Selvigül Kandoğmuş Şahin’in Meseleleri | Mustafa Nurullah Celep | Düşünce

0
261

Mustafa Nurullah CELEP

SELVİGÜL KANDOĞMUŞ ŞAHİN’İN MESELELERİ

Giriş

Hikâyeci-Yazar Selvigül Kandoğmuş Şahin’in duyarlı bir kalem işçisi olarak meselelerinden konuşacağız bu yazımızda. Okuyucuyu etkileyen duygan üslubu, dokunaklı deyişleri, yerelden evrensele uzanan tarassutu ve hakikat ve hakikat erlerine betimlerkenki yönelttiği hassasiyet içerimli meselelerinden Okur Kitaplığı’ndan çıkan Kalemin Yazgısı (*) adlı deneme toplamını söz ve yazı konusu belirleyerek konuşacağız.

İşbu yazıda Şahin’in ince bir işçilik ve duyganlıkla ıralı yürek diliyle şekillenen yazınsal meselelerini, her gün edebiyat ve kültür sitelerinde rastlayageldiğimiz üzere sıradan/tüketmelik bir tanıtım yazısının ötesine geçerek konuşacağız.

İşbu yazıda Kalemin Yazgısı’nın meselelerini konuşup tartışmak, bu tartışma ve konuşma içeren yorum denemesinden okuyucunun zihinsel ve duyarlılıksal inkişafına yol/kapı açan sonuçlara ulaşmak istiyoruz.

Bu yazıyla birlikte ‘mesele taşıyıcı bir tür olarak deneme’yi ve denemenin sınırlarını da konuşmuş olacağız.

1.ve 2. bölüm arasında beliren farklar

Kalemin Yazgısı iki bölümden oluşuyor. 1. bölüm yazarın yaşamında belirleyici olmuş, söz-düşünce-eylem ve mücadelesiyle zihin ve ruh dünyasında yeri olan erbab-ı kaleme kendi yazı penceresinden bakışı içeriyor. Bunun yanında 1. bölüm dış dünya olaylarına da yer veriyor. Müslüman topraklarda zulme maruz kalmış halkların durumu, Arap Baharıyla hareketlenen Mısır’ın devrim kalkışması, bazen dua bazen de nida makamında yazarın kalemine konu oluyor.

Deneme türünün yalnızca kişisel tabiat tasvirleriyle ve nesne ve ruh ifadesi olarak kalmaması gerektiğini söyler bize 1. bölüm. Türkiye’de deneme yazının suya sabuna dokunmayan ve sadra şifa olmayan işlevsizliğine duyarlıklı bir cevap şeklinde okumaktan yanayım 1. bölümü. Şahin burada bir denemeci olarak duygulu fırça darbeleriyle yetinmiyor, yazarın ve dünyanın, Müslüman coğrafyanın yazgısına dair meselelerle de ilgilendiriyor kalemini.

1.bölüm içerdiği konu bakımından katışıksız olmayan özellikler içeriyor. Bugünün deneme edebiyatında denemenin saf tabiatından da uzak bir alanda, dış dünya ilgisiyle birlikte şekillendiriyor yazılarını.

1.bölümdeki portre yazılarında öznel bir bakışın egemen olduğunu söylemek mümkündür. Toplumsal, kültürel ve düşünsel kişiliklerin yazı ve hayat maceraları yazarın gönlüne/duyarlığına değen taraflarıyla yer alıyorlar.

2.bölüm ‘katışıksız deneme’ diyebileceğimiz konu ve konu nesnesi bakımından karmaşık olmayan özellikler içeriyor.

1.bölümde dışarıya/dışarıda olana yönelik bir duyarlık hâkimken 2. bölüm daha kişisel, daha öznel bir bakışla ele alının yazılardan oluşuyor.  1. bölümde kalem ve kelam erbabı şahsiyetler yazı konusu edilirken 2. bölüm yazarın okuma ve yazma serüveni konu nesnesi olarak belirleniyor.

1.bölümde kişisel yazı macerasının yanında, Ramazan, Oruç, Hac ve İnfak gibi İslami yükümlülüklere dair duyarlı ve sorumlu davranmaya çağıran, duygu dili ağırlıkla yer alan öznel denemelerden müteşekkil.

1.bölümde yer alan metinler ele alınan konu bakımından daha nesnel dururken 2. bölüm nispeten daha öznel öğelerden oluşuyor.

Selvigül Kandoğmuş Şahin, İslami bilgilenme süreciyle kalemini besleyip kıvama erdirmiş bir hikâye ve deneme yazarı. Hikâyeleri nasıl duygan söyleyiş ve şuur planında İslami nitelikler taşıyorsa aynı ölçüde denemelerinde de mümin-mütevekkil-mütedeyyin bir iklim varlığını hissettirir.

Şahin’in meseleleri

Şahin ‘sanat ve oyun olarak deneme’ anlayışı yerine, ‘mesele taşıyıcı duyarlı bir bakış olarak deneme’ anlayışını benimsemiş bir kalem işçisidir.

