“Siyasetsiz şiir Amerikan uşaklığıdır!” | Ömer Yalçınova ile kısa kısa konuştuk…

0
748
Şair-Roman Eleştirmeni Ömer Yalçınova

—Hayatınız şiirden geçmeseydi ne değişirdi?

-Hayatımın şimdiki gibi olmayacağı kesindi. Şiir olmasaydı, değişmeyen hiçbir şey kalmazdı.

—Şiir olmasaydı nasıl bir yaşamınız olurdu?

Çok zengin olurdum.

—Şiirle kişi ölçülür mü?

Şairler iyi insanlardır. Aksini görmedim. Kötü niyetli insanların şiir yazabileceğini düşünmüyorum.

—Şiir ve şahsiyet yan yana gelebilir mi?

Şiir ve şahsiyet birbirinden ayrılmaz. Şair şiirleriyle başkalarını anlamaya çalışabilir.

—İçinde yer aldığınız dünyada şiirin harbi kıymeti var mı?

Hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar büyük bir değeri vardır şiirin. Anlatılamayacak ve cümlelere sığmayacak kadar büyük.

—Şairler anlaşılmaz varlıklar mıdır, öyleyse onları derin kılan vasıflar nelerdir?

Şairleri şairler anlar. Bir de halktan insanlar; yani şiire hesapsız ve saf yaklaşanlar. Şairlerin derinlikleri yaratılışlarıyla ilgilidir. Olayları farklı bir şekilde algılamaları ve kavramalarıyla. Derinlik dediğimiz şey de bir şair buluşundan ibarettir.

—En çok hangi anlarınızda şiire ihtiyaç hissedersiniz?

İnsanların yol açtığı çözümsüzlükler karşısında şiire sarılırım.

—Şiirin vazgeçilemez kılan özellikleri nelerdir?

İnsan, insan için vazgeçilmezdir. İnsanlarla birlikte yaşıyoruz. İnsanın olduğu her yer ve durumda şiir vardır.

—En çok hangi şairleri dönüp dolaşıp tekrar okuyorsunuz?

Mehmet Akif, İsmet Özel, Hakan Arslanbenzer, Nazım Hikmet.

—Bugün dergilerde yayınlanmakta olan şiirlerin hangi yönleri sizce daha dikkate değer?

Düz, sade ve yapmacıksız olmaları şahane. Fayrap’taki bütün şiirler için söyleyebilirim bunu. Dergah, Hece, İtibar, Kertenkele ve Yedi İklim’de de bazen bu tür şiirler çıkıyor.

—İşçileri anlatan bir şiir neden yazılmıyor, varsa kimler yazıyor?

Var. Murat Sözer yazmıştı. Fayrap’ta birçok şiir işçilerden söz eder. Benim “ninasimone.mp3” adlı şiirim işçiyi anlatır ve tutar.

İflah olmaz bir elitizm kaplamış ortalığı. Şairler bu ortamdan fena halde etkilenmişler. Ama bu durum gittikçe aşılıyor, açılıyor.

—Şiirin mimari özelliği yapı olarak sağlamlığı mıdır, bir şiiri sağlam kılan özellikler nelerdir?

Mehmet Akif gözyaşından söz eder, yani samimiyetten. Şiir bence de bundan ibarettir.

—Şiirin hikaye sanatı karşısında veya yanında konumu ve hikaye sanatından faydalanma ölçüsü veya derecesi nedir?

Şair her şeyden faydalanır. Bu noktada şair arıya benzetilebilir. Hikaye de bir çiçek sonuçta.

—Bir şiirin iyi mi kötü mü olduğuna nasıl karar verirsiniz? Yapı sağlamlığı mı içerik yoğunluğu mu? Nedir?

İyi şiir kendini hemen belli eder. Bunun bir ölçüsü yoktur.

—İletişim araçları şiir sanatından hangi ölçülerde faydalanıyor, bir örnek verebilir misiniz?

Reklam ve internet dünyası şiirden fazlasıyla faydalanıyor. Şiirin gönlü geniş, her kesim ondan bir şeyler koparabilir. Koparıyor da. Bunun bir sakıncası yok. Türkler her alanda şiirle hareket etmişler. Şimdi de reklamcılar bunu yapıyor. Helali hoş olsun.

—Çıkmazda olan şiirin çıkmazda oluşundan kurtuluşuna dair emareler var mı, varsa hangi şiirler?

71’liler o çıkmazı yarıp geçeli çok oldu. 2000 Kuşağının çıkmazda olduğunu düşünmüyorum.

—Dergi editörlerinin şaire gerçek değeri verdiğini düşünüyor musunuz?

Yıllardır dergiler hikayecilerin elinde. Şairlere onlar ne kadar değer verebilir?! Editörü şair olan birkaç dergi… işte o dergilerde şiirin nabız atışları duyuluyor.

—Bugünün ihtiyacı olan bir şiir, sizce hangi şiir türünü gerekli kılar, ille de gerekli kılar mı?

Her donem kendi şiirini ortaya çıkarır. 2000’lerde lirik ve imgeci şiir irtifa kaybetti, kendiliğinden geriye çekildi. Onun yerini daha hareketli, açık, aktif ve erkek bir şiir aldı.

-‘Şiirle düşünmek’, şiirle birlikte düşünmek mi yalnızca şiiri düşünmek mi? Düşüncenin şiir içindeki yeri ne olmalıdır?

Hepsi de olur.

—Sizce şairin siyasi bir konum alışı bugünün koşullarında mümkün müdür, şairi siyasi konjonktur karşısında nerede konumluyorsunuz?

Hiçbir gerçek şair kollarını politikaya kaptırmamıştır. Politikanın üzerindedir şiir. Ama siyaset denince, siyasetsiz şiir olmaz. Şiir siyaseti üretir, siyasete şekil ve muhteva verir. Özellikle Türk şiiri için bu böyledir. Şiirsiz bir siyaset, siyasetsiz bir şiir, olsa olsa ABD uşaklığıdır.

—İktisadiyat ilmi karşısında şiirin geçerlilik hükmü nedir?

Hiçbir hükmü yoktur. Şairler fakirdir. İktisattan anlamazlar. Bu manada iktisattan anlamamak iyi bir şeydir.

— Türkiye’nin temel meselelerinin şiirde tartışıldığını düşünüyor musunuz?

Kesinlikle düşünüyorum. Turgut Uyar’ın dediği gibi -mealen- “Türkiye’de meseleler şiirde çözülür.”

Poetik Haber sordu

Ömer Yalçınova yanıtladı

[Poetik Haber]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here