Necati Mert’in Sait Faik Biyografisi | Kadir Korkut | Eskimeyen Kitap

0
458

Necati Mert’in Sait Faik Biyografisi

Biyografi; araştırılmaya değer bulunan kişinin hayat hikâyesinin, onu yazanın kurgusal tercihlerinin de tesiri altında şekillenmesidir. Bu kavram, bios (hayat) ve graphein (yazmak) kelimelerinin birleşimiyle ‘’hayat hikâyesi’’ anlamında kullanılagelmiştir (Zengin, 1994:11).[1] Biyografiler kurgu sahiplerinin hayatına bakmak, yazarın kurgusunun ne kadarının hayatından neşet ettiğini görebilmek adına önemlidir. Bu anlamda gerçekle hayalin arasındaki perdenin sonuna kadar açıldığı bir sahnedir biyografi metinleri. Merak edilenler, acabalar, yoksa şu da mı gibi sorular biyografilerin yoğun sarı ışığı altında bir mercek göz tarafından incelenebilir. Bu anlamda edebiyatın ortaya koyduğu yazılar arasında bilime en yakın olanları biyografi yazarları tarafından üretilir.

Öte yandan biyografiler, konuyla ilgili okurlara o alanla alakalı birinci elden, somut bilgiler sunmaktadır. Okur biyografi sayesinde hem merak ettiği şahsiyeti hem de onun birikimini elde ettiği süreçleri, deneyimleri, aile ve dost ilişkilerini tanıyabilmekte; bunlardan kendi hayatı için bazı izler çıkarabilmektedir. Kazanımları ortaya konduğunda bu türün aynı zamanda edebiyatın en çok ihmal edilen türlerinden biri olduğu ifade edilebilir. Bu tür mevzubahis olunca dünya edebiyatından Stefan Zweig’ın Hölderlin, Nietzsche ve Kleist; Henri Troyat’ın Dostoyevski ve Tolstoy; Safranski’nin Heidegger ve Schopenhauer gibi çalışmaları öne çıkmışken

Türk edebiyatında Süleyman Nazif’in Mehmet Akif, Abdülhak Şinasi Hisar’ın Ahmet Haşim ve Mehmet Kaplan’ın Tevfik Fikret biyografileri bir çırpıda ismi sayılan çalışmaların başında gelmektedir.

Daha çok hikâyeleriyle bildiğimiz Adapazarlı yazar Necati Mert; hemşehrisi, Türk edebiyatının önde gelen adlarından birisi olan Sait Faik’in biyografisini kaleme aldı. Kitap, Hece Yayınlarının kardeş kurumu olan ve Muhsin Mete’nin editörlüğünde daha ziyade biyografik eserler yayımlamayı amaçlayan Cümle Yayınları tarafından basıldı (Ocak 2018, 264 s.).

Kitap sunuş ve kaynakça hariç on beş bölümden oluşmaktadır. Yeri gelmişken söyleyelim, Mert’in kaynakça künyesi oldukça kabarık. Sait Faik hakkında yapılan çalışmaların birçoğuna atıfta bulunmuş yazar. Kitabı oluşturan diğer başlıkların adları şöyle: ‘’Adapazarı, Bursa, Grenoble, İşsiz, İlk Üç Kitap, Sıkıyönetim, Aleksandra, Beyoğlu, Yeni Dönemin İlk İki Kitabı, Mahalle Kahvesi’nden Sonrası, Paris’te Beş Gün, Eril Mekân Hikâyeleri, Homoerotizm ve Yaşasın Edebiyat’’. Eserin planlanmasına baktığımız zaman, Necati Mert’in mekânlar, eserler ve insanlarla ilişkileri üzerinden Sait Faik’i anlatmaya çalıştığı görülüyor. Bunu da daha çok aktardığı kaynaklar üzerinden yapıyor. Bu noktada Necati Mert’in hayat dolu hikâyelerini bilen okurların biyografi yazımı esnasında da Mert’in kendi üslubundan daha fazla cümle okumak isteyebileceklerini   düşünüyorum. Alıntıların çokluğu bir zaman sonra konuşan anlatıcının gölgede kalmasına sebep olmuş. Bu alıntı çokluğunun olumlu yanıysa
kitabın sayfaları ilerledikçe ortaya çıkıyor.  Mert’in dört başı mamur bir çalışma ortaya koyduğu kapsama gücüyle kendini belli ediyor. Kronolojik bir çizgide ilerleyen Sait Faik biyografisi zaman zaman geriye dönüşlerle de kurgusal bir yanı olduğunu gösteriyor.

