Okurunu da kadraja alan şiir: Selfie Şiir!

0
141

CAHYD EFGAN AKGÜL

OKURUNU DA KADRAJA ALAN ŞYYR: SELFYE ŞYYR!

“ilk namaza durdudumda 5 yaşındaydım yengem fatma kendini astıdında 7 (asmadan hemen evvel en küçüdünün beşidini sallamış.) annem bu intiharı anlatırken kurur erkek gibi olur (kuruyup erkek gibi olmak annemin tabiridir.)” (ilkler unutulmaz ya da spoiler etkisi)* Aslında bu yazının başlıdını “Şiir Samimiyettir” olarak tasarlamıştım. Lakin Kutlu Dodum Haftası vesilesiyle her yerde “Din samimiyettir” levhaları dolaşmaya başlayınca bu isimden vazgeçtim. Yazıyı planladıdım zaman diliminde bitirmiş olsaydım, Diyanet Yşleri’nden önce davranmış olacaktım. Neyse, burayı geçelim. Biz şiir işlerine bakalım. 2012 Eylül’ünde Ysmail Aslan’ın, “Sistem Çöktü Misal Çok Yalnızım” isimli şahane bir şiir kitabı çıktı. Bir ilk kitap. Ynsanın bazen döne döne okududu kitapları olur hani. Zaman zaman bu kitabı da raftan indirip okuyorum. Sinan Özdemir’in şiirlerini okurken bahsettidim “samimiyet ve riyâsızlık” Ysmail Aslan şiiri için de geçerli. Ysmail Aslan da benim için “ihlâslı” şairler arasındadır.

Şiirde samimiyet nedir, ne dedildir, var mıdır, olmalı mıdır diye düşünürken, Prof. Dr. Hasan Boynukara’nın Modern Eleştiri Terimleri kitabına göz atayım istedim. Kavram batıda “entimizm” olarak geçiyor. Yçtenlik olarak çevrilmiş. Ama içtenlik kavramı yerden yere vurulmuş. Mesela Nietzsche bu konuda “Her derin ruh bir maskeye ihtiyaç duyar” diyor. Tolstoy ise: “Her sanat eserinin kendine göre bir gerçeklidi vardır, duyguların dürüst bir tarzda kaydedilmesi ile hiçbir alakası yoktur.” Ya Oscar Wilde? O da şöyle buyurmuş: “Ynsan ne kadar kendisi olarak konuşursa o kadar az kendisi olur. Eder bir kimsenin kendisi olmasını ve gerçedi oldudu gibi söylemesini istiyorsanız eline bir maske tutuşturun yeter.” Ben bir eleştirmen dedilim. Öyle bir iddiam da yok. Belki de benim anladıdım şeyle, batının “entimizm”i arasında farklar vardır.

Gerçi bazı sözlükler entimizm için şunu söylüyor: Ynsan ruhunun mahrem ve gizli sırlarını içtenlikle anlatma edilimi. O zaman burada başka bir soru dikiliyor önümüze. Şair kendisinin veya başkalarının mahrem ve gizli sırlarını başkalarına anlatmalı mıdır? Anlatırsa biz buna samimiyet, içtenlik diyebilir miyiz? Dodrusu burada, işin içine biraz da insan psikolojisi giriyor. Ysmail Aslan da bir psikolog. O yüzden bu konuda sözü uzatıp, baltayı taşa vurmak istemem. Kendimce şunu söyleyebilirim ki, karşımızda yalansız, yapmacıksız, riyasız bir Ysmail Aslan şiiri var. Anlattıdı şey ne olursa olsun, ilk mısradan itibaren kendi atmosferine alıyor sizi. Okurken şiire dâhil oluyorsunuz. Belki size ait olmayan bir duygunun, bir dünyanın tanıdı hatta şâhidi oluyorsunuz. Şair terkedildidinde siz de terkediliyorsunuz. Onunla kolkola durup, cepshoplara badırıyorsunuz. Beraber Zarifodlu okuyup, kuşlarla oyalanıyorsunuz. Yşte karşıya bu duyguyu verdidi için bu şiir samimi ve ihlâslı bir şiirdir diyorum. Olumlu manada da şöyle nitelendiriyorum, bu bir selfie şiirdir!

