Selahaddin´in Kılıçları Kimleri Alnından Öpecek? | Ercan Yıldırım | Düşünce

0
434
Yazar-Düşünce Adamı Ercan Yıldırım

SELAHADDİN’İN KILIÇLARI KİMLERİ ALNINDAN ÖPECEK?

Ercan YILDIRIM

Selahaddin Eyyubi Haçlılara karşı savaşan kılıçları satın alır, saklarmış. Haçlılara Kudüs’ü dar eden İslam Sultanı, bu hareketiyle ne derece ehemmiyetli bir iş yaptığını biliyordu. Selahaddin fethini gerçekleştirdikten sonra başkalarının yaptığı gibi zaferinin üzerine farklı bir dünya inşa etmeye kalkmadı. İddiasını, fikrini zaferden önce olduğu gibi sonra da sürdürerek yaptığı işin kıymetini düşürmedi. Tarih Selahaddin Eyyubi’yi cihattaki, fetihteki, iddiasındaki samimiyet ve sahicilik için büyük komutan olarak yazdı. Anadolu’da büyük bir dönüşüm yaşatan “Türk gerçeği” varlığını tamamen İslam’a borçluydu. Anadolu o zamana kadar görülmemiş, eşine rastlanmayacak büyük bir değişim geçirdi. Demografisi değişti, dini değişti, etnik yapısı değişti, kurum ve kuruluşları değişti. Anadolu’daki İslam gerçeği yepyeni bir nizam kurdu. Gündelik hayat tamamen yenilendi. Yepyeni bir vatan ve millet kuruldu Anadolu’da. İsmi Osmanlı Devleti olduğunda cihat, fetih durmadı. Avrupa’nın ortasına kadar gelen bu savaşçı ve ahlaklı insanların kurduğu devlete Batılılar Osmanlı demedi. Türk İmparatorluğu geçerli bir isimlendirme olarak 20. asra kadar kullanıldı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Viyana önlerinde Türk geleneklerini çiğnediği için yenildi. Viyana’yı çok seven Paşa, galip gelebilecekken saldırı emri vermedi. Çünkü şehir çok güzeldi, yağmalatmak istemedi, Viyana’nın teslim olmasını bekledi. Sonra. Kırımlılar yani imparatorluğun başına bir hal gelirse varis olanlar, Viyana’ya yardıma gelen Leh ordusunun önünü kesmedi. Niçin? Osmanlı’nın burnu sürtülsün diye.

İnebahtı bizim için bir dönüm noktasıydı ama Viyana çöküş noktalarından biri oldu. Anadolu dışındaki Türk ve İslam varlıklarının bu nizama katkıları ne kadar oldu? Sorulması gereken soru bu? Bir başka soru da şu: İslam dünyası var fakat ne üretti şimdiye kadar? İslam dünyası dediğimiz dünyanın bize intikal ettirdiği maddi ve manevi varlıklar nelerdi? Emeviler, Müslüman olanlardan cizye alırdı, Mevali statüsü uyguluyordu. Yani onları hala gayri Müslim sayıyordu. Kimse Sıffın Savaşı’nda kendi kavminin davasından vazgeçmedi. Endülüsler, İspanya’da Berberileri aşağıladığı ve onlar da çekilmek zorunda kaldığı; Endülüs’teki Araplar kâfir ile dost olarak yaşayacağını zannettiği için çöktü. Mehmet Akif bunu ironik ve acı bir şekilde anlatır. Abbasi Halifesi Kaim bi Emrillah Şii Büveyhilerin emrinde oyuncak haline geldiğinde Tuğrul Bey’den yardım istemişti. Tuğrul Bey geldi, Büveyhileri / fitneyi ortadan kaldırdı, geldiği yere geri döndü, istese Hilafeti işgal edebilirdi. İmparatorluğun dağılması esnasında Arnavutları, Arapları İslam bağı, birliği tutabildi mi? Türkiye hala dünyada kapitalizme karşı koyabilecek tek güç. Çünkü referansı sağlam. İslam ve oradan hayata geçirilen iktisadi, siyasi, sosyal – toplumsal düzen 13. Yüzyıldan 19. asra kadar varlığını sürdürdü. 17. yüzyıla kadar Avrupa kıtasına sıkışmıştı. Çocuklarını uyutamayan anneler “Türkler geliyor” derlerdi.

Avrupa Türk gerçeği, İslam nizamı karşısında dinini yeniledi, toplum örgütlenmesini değiştirdi, sanatını, kültürünü farklılaştırdı. Kapitalist iktisadi nizamı genelleştirdi, sömürgecilik ile birlikte dünyada tekrar etkinliğini kazanmaya Türklüğü geriletmeye başladı. III. Selim bile yenilikleri yaparken “gaza ideolojisi”ni esas alıyordu. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Merkantilist ekonomiye geçmek istedi ama Patrona ile durduruldu. Türk gerçeği faizci, tefeci kapitalizm karşısında kendini koruyamadı. Türkiye Cumhuriyet ile bir yola evrildi. 2000’li yıllara kadar İslam’ın nizam kurucu özelliği Müslümanların uhdesinde bir şekilde yaşıyordu. Zamanın ruhu, diyalog, hoşgörü, bir arada yaşama gibi anlayışlar; küresel medeniyetin din anlayışı Müslümanları dahası Türkleri de etkisi altına almaya başladı. Türklük bir siyasal fikir olarak belirmişti. 2000 sonrasında tam da tarihine uygun olarak bizim önümüzde sağlam bir proje biçiminde yer alıyordu. Tarihi anlamında Türklük ile Türkçülüğün, milliyetçiliğin hiçbir alakası yoktu. Ne idüğü belirsiz Rusya’dan gelme aydınların, seküler, cihatsız, Turancı, İslamsız milliyetçilikleri kesinlikle Türklük ile yan yana gelemezdi. Türklük tarihteki ak pâk konumunu koruyor. Kurtuluş arayanlar İslam’ın aydınlığında, kâfirle çatışarak kendilerine yeni bir dünya kurabilirler. Türkçülük ve milliyetçilik diyerek bu temiz hakikati kirletmenin manası yok. Selahaddin Eyyubi’nin Haçlı kıran kılıçları, Türklüğü tarihi manasında kullanıp koruyanları alınlarından öpecek; milliyetçilik ve Türkçülük diyerek değersizleştirenleri değil.

[Poetik Haber]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here