Çalışma, Sait Faik’in hayat-eser ilişkisinde nasıl bir pozisyon aldığını göstermesi bakımından da bir işlev üstlenmiş. Mert, kitabı tasarlarken Faik’in hayatındaki bir olayı yazarın ilgili hikâyesinden destekleyip hikâye karakterinin de Sait Faik olduğunu göstermeye çalışmış kimi zaman. Ancak bunu yaparken edebiyat araştırmacılarının önemli ilkelerinden yazar ve anlatıcı ayrımını gözetmeyi ihmal etmemiş. Bundan dolayı usta hikâyecinin hayatındaki bir olayı kurguda tespit ettiği zamanlarda bile ‘’bu Sait Faik’tir!’’ gibi keskin bir iddiadan kaçınmış. Bu noktaları olabilirliği ima ederek geçmiş.

Yazar, ortalama bir Sait Faik okurunun dahi hayatında hiç duymamış olması muhtemel ama Faik’in yaşamında önem arz eden noktaları da kaynaklarından bulup çıkarmış. Adapazarı Semerciler Mahallesi’nde doğduğunu öğrendiğimiz Sait Faik yaramaz bir çocukluğa sahiptir ve Abasızın Mançuko gibi bir lakapla anılmaya çok kızmaktadır. Yine Sait Faik’in koruyucu bir anne tarafından eğitildiğini, bundan dolayı hayatın karşısında, özellikle ticaret yapmaya başladığı sırada içine düştüğü başarısızlığın nereden kaynakladığını gördüğümüz anda bu hassas, iş tutmaz karakterin sanatçı olmasında yine o koruyucu kaynağın, merhametli bir anne yüreğinin tesiri olduğunu anlıyoruz. Bu çekingen adam, hem korkularında hem de onu hayata bağlayan estetik üretiminde anne izi taşıyor.

Hikâyelerinde denizi, balıkçıları eksik etmeyen Sait Faik’in denizle ilk tanışmasının Karamürsel’de olduğunu, Yunanlıların Adapazarı’nı işgalinde annesi ve halası ile birlikte önce Düzce’de, sonra Bolu’da dört ay kaldığını öğreniyoruz. Necati Mert bir yandan günlük yaşam anılarına eğildiği yazarın diğer taraftan dergiler, yayınevleri ve yazarlarla ilişkisini ele alır. Ahmet Muhip Dıranas’la yakınlığı, Rıfat Ilgaz, Tarık Buğra, Yaşar Nabi ile dostluğu, Salah Birsel, Sabahattin Kudret Aksal, Cahit Sıtkı, Haldun Taner gibi yazarlarla ilişkisi dikkat çeken noktalardan.

Yazarın üretken ya da durgun yıllarını takip ettiğimiz biyografide 1948’de yakalandığı Siroz hastalığının yaşam tarzına ve çalışma temposuna etkisinin de üzerinde durulmuş. Hikâyelerinde hastalığın tesiri tahlil edilmeye çalışılmış. Bu da kitapta dikkat çeken bir başka husus. Ermeni mektebindeki öğretmenliği, İstanbul, Burgaz ve Adapazarı arasındaki mekân tercihleri, gece hayatı, kökleşmemiş aşkları ve dahası, bu emek ürünü eserde net bir üslupla edinilebilecek şaşırtıcı başlıklar arasında bulunuyor.

Hâsılı Necati Mert, Sait Faik’i her yönüyle merak edenlere derli toplu bir hayat hikâyesi hazırlamış. Nitelikli okuru ile buluşması temennisiyle.

Kadir Korkut

[1] Bekir Zengin, Alman ve Türk Edebiyatlarında Biyografi (Yayımlanmamış Doktora Tezi)

[Bu yazı Hece Öykünün (Nisan 2018) 86. sayısında yayınlanmıştır.]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here