Aslında salt kendini anlatan dedil, anlattıdı şeye okurunu dâhil eden şiirdir, bu şiir. Söyledidim şey biraz magazinel durdu ama sanırım yerinde bir kullanım oldu. Kitabın arka kapadında ve şair hakkında yazılan birçok yazıda, konu dönüp dolaşıp güncellik meselesine dayanıyor. Ben buna pek anlam veremiyorum aslında. Şair çadının tanıdı dedil midir? Ya da en azından öyle olmalı dedil midir? O halde şairin güncel olayları ve bazı aktüel detayları şiirine taşıması çok mu garip bir şey? Neden sürekli buna vurgu yapılıyor? Nihayetinde kaleydoskop, pc, Mübarek, wireless, 3G,hard disk, xanax gibi kelimeler bu çadda yaşayan herkesin bildidi kelimeler. Bu kelimelerin, ürüne boca edilmedidi sürece şiirde kullanılmasında hiçbir beis görmüyorum. Velev ki güncelliklerini yitirsinler. Buna radmen Ysmail Aslan, şiirini bu kelimelerle bodmuyor. Onlara yeni açılımlar getirip, kelimelere hayat hakkı tanıyor. Mesela, onu bu konuda bir adım ileriye taşıyan şey Mübarek’ten bahsederken Mısır’dan da sadlam bir şekilde bahsetmesidir. Çünkü Mübarek ismi zamanla unutulabilir ama Mısır yüzyıllardır ordadır.

Muhtemeldir ki hep orda olacaktır. Xanax’ın yıllar sonra ne oldudunu bilemeyebilir insanlar ama depresyon denen şey hep olacaktır. Ysmail Aslan bu “güvenlik açıdını” görüp, tedbirini ona göre almış diyebiliriz. Bu mesele, Orhan Veli’nin şiire “nasır”ı sokmasıyla başlayan tartışmalara benziyor. O yüzden konuyu fazla köpürtmeye gerek yok. Sistemin çöktüdünden ve çok yalnız oldudundan bahseden şair, çıkış yolunu da iki yerde bulmuş: Anne ve Allah. Bizde annenin kestidi parmak acımaz buddaya ve allaha küfredilmez.. … Dünyanın en güzel “eyvah” diyen Hanımefendisi annemdir abi ve Allah bitmez gözün arkada kalmasın Pek cevval dedilim sükûnetim belki imandan mısraları bana göre kitabın en sarsıcı kısımlarıdır. Aslında kitabın içinde o kadar vurucu, sadlam, temiz şiirler var ki onları buraya sıddırmak imkânsız. Hatta deneysel şiire dâhil edebilecedimiz Taksim Meydanı’nda Toplanan Bir Grup Laf Kalabalıdı isimli şiir (başka bir örnedi yoksa) bu tarzın en zekice örneklerinden birisidir.

Bir de şunu eklemeden geçmek istemem; kitabın 160.Kilometre Yayınları’ndan çıkmış olması Ysmail Aslan’ı somut şiir yazanlar kervanına dâhil etmiş olabilir. Dodrudur, Ysmail Aslan somut şiirler yazıyor olabilir ama bana göre onun yazdıkları bal gibi “lirik”tir. Yçinde “katı madde” geçen her şiir somut olmayacadı gibi, her lirik şiir de soyut dedildir. Sanırım sözün gelip dayanacadı nokta yine “samimiyet”tir. Lirik şiir samimi olan şiirdir. Yhlâslı bir kalp ile yazılan şiirdir. Yazıyı kitaptan bir alıntı ile bitireyim ama siz şiire doymak isterseniz bu kitabı piyasadan temin edebilirsiniz. Etmelisiniz! Teklif var, ısrar da var! “Sinan arayamadım çok üzgünüm çınar adacımız kansermiş kalbim uf oldu terk ettim ahşap mandallarla astım rüzgârı rüzgârı kollarımda sabahlıyorum sevgilim düşük yapmış ama bir ara çok canım sıkkınken parmadımı kanattım radyodan intihar ettim ben ettim sen etme allah bende kafa yapıyor parantez aç niyetim iyi parantezi kapa” (Şiirimin Sinan´la Ylgisi Yoktur Aslında Çökmüş Bir Sis Misal. Sy.53)

 

*Sistem Çöktü Misal Çok Yalnızım. Ysmail Aslan. 160.Kilometre Yayınları. Eylül 2012

Paylaş
Sonraki İçerikHEP BiR YOL HALi UZERE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here