Kız alımlı ancak zaman akıyor | Erdal Noyan | Hayatın İçinden

0
1034
Erdal Noyan
Kız alımlı ancak zaman akıyor | Erdal Noyan | Hayatın İçinden

Kız Alımlı Ancak Zaman Akıyor

 

Erdal Noyan

 

Güneşli bir Eylül günü.

Eceaabat’tan Çanakkale’ye giden arabalı vapurun ikinci katına çıkıyorum.

Çok sayıda martı ve çığlıkları.

Birisi denize biskivi atıyor. Pike yaparak kapıyorlar. Tek fırsatı var her martının. Yiyeceği alamazsa arkadan gelen dalıyor.

Hemen yanımdan gelen lekesiz bir ses kulaklarıma doluyor.

Şimdilerde öyle, insanlar özel durumlarını ortalığa savurmaktan sakınmıyorlar. Çevrede tanıyan kimse yok rahatlığından olsa gerek.

Genç bir kız ya da kadın.

Uzun saçlı. Kumral. Siyah giysili. Boyu, posu yerinde. Fiziği düzgün. Temiz yüzünde durgun bir anlam.

Bu kez diyor, ağırdan alıyorum. Öncekiler gibi birden dalmayacağım. Ailesini iyice tanımaya çalışıyorum.

Cihazın karşı yönündeki sormuş olsa gerek.

Hayır, diyor, polis değil, asker de değil.

Yanıtı bu kadar. Sonra görüşürüz sözleriyle sonlanıyor sohbet. Adayın mesleğini öğnememiyoruz.

Sağ elini durgun yüzünün yanağına yaslayarak dalıp gidiyor.

Kız alımlı kuşkusuz ancak zaman akıp gidiyor… O da bunun ayırdında.

Vapurun sol yanı iskeledeki lastiklere sürtünmeye başladı. Biraz aralanıp, yeniden bitişiyor. Kıyıya halat atıldı…

Uzun saçlı kumral da indi. Çıkış kalabalığına karıştı.

Martılar karşı kıyıya gitmek üzere kalkan vapura yöneldiler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here