Şerif Mehmet Uğurlu | Bunak | Kısa Oyun

0
822

ŞERİF MEHMET UĞURLU

BUNAK

KİŞİLER:

Yaşlı kadın

Yaşlı kadının oğlu

Gelini

Hırsız

(Bir apartman dairesinin oturma odası, geride ve sahnenin sol tarafında birer kapı, sağ tarafta ise rengi onlardan farklı evin dış kapısı, sol tarafta bir pencere vardır. Gerideki kapı ile pencere arasında bir ayna ve önünde bir komidin bulunmakta, onun üstünde de bir telefon vardır, sahnenin sağ tarafına yakın bir koltukta yaşlı bir kadın uyuklamaktadır. Önünde bir sehpa ve sehpanın üstünde bir boş sürahi bir bardak vardır. Elinde ceketi olan orta yaşa yakın bir adam sahnenin solundaki kapıdan hızla girer.)

Adam: (kravatını aynada düzeltirken, içeri seslenir) geç kalırsak karışmam bak.

Kadın: (içeriden ses verir) Tamam. (sahneye girer) Tamam, çantam..  hah evet o da burada çıkabiliriz.

Adam: anne, anne! Uyuyor musun yoksa?

Yaşlı kadın: (sertçe) ne var?

Adam: yapma ama böyle

Yaşlı kadın: yok canım ne haddime, ne yapabiliri hem, siz şehir şehir davet davet gezin evladım, rahatınızdan olmayın benim için.

Kadın: niye böyle söylüyorsunuz şimdi!

Adam: (kadına el kol hareketi yapar)

Yaşlı kadın: gelin hanımı sinirlendirdiysem özür dilerim

Adam: annecim, illa burnumuzdan getireceksin yani

Kadın: ben aşağıdayım, (kendi kendine) geç kalma diyene bak. (dış kapıdan çıkar)

Adam: (yaşlı kadına dönerek) Hem yalnız kalmayacaksın ki şirketten iki günlüğüne bir bakıcı gelecek.. sormadan açma kapıyı..  hadi ver bir öpücük, hadi ama!

Yaşlı kadın:  Off yılışma!

Adam: (kadını öper, o sırada dışarıdan bir korna sesi gelir) bak geç kaldık zaten anacım, gördün mü bak

Yaşlı kadın: Söyle ona o sütçü beygirini öttürmesin haydi haydi sahiben çağırıyor koş!

Adam:  (tekrar korna çalar) of allahım of!

Yaşlı kadın: (bir süre geçtikten sonra söylenerek sürahiden bardağa su koymaya çalışır, bittiğini fark eder ayağa kalkar, mutfağa geçmek için sahne arkasındaki kapıdan çıkarken bütün ışıkların yakılı olduğunu fark eder)

Gazino işletiyoruz ya, hasbam !

(ışığı söndürür ve çıkar, o çıktıktan bir müddet sonra dış kapının zorlandığını ve kapıdan bir adamın dikkatlice içeri girdiğini görürüz,  adam, birkaç adım atar o sırada  yaşlı kadın girer)

Yaşlı kadın: (elinde bir tabak ve yiyecekler) aa üstüme iyilik sağlık sen de kimsin?

Adam: (elini arka cebine götürüp bir hamle yapmaya kalkarken)

Yaşlı kadın:  Aaaa kapıyı kapamayı unutmuş değil mi benim sünepe oğlum..  aman… Benim ki de laf, sen bakıcısın değil mi evladım, ağza ne de kolay geliyor değil mi? “bakıcı” peh sanki kundaklık bebeğiz!

Adam:  (şaşkın) Ne…  Nasıl yani?

Yaşlı kadın: sen de benim yaşıma gel anlarsın çocuğum, insanın ağırına gidiyor, aman şeytanın kulağına kurşun yanlış anlama, elden ayaktan düşürmesin Allah yine çok şükür, adın neydi çocuğum senin?

Adam: şey… Benim mi?

Yaşlı kadın: ikimiz varız ya! İlahi yenisin galiba bizimkiler kuyruğu yanmış melanet hayvan gibi fellik fellik gezdiği için sayelerinde şehirdeki bütün bakım şirketleriyle ahbabız.  Yalnız daha önce hiç erkek gelmemişti. Ama mühim değil yavrum ne de olsa evladım yaşındasın, çekinmem senden… pek de bir mahzunsun sen… eee adın neydi söylemedin.

