Mahir Adıbeş’in “Yine Başladı Türkülerine” adlı hikâye kitabı Nisan 2018 tarihinde Gündoğan / Sam yayınlarından çıktı…

0
189

YİNE BAŞLADI TÜRKÜLERİNE

Mahir Adıbeş’in “Yine Başladı Türkülerine” adlı hikâye kitabı Nisan 2018 tarihinde Gündoğan / Sam yayınlarından çıktı…

Türküler, bazen bir gönül sesi bazen gözde yaş olur. Bir çobanın kavalında dalga dalga akıp giden yoldur. Genç bir yiğidin arkasından ağıt da olur, beşikteki bebeğe ninni de…
Sevdanın dilidir türküler…

Turnalarla sevgiliye gönderilen mektup…

İster yerine varsın isterse varmasın!.. O hoş seda çalıların dallarına takıldıkça, kalelerin surlarına çarptıkça lime lime olup çoğalarak bir gün gideceği yere mutlaka varacak. Varacak ki biz ondan haberdar olalım…
Toprağın kokusu, gökyüzünün rengi, milletin ortak duygu ve düşüncüleridir. Yüz yıllar ötesinden haber getirir türküler.
Bir annenin dilinde türküler neyi anlatır, kim bilir; sevda mı, özlem mi, ayrılık mı?..

Bu kadar mı insanın yüreğine dokunur?..
Dinlemek için kaç defa gitmişti hastahanenin önüne. Kurumuş akasya yapraklarının hışırtısı hâlâ kulaklarında. Boş bakışlar takılır ağaçların dallarına!.. Yüzüne su serpecek, içini serinletecek, gönlünü hoş edecek iki kelime beklersin ya şöyle bir köşeden görünecek yüz…

“Yine Başladı Türkülerine” Mahir Adıbeş’in hikâye kitabı. Bu kitap yazarın ilk yazdığı on hikâyesini içinde barındırmaktadır. (Yine Başladı Türkülerine, Kabuktaki Kurt, Mezar Taşları, Top Sesi, Gecede Sır Oldu, Suyun Öte Yanı, Baharda Gidenler, Mebus, Albümdeki Dostlar, Kara Kilit). Yazar bu hikâyelerinde Anadolu insanını yaşadığı dönemden yazmaktadır. Bir nevi topraktan yavaş yavaş kopuşun sesini duymaktayız. Sanki yıllar sonraya mesajlar gönderiyor. Kültürden, gelenekten, örften, adetten kopuşun ıstırabı var. O gidenler bir daha geriye gelmiyorlar.

Dilinde yerlilik hep vardı yine var. Sanki kelimelerin yok olacağından korkuyor. “Bu benim anamın sözleri,” diyerek kelimelere sahip çıkıyor. O kelimeler yörelere göre ağızlarda değişiklik gösterebilir; özbeöz Türk evladı. Kelimeler mühür gibidir, sülaleler, boylar arasında. Duyup da kulak kabartmamak olur mu?

Yazar, Anadolu insanını iyi tanıyor, gözlemlemiş, yaşamış ve yazıyor. Toprağı, havayı, suyu içtenleştirmiş; o insanlar kadar sabırlı…

Arkadaşları bazen nehir kıyısındaki söğüt ağacı bazen bir kuş ya da sapana koşulan öküz. Bir de bakarsın takılmış bir delinin peşine… Yazarın kahramanları bu topraklarda yaşayan her canlı, toprak, taş, derenin kıyısında ağaç ya da su içen bir kuş…

Bir bakarsın yağmurun yağışında bulur kendini, bulutlara takılır gözleri, bir güzelin saçları arkasından gider gönlü senelerce. Selam vermeden geçmez tarlada çalışana, gecenin ay ışığında bir çobanın kavalıyla uyur kalır taşın üstünde. Mahir Adıbeş’in hikâyelerinde bulursunuz Anadolu insanını. Sizler de kendinizi bulacaksınız bu hikâyeler arasında…

Hep o kızı soruyorlar yazara, yıllar geçmesine rağmen. “Ben de arıyorum, hastahane bahçesinde türkü söyleyen o kızı,” diye cevap veriyor.

Mahir Adıbeş

Dizisi: Çağdaş Türk Yazarları

Türü:Hikâye

Cilt Bilgisi: Karton Kapak, Sıcak A. Cilt

Kağıt Bilgisi: İthal Enzo cremy 70 gr.

Basım Tarihi: Nisan, 2018 (Üçüncü Basım)

Editör: Ahmet Uludağ

Sayfa Sayısı: 126

Kitap Boyutları: 13 x 20,5 cm

ISBN No: 978-975-520-266-2

Barkod No: 9789755202662

Kitap Fiyatı:  17 TL

E-Kitap Fiyatı:  8 TL

Sam / Gündoğan yayınları

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here