Murtaza Bir Bizden Biriydi – (filmden bir başka sahne)…| Kenan Subaşı

0
216
Kenan Subaşı

ŞEMSİ – Evet… Burayı okuyayım… Çok ilginçtir…

MURTAZA – !

ŞEMSİ – (Hidayet, başını önüne düşürdü. Vücudunu bir anda hüzün kapladı. Üzerinde sanki yığınla yük vardı. Oturduğu taburede kalakalmış, kıpırdayamıyordu. Yerdeki fayanslara, fayansların desenlerine uzun uzun bakmaya başladı. Soluğunu burnundan alıyor, burnundan veriyordu.

— Hiç mi yok?

dedi.

— Mesela, Güney Afrika’daki bir kabilede, atalarına methiyeler düzen birinin, bir gece ansızın intihar etmesinde, payım! Mesela, yoksulluk ve çileyle yaşamaktan, ölmeyi seçen bir fabrika işçisinin intiharında! Veya bir uzun yol şoförünün intiharında, benim, benim hiç mi payım yok?

Hidayet, başını yavaşça kaldırdı. Gözleri, kan çanağı gibiydi. Alnındaki ter, yanaklarından damla damla süzülüyordu.

— Siyah ve beyaz… Yaşam ve ölüm… Biz yani insanlar, bu dünyaya niye geldik? Yaşamak için yiyor, içiyor, çiftleşiyor ve birbirimizi doğuruyoruz. Birbirimizle konuşuyor, birbirimizle çalışıyor ve birbirimizi aldatıyoruz… Savaşıyoruz, birbirimizi öldürdüğümüz de oluyor! Biz, insan soyu, nice nice bağlarla birbirimize düğümlüyüz. Ben bu tünelden çıkmak istiyorum! Ben bu bitmez karanlıktan çıkmak! Ben, ben, tüm bunlardan kurtulmak istiyorum…

dedi. Hidayet, hıçkırarak ağlıyordu.

— Keşke!

dedi.

— Keşke! İnsanoğlu, bir günahında, bir suçunda, Allah’tan bir uyarı alsaydı! Bir ceza görseydi! Bir azap! Herhangi bir kötü eylemine teşebbüs eder etmez, dünyası başına yıkılsaydı! Fiziksel acı, ruhsal bunalım yaşasaydı! Öyle ya! İnsanoğlu, başıboş yaşadığında, neler yapmıyor ki! Bu dünyanın hâli, hep o kendi başına buyruk, cezasız kalan insanlardan meydana gelmedi mi? Bir kişinin! Evet! Bir kişinin elleri, hırsızlık yaparken, o anda felç olmalı! Fuhuş yaptığı anda, cinsel organı, kangren olmalı! Biri, yalan mı söyledi, ne dediği anlaşılmayan birine dönüşmeli! O anda olmalı! O anda, sonra değil! Anlamalı ki aklın, zekânın ve fiziğin dışında da bir hayat var! Olanı gözetleyen bir uyarıcı var, bir ceza veren! Oysa insanoğlu, o işledikleri suçlar, o günahlar sonunda, hayat hep kendisinden yana olacak sanıyor! Yaptıkları, cezasız kalacakmış gibi! O küçük aklıyla, Allah yokmuş gibi yaşıyor! İçindeki Adl’i, yatağına gömülü, uyuyan biri sanıyor! İnsanoğlu, bir suç veya bir günah işlediğinde uyarılmalı, cezalandırılmalı!)

MURTAZA – !

ŞEMSİ – Bana bir ağırlık çöktü, Murtaza! Gözlerim de artık eskisi gibi değil! Başka zaman yine okurum, tamam mı? Ahmet Vefik!* Büyük bir yazar! Çok büyük! Bende de kitapları var! Kır, Göğün Ucunda, Kuruyan Deniz, Kırık Bisiklet!** Şiir kitabı da vardı, bilirsin! Adı… Neydi? Neydi! Hay Allah, nasıl da hatırlayamadım! Heh! Yitik Şarkı!*** Evet, Yitik Şarkı! Hatta o kitabın çıktığı yıl, yazar, ödül almıştı! Ne günlerdi! Duvarlara, Ahmet Vefik’den, cümleler yazılırdı! Edebiyat dergileri boy boy ondan bahsederdi! Kitabı çıkar çıkmaz, koşa koşa gidip alırdım! Okumaya başlayınca, zaman nasıl da geçerdi, anlayamazdım! Sabahlara kadar okurdum… Sanki büyülenirdim, Murtaza! Ahmet Vefik, çok başkaydı…

MURTAZA – !

ŞEMSİ – !

MURTAZA BİR BİZDEN BİRİYDİ – Kenan Subaşı

Notlar: Parantez içine alınmış bölüm, senaryodaki bir karakterin, diğer bir karaktere okuduğu, romanda yer alıyor.

* yazar ismi (kurgu/hayali)
** hikâye ve roman kitaplarının adları (kurgu/hayali)
*** şiir kitabı ismi (kurgu/hayali)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here