Şiire başlarken | Ali Asker Barut

0
734
Üstad Sezai Karakoç

ŞİİRE BAŞLARKEN…

Ali Asker Barut

Şiire başlayanlar için yazı…

Şiire başlarken 19 yaşındaydım ve ilerde birgün ünlü bir şair olmaktı dileğim. Bu yüzden aceleciydim, bu yüzden heyecanlıydım ve varılacak menzil için sabırsızdım. Yıllar geçti ünlü bir şair olamadım ama şair oldum.

Şiire başlarken benim gibi şiire başlayanlar vardı ve bu yolu yürürken yolum güzel şairlere uğradı güzel şairlerden geçti, onlardan güzler huylar, güzel duyarlılıklar, güzel bakışlar sindi bana, şiirime, tavrıma. Onların yollarından onlara değerek geçerken bu budala şair, onların yol,  erkan ve terbiyelerini tanıdı, ve onlardan bir disiplin kazandı, bir elbisesi oldu bu şiirine. Bakışlarımda onların da bakışları var, huylarımda onların da huyu onların da duyarlılıkları var.

Elimde saman kağıtlara daktilo edilmiş şiirlerle Abdülkadir Bulut’tan Eray Canberk’e geldim. “Yol bu” dedi Eray Canberk, kılavuzum oldu.

Şiire başlarken: Girerken loş bir odada bir eski masanın etrafında varlık olmuş şairler Enver Ercan, Cengiz Gündoğdu, Mehmet Müfit şahitliğinde Kemal Özer tarafından şiirlerim dikkatle okunup kabul edildi Varlık dergisine.

Enver Ercan: Bir şiir ideoloğu edasındaki Mehmet Müfit ağır bir şiir ideolojisi ile odayı boğarken, Enver Ercan Kasım soğuğunda ayakkabısının yırtık tabanını eliyle gösterdi Kemal Özer’e ve diğerlerine.

Hüseyin Alemdar: Şiire başlarken Divanyolu’nda karşıdan bağıran Hüseyin’in kuşların üzerinden gelen güzel sevinçli sesini unutmam:  “Metin Celal senden ve benden bahsediyor”

Memet Fuat: Çamurlu ayakkabılarla kabul edildim Adam Sanat odasına. Girerken Seyyit Nezir’in az önce kalktığı sandalyeye oturdum. Bir şiirime baktı bir yüzüme baktı Memet Fuat: Özlemimi ve şiirimi iki ayrı kefeye koydu da sanki o an ikisini yan yana birbiriyle tarttı: “Oğlum” dedi “Cemal Süreyadan uzak dur”.

Haydar Ergülen: Her mekanda her zamanda her şiirde onun sesini alırım onun yüzünü görürüm. Bütün şiirlerde Haydar’ın beni çağıran bir sesi var ki o sese hep döndüm, dönerim.

Turgay Fişekçi: Kirveyiz biz Turgay ile. Yan yanayken, onun aramıza kazılmasına izin verdiği bir büyük uçurumun bir ucunda o bir ucunda ben kaldık. Arkadaşlık der Nâzım, ağaca benzer, ve kurudu mu yeşermez.

Suat Vardal: Edebiyat dünyasında bir Memet Fuat’a büyük sevgisi, bir Memet Fuat’a büyük güveni vardı. Şairleri samimiyetsiz, ilişkilerini çıkarcı bulur, mesafeli ve uzak dururdu herkese. Bu ilişkilere yüz vermemesi  ve o ilişkilerin sağladığı imkanları elinin tersi ile itmesi edebiyatta Ahmed Arif vakası ve yalnızlığını hep hatırlatacaktır bana her Suat Vardal ismi aklıma geldiğinde.

 Nazmi Ağıl: Gülümsemesi ve sesi bir evin içinde en çok özlenen gülümseme ve sesidir. O  gülümsemenin o sesin olduğu evde şiir nefes alır şiir nefes verir. Eskişehir’de iyice anladım. Eski ve şairdik ikimiz de.

küçük İskender: Biri Doğulu biri İstanbullu iki şair. Bir derginin arka sayfalarında yan yana aynı zamanlarda  başlatıldı koşuları.  Ona emanet ettiğim Üsküdar’ımı sahaflarda üç kuruşa yerlerde bulduğumda anladım ki bir İstanbulluya şair de olsa emanet edilmezmiş Üsküdar şehri. Esmer bir gülümseme olarak kaldım onun başucunda.

Süha Tuğtepe: İlk kitabına ilk imzasını atarken daha “Zerre” kuşkum yoktu onun arkasından hep iyi konuşulacak bir şiir bırakacağına arkada.  Hannover’de o beni yalnız bırakmadı da ben onu Frankfurt’ta yalnız bıraktım bu Ah’tır hep içimde!

Cevat Çapan: Çiçek pasajı önünde bir hatıradır bana. Elimde Sezai Karakoç’u görünce: Cemal de çok severdi, dedi. Sonra şu cümleyle yolculadı beni eve:  “Arada da olsa gel Ali Asker, görün bize de şiire de”

Sezai Karakoç: Bir rüya götürdü ona beni. Cemal Süreya ve Hazreti Ali sevgisi ile açıldı Cağaloğlu’nda iki kapısı.

Nevzat Çelik: Evime geldi. Bir eli omzuma ve bir eli dizimin üzerine koyulu bir fotoğrafımız var albümde. O içerden geldi. Biz dışardan. Acılar, hasretler, şiirler… Kalu beladan beri dostmuşuz meğer Nevzat ile.

Şiire başlarken 19 yaşındaydım ve ilerde birgün ünlü bir şair olmaktı dileğim. Bu yüzden aceleciydim, bu yüzden heyecanlıydım ve varılacak menzil için sabırsızdım. Yıllar geçti ünlü bir şair olamadım ama galiba şair oldum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.