Reddedilişin Ardından | Barış Kavas | Hikaye Atlası

0
401
Eğitimci Yazar Barış Kavas

Barış Kavas

REDDEDİLİŞİN ARDINDAN

Her şeyi bulur gibi oldum sende. Tüm kaybettiklerimi senle tekrar kazanacaktım. Ömrümü esir alan fasit dairenin kasvetini geride bırakabilecektim nihayet. Nihayet ben de vuslata erecektim. Bu kez olacaktı, bu kez ruhumdaki büyük boşluk kapanacaktı. Bütün günahları affedilmiş bir kulun inşirahıyla yürüyebilecektim bu hayatta. Yürüyebilecektim artık, beni kötürüm bırakan bu yalnızlıktan kurtulup adımlar atabilecektim mutluluğa…

Büyük bir yanılgıymış bu ümit de. Yine kaybettim işte. Olmadı, olmadı, yine olmadı. Ne yapsam olmuyor nakaratına döndüm yine. Beni esir alan aynı şarkıyı terennüm ediyorum. Her notasıyla ömrümü yalnızlığa prangalayan aynı besteye döndüm.

Nerede yanlış yapıyorum ben. Kalbimi aşkın coşkusuna bile isteye terk ettiğim her defasında neden aynı perişanlıkla dönüyorum eve. İlk başladığım noktaya dönmek zorunda mıyım her defasında. Artık reddedilme acısını kanıksadım. Utangaç bekar erkeğin düşünceleri hani işlevsizdi David Burns? Gerçeğin ta kendisiymiş o düşünceler. Yine reddedildim işte. “Yaşadığımız duygular olayların sonucu değil o olaylara yüklediğimiz anlamın sonucudur”. Nasıl bir anlam yüklemeliyim sence David Burns. On yıl sonra cesaretimi toplamıştım ve bu kez tamam demiştim ama yine hayır cevabı aldım. Sen Californiya Sahillerinde eşin ve iki çocuğunla tatil yaparken Mr. Burns, ben oturmuş biten bir aşkın ağıdını tutuyorum.

Bu dünyada bu dünyayı aşan tek duygunun aşk olduğuna inandım ben hep. Ama tek başına yaşanan her duygu yalnızlığa yenik düşmeye mahkûm. Çünkü hiçbiri yalnızlık kadar güçlü değil. Yalnızlıktan kaçmak için aşkı arıyoruz, aşka ulaşamadığımızda yine yalnızlığın pençesindeyiz.

Ah, ah…Sen evet demiş olsaydın yine bunları mı yazardım ben. Seninle Denizkent sahilinde yürüyorduk şimdi. Benim adımlarım geniş olduğundan bana yetişmek için nefes nefese kalırdın. O zaman gözlerin maviye dönerdi biraz. Denizdeyiz ya şimdi gözlerim ondan mavi. Gözlerimin rengi değişiyor benim baktığım yere göre der miydin, yine mahcup mahcup.

Sendeki cevheri ben gördüm. Başkası değil. Çok aradığı bir şeyi sonunda bulan insanların sabırsız heyecanıyla yaklaştım sana. Ve bu heyecan seni ürküttü. Erkek dediğin çok konuşmazmış ve sende bunlara inandın. Oysa bir an yetecekti sevgilim. O bir an benim tüm yaralarımı iyi etmeye kadirdi. Senin bana sevgiyle baktığın bir tek an. Senin bana merhametle tek bir dokunuşun…

Belkileri tükettik artık… Belki beni sever bir gün. Belki ben atanırsam olur bu iş. Tüm belkileri doğduğuna pişman ettin. Belkiler yok artık şimdi mağlubiyetin hüznü var. Yıllardır hasreti olduğum aşkın açlığıyla yeniden yollara düşmek var. Belki o yolların birinde gerçekten bulurum aşkı demeyeceğim, dememeliyim. Belkiler yok artık. Belkiler yok…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here