Somut Şiir Manifestoları, Ege Berensel, Alıntı

0
423

Manifesto/Jessica Smith

________________________________________ Çeviren: Ege Berensel

1. Şiir topolojik (ilengesel) bir uzamdır.

1.1. Şiir topolojik bir uzamda mevkilenmiştir.

1.1.1. Bir sayfanın “boş” uzamı “boş” değildir.

1.1.1.1. Geçici olan şey, devingen olandır. Kelimeler bir yerde yurtlanabilirler, başka bir yere de kayabilirler.

1.1.1.2. Kelimeler geçirgen ve kararsızdırlar. Kusurları faş olabilir ya da sayfanın ortasında parçalanabilirler.

1.1.1.3. Kelimeler gevşektirler. Sayfanın birbirinden farklı yerlerinin birbirinden farklı özgül ağırlıkları ve yerçekimi kuvvetleri vardır.

1.1.2. Kelimeler coğrafi faaliyet sonucunda tanınmaz hale gelebilir.

1.1.2.1. Anlam ikincil bir fikirdir.

1.1.2.1.1. Anlam sayfa boyunca yapılan bir arkeolojik kazı boyunca toparlanmalıdır.

1.1.2.1.2. Anlam sayfadaki birçok olası haritadan biridir.

1.1.2.1.3. Anlam sayfanın düzeyindeki mümkünlerden yalnızca biridir.

1.1.2.1.3.1. Sayfanın topolojisi (ilengesi) anlamı belirler.

1.1.2.1.3.2. Sözcüklerin coğrafi konumları anlamı belirler.

1.1.2.1.3.3. Tarih anlamı belirler.

1.1.2.1.3.4. Okuyucunun kişisel macerası anlamı belirler.

1.1.2.2. Ses ikincil bir fikirdir.

1.1.2.2.1. Sayfa okumanın sebebi hikmeti değildir.

1.1.2.2.1.1. Şiir yüksek sesle okunmaya ihtiyaç duymamalıdır.

1.1.2.2.1.2. Sayfanın “boş” uzamı “kayıtsız” değildir.

1.1.2.2.1.2.1. Sayfadaki boş uzamlar birbirlerine eş değildir. Diğer boş uzamlardan daha büyük olan bazı uzamlar sanki eşitmiş gibi görünebilirler.

1.1.2.2.1.2.2. “Boş” uzamlar köprü gibidirler. Müzikal bir ölçü gibi değil kurt yeniği gibidirler.

1.2. Şiir topolojik (ilengesel) şekillerin ya da özelliklerin bir kümesidir.

1.2.1. Kelimeler parçalanmaya, yok olmaya ve her türlü doğal olaya tabiidirler.

1.2.2. Sayfadaki kelimeler mutlak bir coğrafi andaki sayfanın temsilidirler.

1.2.2.1. An tarihi ifade eder.

1.2.2.2. An geleceği icap eder.

1.2.2.3. Okuyucu yalnızca yakalanmış bir anı görür.

1.2.3. Sayfanın “yüzey”i yalnızca “yüzey” değildir.

1.2.3.1. Orda “okurdan sayfaya”, “yazardan sayfaya” ve “yazardan okura” olan bütün düşey ilişkiler kökünden sökülüp atılır.

1.2.3.2. Bir göçebenin, iz sürücünün sayfa boyunca yaptığı yatay sürüklenmeler anlamı araştırmanın tek yoludur.

1.2.3.2.1. Tek başına anlam başka başka gezginler tarafından farklılaştırılacaktır.

1.2.3.2.2. Tek başına anlam bellekte yapılır. Bağlantılar ertelenir, sesler ertelenir, anlam ertelenir. Anlam bir araya getirilir.

1.2.3.2.3. Tek başına anlam uzamda fiziksel olarak bir yandan öbür yana geçişin etkisinin bir terkibidir.

1.2.3.2.3.1. Her şiir mikrokozmozdur.

2. Sayfa jeolojik zaman dilimidir. Geçmiş ve geleceğe sahiptir. Fizikseldir.

2.1. Başka türlü de olabilir.

3. Şiir ve sayfa aynı anda topolojik (ilengesel) olurlar. Okuyucu onların uzamında bir yandan öbür yana geçebilir, bu kaymayı, topoloji (ilenge) oluşu algılayabilir.

http://www… Çeviren: Ege Berensel

Manifesto: Dizeden Düzenlemeye/Eugen Gomringer

Dillerimiz biçimsel bir yalınlaşma, kısaltım, dilin yok sayılmış biçimlerinin aniden beliriverdiği bir yolda ilerliyor. Cümlenin içeriği genellikle tek bir sözcükle iletiliyor. Uzun ifadeler çoğu kez küçük harf kümeleriyle temsil ediliyor. Üstelik bu dil çokluğu yerini birkaç genel geçer dile bırakacakmış gibi bir edilim mevcut. Bu dilin ve yazının yalınlığı ve basitleştirilmiş kullanımı şiirin sonuna mı işaret ediyor? Kesinlikle hayır. Kısıtlama, en iyi manada, yoğunlaştırma, yalınlaştırma, şiirin en temelinde durur. Buradan belki de şu sonuca varmalıyız: günümüz diliyle şiiri arasında bazı ortak şeyler bulunmalı, bu iki şey birbirlerini öz ve biçim olarak desteklemeli. Gündelik hayatın seyrinde genellikle bu ilişkiyi es geçeriz. Başlıklar, sloganlar, ses dizileri, harfler anlamlı kullanılırsa, tüm bunları üstlenmek için bekleyen yeni şiir için model olabilecek biçimlere yol açıyorlar. Yeni şiirin hedefi şiire yeniden özgensel toplumsal bir işlev kazandırmak, bu yolla şairin toplumdaki konumunu yenibaştan belirlemektir. Hem dilin hem de onun yazılı biçimlerinin yalınlaştırılmasını göz önünde tutarak, verili dilsel durumun kavramlarıyla şiirin özgensel işlevleri üzerinde konuşmak olanaklı. Böylece yeni şiir yalındır ve parça parça ya da bütün olarak görsel olarak algılanabilir. Hem görülecek hem de kullanılacak bir nesnedir: düşünce barındıran ve oyunla somutlaşmış bir nesne. (denkgegenstanğdenkspiel). Onun meselesi kısalık ve özlüktür. Kolayca hatırlanır, bir resim gibi zihne nakşolur. Onun modern insan için faydalı nesnel oyun unsurlarında ustalığını sergileyen şair modern insana yol gösterir. Şair, hem dil hem de oyunun kuralları konusunda ustalaşarak yeni düzenleme ve biçimlendirme fikirleri icat eder. Oyunun kurallarını örnek oluşturacak biçimde kullanan yeni şiir günlük dili etkileyebiliyor. Düzenleme, en temel birimi sözcük olan şiirin, en basit yapılandırılma olanağıdır. O, kelime kümelerini sanki yıldız kümeleri gibi sayfaya iliştirir. Düzenleme dizme, sıralama ve aynı zamanda boyutları sabitlenmiş bir oyun alanıdır.

Kaynak: Poetikhars

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here