Adam: (bir müddet tereddüt geçirir) Mahmut, Mahmut benim adım.

Yaşlı kadın: Benimki de Münevver evladım, eee… ayakta dikilecek miyiz böyle Mahmut çocuğum, otursana… rahmetli annem, okuyamaya pek bir düşkünmüş, ama tahsiline devam edememiş, bari çocuğum okusun aydın olsun diye oğullarının adını aydın koymaya karar vermişler.

Adam: (tedirgin bakmaktadır)

Yaşlı kadın:  yahu anlamadın mı, tek çocuk ben olunca aydın olmuş sana münevver, ayy koyun gibi dinliyorsun, pek bir efendisin sen çocuğum, gevezelik etmiyorum değil  mi?

Adam: (sıkılarak) estağfurullah.

Yaşlı Kadın: (tabağı uzatarak) Mısır yer misin?

Adam: Yok hanım teyze?

Yaşlı Kadın: Eee memnun musun İsmail Beyden?

Adam: İsmail?

Yaşlı Kadın: patronunla aran nasıl diyorum canım, bundan iki ay önce gelen yaka silkiyordu,  bak adını söylemem ama, pek bir nemrutmuş seninki, öyle dedi ama neme lazım, ben Elif denen kızın yalancısıyım, bilmem gerisini berisini, senin aran nasıl?

Adam: Haa İsmail Bey! evet iyi iyi bayağı iyi.

Yaşlı kadın: aman maşallah, çalışın güzel güzel çocuğum, kolay mı bu devirde iş bulmak,  bak namusunla para kazanıyorsun işte, hırsız arsız olsan daha mı iyi

Adam: değil mi Allah korusun.

Yaşlı kadın: tahtaya vur Mahmut  bey oğlum! (kısa bir sessizlikten sonra) Aman yaşlılık işte ben bir lavaboya gideyim sen uslu uslu otur,  (bir kaç adım atar sonra durur) şu pencereyi açsam mahsuru olmaz değil mi sana pek bir bunaldım.

Adam: yok, açın.

Yaşlı kadın: (pencereyi açar sonra bağırır) Ayyy gitti görüyor musun eyvahlar olsun…

Adam: Ne oluyor teyze ne gitti?

Yaşlı kadın:  Aman be.. Ne oluyoru mu var evladım,  benim kefenlik altınlar… pervaza düştü.

Adam: altın mı nerde?

Yaşlı kadın: aa nerde diyor bir de, aşağı pervaza düştü diyorum ya, ayy ben uzanamam oraya, yetiş oğlum yetiş, aşağı düşerse gitti gider o altınlar..

Adam: çekil teyze çekil ben hallederim

Yaşlı kadın: hay sen çok yaşa.

Adam: (pencereden uzanır) hah gördüm, dur bi dakika, ha siktir yetişemiyorum

Yaşlı kadın: ha gayret evladım, dur sen iyice eğil ben ayaklarından tutayım çocuğum.

Adam: ebesinin nikahına düşmüş,

Yaşlı kadın:  ahh ahh nikahımda takılmıştı onlar.

Adam: yav teyze muhabbeti bırak da eğiliyorum bak sıkı tut bacağımı

Yaşlı kadın: yapıştım çocuğum sen eğil iyice korkma

(birkaç saniye sonra, yaşlı kadın; adamı iki bacağından tuttuğu gibi aşağı atar, adam çığlık atarak aşağı düşer.)

Yaşlı kadın: seni pis melanet seni, beni buldun soyacak aklı sıra, (pencereye dönerek) bir kere İsmail de değildi adamın adı.

(komodinin üstündeki telefonu kaldırır)

Yaşlı kadın: Alo… Polis mi orası? Çocuğum sorma başıma geleni hırsız var hırsız, yok yok bir şey çalmadı, çalamadı yani, eee şey, pencereden tam içeri girecekken dengesini kaybedip düştü… Aaa ne bileyim öldü mü kaldı mı.. adam beni soymaya geldi diyorum, benim rızam var mıydı mı? (telefonu bir eliyle kapatır) buyur bu da sapık çıktı, (tekrar telefondakine) ekip gönderin ekip, seni de şikayet edeceğim gör bak, yaz; adresi veriyorum benim kıt beyinli evladım.

(bir jazz ya da blues melodisi ile perde kapanır)

Eleştiri Haber, 04.07.2017

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here