocuğundan üçü üniversiteyi bitirdi. 1977 yılında İstanbul’a düştü yolum. Yıldız Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik –Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde okumaya başladım ama 12 Eylül ortamında öğrenimimi dondurarak evlendim, sonrasında askere gittim. Askerlik dönüşü kısa bir süre Afyon’da özel sektörde çalıştım. 1987 yılında Burdur Vergi Dairesi’nde çalışmaya başladım. 2007-2015 yılları arasında Kemer Vergi Dairesi Müdürlüğü’nde çalıştım. 2015 yılında emekliye ayrıldım. Halen Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde yaşıyorum; evli, iki çocuk babası ve iki torun dedesi olarak yaşamımı sürdürüyorum.

2-  Ne oldu da şiire, hikâyeye, edebiyata düştü yolunuz? Sizi edebiyata yönlendiren temel saikler nelerdir?

Edebiyatla bir okur olarak 1973 yılından bu yana düşüp kalkıyorum. Bu arada ortaokuldaki Türkçe öğretmenim Zeynel Canbaba ile Afyon Lisesi’ndeki Edebiyat öğretmenim Sevgi Pehlivan’ın edebiyata olan ilgimde büyük katkıları olduğunu inkâr edemem. İki öğretmenimi de her zaman sevgi ve saygıyla anıyorum. Lisedeki edebiyat öğretmenimiz her derse elinde bir şiir kitabıyla girer ve yanında getirdiği kitaptan şiirler okurdu. 1977 yılında İstanbul’da üniversiteye başlamamla birlikte okuma serüvenim başladı. Bu arada geçen ay kitaplığımı yeniden düzenlerken kitaplığımdaki ilk kitaplarımı 1973 yılında edinmiş olduğumu gördüm.   Ayrıca babamın içinde ukde olarak kalan okuma –yazma arzusunun da benim okuma ateşini yaktığını da belirtmem gerekiyor. Bu arada babamın gençliğinde şiir yazdığını söylemeden geçmeyeyim.

3-  Yılmadan, usanmadan yeni yayınları takip ediyor, arşivliyorsunuz,  bu edebiyat ve kitap-dergi heyecanınızın kaynağı nedir diye sorsak…

Arşivcilik sanırım babamdan bulaşmış sanırım. Lise yıllarında evimizin çatı katında 1950-1970 yıllarına ait Cumhuriyet ve Tercüman gazetesi arşivi ile çok sayıda plak, longplay ve kaset arşivi vardı. Üniversiteye başlamamla birlikte dergi ve kitap oburu oldum sayılır. Sahaflar Çarşısı, Nişantaşı’ndaki Akademi Kitabevi ile Karaköy İskelesi ve Cağaloğlu’ndaki gazete bayileri boş zamanlarımdaki uğrak yerlerimdi. Dergilerin çoğuyla Sahaflar Çarşısı’nda bulunan ve Felsefeci, şair Arslan Kaynardağ’ın sahibi olduğu Elif Kitabevi vasıtasıyla tanıştım. Saçak, Oluşum, Yusufçuk, Somut, Soyut, Türkiye Yazıları, Mavera, Diriliş, Papirüs, Varlık, Yeditepe, Edebiyat vb. gibi. Kitabevine her girişimde zaman duruyordu sanırım. Üniversite yıllarında iki bine yakın kitap ve dergiden oluşan bir kütüphaneye kavuşmuştum. Bu kitap ve dergilerimin büyük bir çoğunluğu ile babamın arşivi 12 Eylül’ün hışmına uğrayarak elden çıktı.

4-  https://sukrukirkagac.blogspot.com.tr/ yeni şairlerin kitap görsellerinin ve özgeçmiş bilgilerinin arşivlendiği bir blog sayfanız var. Bu blog eski-yeni birçok şairin de tanınmasına, birçok değerin de gün yüzüne çıkmasına vesile oluyor. Bu blog sayfanızı matbu bir kitap veya dergi yayınına dönüştürmeyi düşündünüz mü? Çünkü burada titizlikle çalışılmış ciddi bir emek var…

Blogtaki ve arşivimdeki bilgi ve belgeler ansiklopedi ya da antolojiye dönüşür mü bilemiyorum. Zaman ne gösterecek? Emekli olduktan sonra kitap / dergilere ulaşma ve edinme imkânım kısıtlandı. Çalışırken ayda beş-altı dergi izlerken şimdi hiç izleyemiyorum desem yeridir.

5-  Şükrü Kırkağaç’ın favori şair ve hikâyecileri kimlerdir? Geçmişten ve günümüzden örnekler verir misiniz?

O kadar çok favori şair ve yazarım var ki; A.’nın adını ansam H., L.’nin adını ansam Z. alınır. İmkânlarım doğrultusunda yerli/yabancı, sağcı/solcu ayrımı yapmaksızın şiir ve hikâyeden kopamıyorum. Şiir ve hikâye benim yaşamla olan bağım.

6-  Günümüz edebiyat ortamı hakkında genel kanaatleriniz nelerdir?

Bu konu hakkında söyleyecek çok fazla sözüm var. Söz veriyorum bu konuda sitede yayınlanmak üzere bir yazı yazacağım.

7-  Sık takip ettiğiniz, hemen her sayısını okumadan duramadığınız bir edebiyat dergisi var mı?

Varlık, Yasakmeyve, Kitap-lık, Hece, Hece Öykü, İtibar, Yedi İklim…

8-  Gündelik hayatınızdan bahsedelim. Emeklisiniz. Bir gününüz nasıl geçer? Arşivciliğiniz yanı başında gün içerisinde şiire dair notlar alır mısınız?

Bu sıralar zamanımın çoğunu kızımdan olan torunumla geçiriyorum. Aynı anda üç-beş kitap ve dergiyi birlikte okurum. Sabaha kadar okumaya çalışıyorum. Bu sıralar okuma günlükleri yazmaya başladım. Bunları belki ileride sizlerle ve site okurlarıyla paylaşırım.

9-  Son olarak sitemiz www.elestirihaber.com un genel gidişatını nasıl buluyorsunuz? Görüş ve önerileriniz nelerdir?

Siteniz www.elestirihaber.com düzenli olarak izlediğim edebiyat, kitap, eleştiri, kültür ve sanat sitelerinden birisi. Sitenizde şiir ve kitap eleştirisi yanında yeni çıkan kitapların yazarları ve şairleri ile yapılmış söyleşilerle birlikte periyodik olarak yayınlanan dergiler ve bu dergilerde yayınlanan ürünler üzerine eleştirel yazılar yazılması ve yayınlanması beni bir okur olarak sevindirecektir.

Sitenizin uzun ömürlü olması dileğiyle çalışmalarınızda başarılar dilerim. Ayrıca şahsıma göstermiş olduğunuz teveccüh nedeniyle çok teşekkür ederim.

24 Haziran 2018, Dünya, Antalya, Konyaaltı, evimin arka balkonu.

Şükrü KIRKAĞAÇ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here