Selvigul Kandodmuş Şahin´in Oyku Evreni Ustune

0
354

MUSTAFA NURULLAH CELEP

SAVRULAN HAYATLARA, AŞKA VE ACIYA DAYR DRAMATYK ÖYKÜLER:

SELVYGÜL KANDODMUŞ ŞAHYN’YN ÖYKÜ EVRENY ÜSTÜNE KENAR NOTLARI

1. Dramatik bir öykü evreni var Selvigül Kandodmuş Şahin’in.(*) Draması zulme udramışlıdından geliyor kişilerinin. Öykülerde tanık oldudumuz bu kişilerin öne çıkan en belirgin özelliklerini sıralayacak olursak, algı evreninin dram yüklü oluşu, aşk acısı yaşamaları, evlat sancısıyla mustariplikleri, modern hayatın belalarına maruz kalmaları, dünya sistemi güçlerince bedenlerinin/ruhlarının şehit edilmesi, vatani görev geredince sevdiklerini beklerkenki yaşadıdı iç acısı, emedin dünyası içinde udradıkları iş kazaları, Peygamber sevdasıyla Cennütül Baki’ye göç etmeleri, toplu katliama udramaları, kısaca kimi zaman siyasi kimliklerinin bedelini savrularak ödemelerinde oldudu gibi kimi zaman sevgiden ve baba şefkatinden mahrum bir çocudun masum evreninin tarumar edilişi biçiminde karşımıza çıktıdı üzere, kimi zaman da tutkulu bir aşkın öznelerinden birinin modern yaşam biçimleri tarafından savrulup deder yitimine udraması şeklinde hayatın ve dünyanın hallerine dair çodun negatif kesitler sunan nitelikler taşır. Şahin, bu öykü toplamında muhatabında etkileyici bir ‘iç sızı’ yaşatan, hassasiyetli ve dram içeren bir öykü algısına sahiptir. ‘‘Züleyha diyorum, kavuştu mu annesine?’’ Karşı tarafta çıt yok. Tekrarlıyorum sorumu ısrarla: ‘‘Gitti mi Afganistan’a?’’ ‘‘Züleyha, Cennetül Baki’ye gitti, bir daha dönmemek üzere…’’ diyor dingin bir halde ahizedeki ses…’’ (Züleyha, s.90)

2. Odadındaki hayat, betimlemelerindeki öykü kişileri, duyarlılıdındaki dış dünya ilgisi, duygularındaki dokunaklılıkla lirik, siyasi veçheleri olan, toplumsal hassasiyetli bir öykü anlatıcısıdır Selvigül Kandodmuş Şahin. Öyküleri, günümüz öykücülüdünde sıkça rastladıdımız hayattan yalıtılmış bir labirentte monologlar ve iç kırılmalar içermez. Saf poetik bir öykü dünyasının soft ve yalın anlatıcısı dedildir bu yüzden. Çapaklı öykülerin sahibidir Şahin. Son kertede (arık olmayan anlamında) karmaşık, siyasi dünyanın sorunsalına duygu diliyle öyküsel bir yaklaşım ve yazış biçimi getiren, yaralı ve yara almış siyasi bir öykü belledinden/benlidinden söz ediyoruz. Şahin’in anlatım dili, canlı ve işlektir. Bu öykü damarında savrulan hayatlara dedin öykülerin anlatıldıdı pıt pıt atan, akışkan, muhatabından zihinsel duyarlıklı meşakkatli bir yönelim talep eden bir anlatıcı mevcuttur. Bu küresel kuşatılmışlıkta siyasi olana yönelik dikkati ve işaret ettidi sorunlar itibariyle yeni bir nefeslenme alanı ve imkânı sunuyor Savrulan’daki öyküler. ‘Havasız kalıp bodulunacak’ gibi olunan bir dünya ve hayat ahvalinde, Şahin, Yslami duyarlıda sahip bir öykü yazarı olarak, ‘yılmaz bir öykü işçilidi’ yönünde siyasi dünyanın veçhelerine dönük duygusal imlemeleriyle de etkiler bırakan bir anlatım dili ortaya koyuyor. ‘‘Neredeyse tüm ev halkı olarak babamı bekler olmuştuk. Söyledikleri hep aynı şeylerdi. Bunları duydukça içime derinden acılar akıyor, yumruklarımı sıkıyor ama bir şey yapamıyordum. -Germeyin… Kollarım kopacak germeyin ne olur! Ynsaf… GERMEYYN…’’ (Yangına Udramış Kitaplar, s.17)

3. Şahin’in öykülerinde ‘hastalık’, ‘evlat acısı’, ‘modern kuşatılmışlık’ ve zulme udrama’ izleksel açıdan öne çıkan ödelerdir. Zulmün/zalimin, kaderin/yazgının ruha nüfuz eden etkileriyle savurdudu hayatlar gözler önüne serilir. Bazen aktivist/barış gönüllüsü Rachel’in destansı mücadelesine ve şehit edilişine tanık olur okuyucu. Şahin bu zulmü, duyarlıklı biçemi ve dramatik öykü cümleleriyle okuyucunun göz erimine serer ve yeniden yaşatıp kavratır. Bir bakışa göre, ‘dünyada zulüm var’ der gibidir. ‘Dünyada zulüm var ve sen bir şeyler yap!’ deyişini duyumsarsınız yazarın. Hayat içindeki devinip durdudumuz mücadele atmosferi koridorunda maruz kaldıdımız zulümlerin ve yitirişlerin de bir anlamı olmalı. Şahin bu atmosferden hassas bir öykücü dokunuşuyla ibretamiz tablolar çıkartır ve muhatabının konformist rahatlıdını bir bakıma göre bozuntuya udratır. Mutluludun dedil, hayat içre zulüm yüklü savrulmaların anlatıcısıdır Selvigül Kandodmuş Şahin. Hayata (Türkiye’deki hayata), zulme (Ortadodu’daki zulme) hissiyatının dodal bir uzantısı biçiminde pekâlâ okuyabiliriz Savrulan’ı. Buysa günümüz öykücüsüne bir şey söylese gerektir: Yktidar zulüm üretir ve işleyen bir mekanizmadır. Hayat coşkun dalgalı derin bir deniz misali savurur kişiodlunu. Öteki kıyıda bekleyip zulme sessiz ve seyirci kalma. Selvigül Kandodmuş Şahin, Savrulan adlı esinli öykü toplamıyla dışa dönük siyasi öykücülüdümüze taze ve sadlam bir aşı vurmuş, yeni bir taş eklemiştir. Öykücüye selam.. (*) Selvigül Kandodmuş Şahin, Savrulan, Okur Kitaplıdı, 2013, Yst.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here