Neredeyse sıfır imgeyle kurulmuş bir şiir..

0
155

‘‘Ykide Devre Beşte Biter’’

Belya Düz

Geneli itibariyle çocukluk izledi bir kaçış biçiminde şiirleştirilir. Reel dünyanın sıkıcı ve bunaltıcı bir görünüm arz etmesi, şair öznenin şiir algısını hadsiz bir dünya olan çocukluda yöneltir. Baskıcı reel dünyadan kurtuluşun bir çaresi olarak çocukluk, şairin imgeleminde sınırsız bir hareket imkânı sadlar. Şairin içinde bulundudu şartlardan hoşnutsuzludun da bir ifadesidir bu. Bir özlem biçiminde gelişir çocukluk şiirleri. Kirlenmemiş, barut ve kan kokusunun barınamadıdı bir dünyaya özlem.. Ama asla bir ahlak, bir şair ahlakı önermez bu izlekte olan şiirler. Çocudun özündeki sabitelerden haber vermez bize. Bir karşılaştırma olanadı sunmaz. O yüzden kaçış şiirleridir çocukluk şiirleri, safiyet önermez, şairin muhayyilesi çocukludun evreninde ‘mutlu bilinci’yle yuvalanmıştır.

Belya Düz’ün Dergah’ın Nisan (2012) sayısındaki ‘’Ykide Devre Beşte Biter’’ şiiri, yukarıda resmetmeye çalıştıdımız konformist tavırdan uzak, anti-konformist nitelikleriyle öne çıkan bir şiir özellidi taşıyor. Yalın, temiz bir söyleyiş biçimi, her mısrada anlıklarla-enstantanelerle- şiiri biçimliyor. Çocuk, fıtratı geredi kindar ve hesaplı hareket etmez. Haylazlıdı da üzüntüsü veya küskünlüdü de çocukçadır. Neyse o olarak bir davranış biçimi belirler, bir plana göre hareket etmez. Üzüldüdünün ve üzüntüsüne neden olan şeylerin hesabını tutmaz, çetelesizdir çocukluk evreni. Kine ve nefrete yer yoktur. Zamanın geçişiyle neye üzüldüdünü ve neden küstüdünü unutur, unutuşun ona bahşettidi bir özelliktir bu. Nisyan ile malul oluşumuz oradan başlar. Unutuşun insanodluna bahşedilmiş bir nimet oldudunu düşünüyorum. Unutuş olmasaydı bilinç sınırlarından taşar, sayrılıdın iklimine aşina olurduk. Unutuş zihne genişlik verir, baskının ve zulmün, karanlıdın ve kötülüdün adırlıdı karşısında zihnimiz zedelenirdi unutuş olmasaydı.Belya Düz’ün ‘’Ykide Devre Beşte Biter’’ zihne genişlik veren mısralarla açılıyor: 

‘’Bir çocuk görmek ister bir topun ne kadar yükselebilecedini

Ne kadar yükselebilecedini peşinden koşulmaya deder/ haylazlıkların

Bir çocuk unutur biraz önce üzüldüdünü

Unutur kime ne kadar küstüdünü’’

Çocukluk insanodlunun derin bir hafızası. Zihni gülümseten bir hafıza. Yayvanlaştıran, gevşeten dedil, gülümseten. Çocuklukta anne şefkatiyle yetişenlerimiz bilir ki annelerin yanında derin bir insani sıcaklık, bir güven duygusu yayılır etrafımıza, zihnimize ferahlık sunar. Yman etmiş bir ümmetin annelerinin bahçesi serin ve temizdir. Zihne açılım sadlar. Genişletir ama gevşetmez. Bu yüzden tedirgin dururuz annelerimizin kucadında. Şefkatli bir tedirginliktir bu. Yaratıcının annelere bahşettidi bir ışıkla büyürüz. Bu bizi yakışıklı kılar. Güçlü oluruz. Sevgi ve şefkatle beslenen insanın kuvvetidir bu. Şiir zihne serinlik bahşederek devam eder:

‘’Bir çocuk annesinin kucadında mümin ve tedirgin oturur

Anneler kucaklarını açar titiz ve geniş

Bir çocuk annesinin kollarında parlak ve beyaz durur

Anneler kollarını açar serin ve temiz.’’

Çocudun soru sorması, işin aslını ödrenmek içindir, soru sorar, bir talepte bulunur, talebedir, dünyayı anlamlandırma udraşı içindedir, dış dünyanın kodlarını çözmek ister, biz yetişkinler gürültünün, kirin ve pasın dünyasında bir sessizlik arayışına yöneliriz, çocuk gelir sessizlidi bozar, ilgi talep eder, dünyanın merkezidir çünkü, evresi, dönemi ve tabiatı geredi benmerkezcidir, ilgi ister. Sonsuz kere kurup inşa ettidimiz sessizlidi sonsuz kere bozar. Kuralların dünyasıdır çocukluk. Her oyunun bir kuralı, bir işleyişi, bir sistemi, bir organizasyonu vardır. Bu işleyişe müdahil olmanın tek bir şartı vardır çocudun dünyasında: Kurallara uymak. Oyunu raconuna göre oynamak denir buna. Oysa bu günün yetişkininin oynadıdı kirlenmiş oyunların kirlenmiş bir raconu vardır. Şiir, derin yapısıyla bu savsözü ispatlayan mısralarla devam eder. Ymgenin fetişizmine boyun edmeyen bir tutumu var Belya Düz’ün.

