Leyl ve Lir: Gönlün Güzel Süreğen Türküsü | Eleştiri

0
2458

Mustafa Nurullah Celep

LEYL VE LİR: GÖNLÜN GÜZEL SÜREĞEN TÜRKÜSÜ

safkan bir atı yoksa gönlünün

dörtnala koşturmak niye

bunca süvariyi?

Hayatın hızlı dinamizmi içinde Leyl ve Lir (*) kitabıyla Bünyamin Gürel, böyle sesleniyor okura. Safkan, safiyane, içli, dokunaklı, lirik şarkılar söyleyen bir Şiir Atıdır bu. Bize gönlün güzel süreğen türküsünü söyler. Aşktan yanadır sözlerinin akışı-akarı; aşk içre hayatın içinde dolanıp dururken zamanın kalbinde bir ‘an’dır, betimlenir, açığa çıkartılır:

ve bir adamın

kaçıncı yanılsamasıdır

gel, derken

gitme, derken

evinizin direği olmuşken

masanızın köşesi

kahvenizin telvesi

göz kapaklarınızın ardı

ruhu bunca muammaların içinden kim çıkardı?’ (s.12)

Ruhu bilinmez belirsizliğinin içinden ‘aşk’ çıkardı. Bünyamin Gürel’in eserlerindeki şiir kişisi, aşk ile hemhal olmuş aydınlanmış bir lirik öznedir. İnsanı da çağırır aşkın şarkılarına:

saçlarından geçer sabah serinliği

‘‘merhaba’’ der

‘‘ey insan, eşlik et istersen şarkıma’’’ (s.16)

İnsanla birlikte doğa ve doğadaki varlıklar da bu aşkla çağrılı ve bu aşka muhatap kılınır. Bu, ‘dağlar ile taşlar ile’ şarkılar söyleyen Bizim Yunus’la doğrudan ve şiirsel bağlamda bir bağ kurmaktır bir bakıma.

fakat cevap lalelerden gelir

açarak hafifçe yapraklarını

katılır dansına

ışığın ve rüzgarın’ (s.16)

Gürel’in eserlerindeki şiir kişilerinin aşkı kavrayışı, Divan şairleriyle, Divan şairinin aşka dair tutumuyla benzerlik gösterir. Aşk hem bir şifadır hem de bir zehir. Aynı cihette aşk hem ruhu etkileyen bir zehirdir, hem de ruhtaki etkilenmeyi azaltan, sağaltan bir panzehir.

hem zehrimsin şimdi benim

hem panzehirim’ (s.23)

Cemal Süreya’nın ifade ettiği anlamda somut bir sevgili yoktur şiirlerde. Aynı zamanda bu soyut sevgilinin jest ve mimiklerine, davranış ve hareket tarzına da şiirler boyunca tanıklık etmeyiz. Bir konuşmasına ve insani tepkilerine rastlamadığımız gibi bedensel devinimlerinden de haberdar değilizdir. Bu anlamda Gürel, Divan şiirlerinin soyut evreni içinde bir aşkı düşler, hayal eder. Mehmet Kaplan’ın ifadesiyle bir ‘kültür şairi’ değildir Gürel, bir ‘ihsas şairi’dir. Hemen hemen tüm şiirleri aşka dair hislenmelerinin lirik-estetik bir yansımasıdır. Gönlünün safkan atını hayal atıyla koşturur gibidir. En nihayet Gürel, aşkın soy anlamına varmış pür-lirik bir şiir yazar. Sözü zarifane bir biçim ve içerikle ifade edenler zümresindendir. Aşkı özüyle birlikte kavrayan, saf-temiz-duyarlıklı bir şiir akarı vardır.

Leyl ve Lir kitabındaki Hüsn ü Aşk bölümü de bu temiz duyarlığın geleneksel kadim şiire bakan tarafını oluşturur.

Yapay ve mekanik şiire karşı ‘insan taklidi yapmayan’, özü ve sözüyle bir ve birlikte, incelikli bir şairin aşka yönelik yürüyüşüdür bu. Leyl ve Lir’de, şiirsel duyuşların zarif biçimlenişine müşahit oluruz.

Gürel’in biçimde/yapıda, dil ve ifadede bir özgün ve özge biçeminden bahsedemiyorsak da duyuşta estetize edilmiş, kıvamında bir şiir tarzının, kendine mahsus bir lirik şiir karakterinin olduğunu pekâlâ söyleyebiliriz.

Bir şiirle başladığım bu değini-değerlendirme yazısını, Gürel’in özge duyarlığından bir alıntıyla, bir şiirle bitiriyorum:

kalbim, yani o bütün savaşlardan

mağlup ayrılmış kumandan

diyetini istiyor şimdi sensiz geçen günlerin

gözler durur mu

ya eller?’  (s.81)

(*) Bünyamin Gürel, Leyl ve Lir, Okur Kitaplığı, Şubat 2017, İst.

http://www.kitapyurdu.com/kitap/leyl-ve-lir/419718.html

http://www.kitapyurdu.com/kitap/leyl-ve-lir/419718.html

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here