İşçiliğinin içerildiği konuların biraz da baskın olan öğelerine ve meselelerine eğilecek olursak maddeler halinde şu sonuçlara ulaşırız. Bu listeleme bir tür olarak denemenin katışık olmayan özelliklerini ortaya koyan bir göstergedir.

a- Selvigül Kandoğmuş Şahin bu kitabında İslam’ın düşünce kaynaklarını ve edebi eserlerini özümsemiş duygan-hassasiyetli Müslüman bir yazar hüviyeti ortaya koyar. Bu kimliğin metin şeklinde tebarüz edişinde içtenlikli bir deyiş-üslup metne karakterini seçiklikle verir. Daha çok Müslüman sanat eri ve mücadeleci şahsiyetlerin kalem ve hayat hikâyelerini duyularına hitap eden yönüyle el alır. Bir gönül iklimi ve ayetlerin yol göstericiliğinde kaleminin ilhamına yansıyan yönlerini manevi bir atmosferde sunar. Denemelerin sınırları içinde bir ruh ve gönül kalemcisi edasıyla yazar.

‘‘Kişinin ölümü hayatını anlamlı kılar’’ satırlarından ilhamla anlıyoruz ki, onun hayatı da ölümü de anlamlıydı. Uzun, anlaşılmayı bekleyen, örneklik teşkil eden, bu günün dağınık, önyargılı, hazıra konmuş Müslüman dimağlarına, hayret sancılarıyla sarmalanmış, bir hayat hikayesi bıraktı.’’ (Aliya İzzet Begoviç’i Yeniden Okurken, s.47)

b- Şahin’in bu kitabında, İslami mücadeleye ruhunu/kalbini/benliğini ve tüm hayatını vakfetmiş mücadeleci karakterlere yoğunlaştığını görürüz. Bu odaklanışta İlahi öğretinin ruh ve gönül cephesinden ses verir. Deyim yerindeyse bir vefa örneği sergiler. ‘Vefa’nın bir semt adı olduğu vecizesini hatırlarsak, Şahin’in bu durumda nesli tükenmiş bir vefa bekçisi olduğunu ifade etmek gerekiyor. Bu yönüyle Siyasi Erk’in rüzgâra göre eğilip bükülen ve savrulan yazarlarına ince bir mesaj verir. Bu anlamıyla ciddi ve örnek alınması gereken bir samimiyet sergiler.

c- Şahin’in kaleminin kaynağı İlahi öğreti menşelidir. Yazılarının doğrudan okuyucuyu etkilemesinin nedeni, kültürel ve entelektüel kibre uğramadan, muhatabının direkt kalbine ulaşması, kalbinden, duyarlık tellerinden/hassasiyet antenlerinden yakalamasıdır. Yazar, yazılarının mütedeyyin iklimini, bu kaynağın yoğun ve ruh sağaltıcı evrenine ve anlam ağına/dünyasına borçludur.

‘‘Onun macerası adeta yaşadığımız coğrafyanın derin duyarlı hikâyesi gibidir. Cinnet toplumundan, maddi dünyanın ayartan sçfli duraklarından, batılı aristokrat yaşantının dibe vurmuş hallerinden delilik ülkesine göç ve hakikat sancılarına muhataplık. Yaşadığımız yüzyıl toplumsal anlamda nice cinnet ve yokluk sancıları ile bireysel travmaları körüklerken gemileri yakanlar, kurtuluş arayanlar, aşkın olana sevdalanarak ilahi olanın kılavuzluğunda yürüyüş başlatanların sayısı artıyor.’’ (Cinnetten Cennete Uzanan Bir Yalnız Yürek: Ayşe Şasa, s.35-36)

d- Yazarın duyarlık haritasını oluşturan konu, kişi, şahsiyet, olay ve mekanlar şunlardan müteşekkil: Musa (a.s.), Soma Faciası, Abdulkadir Molla, Ayşe Şasa, Cevdet Said, Aliya İzzet Begoviç, Gülseren Gümüş, Filiz Balcı, Ayla Ağabegüm, Gülcemal Teyze, İspanya Endülüs, Adeviye, okuma-yazma serüveni, bahar ve diriliş, oruç, Ramazan, yolculuk, Hac, sorumluluk ve kulluk bilinci ve infak…

Sonuç olarak Kalemin Yazgısı, âdemoğlunun insanlık tarihi içinde yazınsal ve yaşamsal serüvenine odaklanıp bazen dua bazen hayret ve nida makamında yazılarak hal üzere yazgısal tanıklıkta bulunulmuş, sorumluluk bilinci yoğun metinlerden oluşuyor.

Düşünceden çok duyguya/duyarlığa yaslanıyor. Tespitlerden çok hale ve ruha/ruhça dirilişe işaret ediyor.

Kulluk bilincini ayetlerin kızgın ve ruha hayat bahşeden örsünde olgunlaştırmış bir yazarın kaleminden çıkıyor.

Kalemin Yazgısı, inancın, imanın, hakikatin ve samimiyetin sesi ve ürünü olarak çağrı ve bilinç yüklü hatırlatmalarıyla önemli bir edebi toplam..

Kalemin Yazgısı, son dava erinin Kitab’a dönme çağrısı. Kitaba, yani öze, ruha, ruhça tazelenmeye, kalbe, kalbin kıblesine yönelme çağrısı..

‘‘Sağduyulu ve erdemli bir duruş’’

Dirilişin soluğu. Ruhça dirilişin…

 

Poetik Haber, 22.03.2015

(*) Selvigül Kandoğmuş Şahin, Kalemin Yazgısı, Okur Kitaplığı, Aralık 2014, İst.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here