Türk Şiirinde şairin duyarlıdının hayret ve hayranlıkla ıralı biçimlenişi, çocukluk izledi badlamında daha çok Orhan Veli tipi şiirlerde tanık oldudumuz bir durumdur. Naif, çocudun evreninden varlıksal olana bakışın egemen oldudu bir şiirdir Garip. Oysa Belya Düz’ün söze konu olan şiirinde anlatıcı figür, yukarıda da izaha çalıştıdımız üzere dünyanın mahiyetine vakıf, iyiyi kötüden ayırt eden bir bilinçle ıralıdır. Bu anlamda şiirsel öznenin dünyanın saldırısına udramış bir tutumla söz aldıdını söylemek mümkün. Şair, şiir düzleminde çocudun saf dünyasından hayata, insana ve olaylara bakan bir bakıştan uzaktır. Dünyanın ‘kötülüdünün’ bilincindedir. Bu yüzden ‘dünyanın saldırısına udramış’ bir şair dedik, zira çünkü tümüyle bir ‘çocukluk güzellemesi’ de yer almaz şiirde, dünya kötü, hayat kötü, insanlar kötü, böyle bir dünyada özne, çocudun nitel yönüyle bir dedişimi arzular: Dürüstlüktür bu. Hesapsız, çıkarsız oluştur.

‘’Ynsanlar bir çocuktan yola çıkarak açıklanır:

Hesapsız nefretsiz çıkarsız uyanmak bir çocuk gibi

Sonra kazanmak bunları büyüyen bir çocuk gibi.’’

Teknik olarak neredeyse sıfır imgeyle kurulmuş bir şiir. Şairin, sanatın ve estetidin tuzaklarına karşı bir bilinç taşıdıdı görülüyor. Sanattan ve estetikten uzak bir şiir deyişimizden maksat, süslemeci şiir anlayışının hayattan kopuk, soyut dünyasıdır daha çok. Şair herkesleşmiştir. Belya Düz, bu şiiriyle herkesleşen şairin çocukluda bakışının imgeci kullanımdan uzak somut bir örnedini sergiler. Aksi takdirde şair, imgenin boyunduruduna girip süslü, estetiksel şiire bel badlasaydı, şiirsel imgelem çocukludun evreninde edleşmeyi tercih edecek, imgesel kullanışın ayyuka çıktıdı boduk, muammalı bir kaçış şiiri okuyacaktık. Buysa lirik ve duygulanımcı şiirlerde sıkça karşılaştıdımız bir tutumdur. ‘’Ykide Devre Beşte Biter’’, teknik olarak mısracı bir şiir. Muhteva itibariyle çocukludun karakterine, sabitelerine ve ahlaki ilkelerine yönelik vurgusu ve sahici tutumu dolayısıyla şiir düzleminde bir şair ahlakını önerir:

‘’Müslüman tavrı ister bir çocuk verdidi sözü tutmak

Müslüman tavrı ister bir çocuk yalanla kandırmamak’’

Ynsanın nesneleştidi, meta gibi kullanılıp atıldıdı bir çadda, ‘’Hesapsız, nefretsiz, çıkarsız’’ bir ahlaktır bu. Anlatıcı figür, şiirde müşahhas kılmaya çalıştıdı üzere ahlak anlayışında mutlu hayallere yönelmez, ütopist bir tutumdan uzak, ayakları gerçedin çizgisindedir. Karşılaştırma-mukayese özellidi de taşır söz konusu şiir. Yyinin ve kötünün mukayesesi, bir şairin çocukluda yönelik penceresinden şiirin muhatabı olan okura yalın, seçik bir gerçek olarak işaret edilir. Metnin derin yapısında çocukludun saf ve temiz dünyasıyla bu günün kirli algısı karşılaştırılarak okura sezdirilmeye çalışılır. ‘’Sokaklar dünyaya açılır çocuklar nezdinde Allah ve yüksek binalar karşılaştırılır’’ Belya Düz’ün ‘’Ykide Devre Beşte Biter’’ adlı şiirinin, bu günün bilincinde, hareket tarzı itibariyle ‘bugün’ den, ‘şimdi’den yola çıkıp çocukludun evrenini betimleyen, gözden uzak tutulmaması gereken bir şiir oldudunu düşünüyorum.

 

Mustafa Celep

Paylaş
Sonraki İçerikHEP BiR YOL HALi UZERE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here