Kenan Subaşı şiirleriyle ilk defa Eleştiri Haber’de, okuyucu karşısına çıkıyor…

0
585
Şair-Hikayeci-Oyun Yazarı Kenan Subaşı

KENAN SUBAŞI’DAN ŞİİRLER

F SINIFI

Ülkeyi sırtlayanız biz
O mahcup
Bekar
Baba yüreklerimizle
Koca tomrukları yüklenir gibi hayata
Omuz atar
Göğüs gereriz

……………………………………………..

 

İHTİYAÇTAN ARTANINA DAİR

(2)

 

Ulan kelimesinde l harfi

ince

uzun

dimdik

istikrarlı

göçükte kalakalmış oda duvarı

hudut

set

kazık

baraj ağzı

nal mıhı

süpürge çöpü

kürdan

ulan, bu l, ne de çok şey

ulan’da sadece öylece durunca

ulan, diyoruz l ile

l, çıktı mı çıplaklık

tuhaf bir boşluk

l, çıktı mı

u, yalnızlık çeker

an, başka bir anlam alır

ulan’da l olmasa

kim bile neler olur

ulan’da l başka

paranın, hayatımızdaki yeri gibi.

 

Para, ortadan kalkınca

ayetler, tabiatta okunmayacak

elma, tekrar tekrar ısırılmayacak

kardeş, kardeşi vurmayacak

kuyu ki boş kalacak

iyi ki yansın diye

koskoca ateş yakılmayacak

yıkan

yapan

veren

alan

iyi

kötü

dize vuran

yumruklayan,

Hazreti Ömer

Troçki

eskisi gibi zerk olmayacak

hengâmeden hengâme beğendiğimiz hayatımızda.

 

…………………………………………………………………..

QUEL ÊTAİT LE SECRET?
Kadının ki olağan inişleri
ve olağan çıkışları
birine dair yarığı
çukurları
düz ya da pürüzsüz
sütun ya da ata yüklenen
çeşit çeşit şekilleri
girerek girdirilerek göze
kadın düştü
gözden ırağa
ha kasaptan arada bir dana ciğeri almışsın
ha kadının bu yanıyla kalmışsın
oldu
oldurdular
bunu normal karşıladın

 

 

……………………………………………..

Nefes Almaya Dair Gazel 1
Bir şey gelmez elimden, yaşamaktan başka
Dedim, bunu bir katarla söyledim
Yazgıma düşeni anda, arada
Yaşadığımı öğrendim
İçe ve dışa açılan
Derin nefesler aldıran bir katarla
İlerledim sanki
Çin Seddi’ni aşmadım
Niagara’dan atlamadım
Şintoizm, bilmem neydi
Katarla söylerken
Ne mollaydım ne de Wall Street sâkini
Belki bir lütuftu
Bir lokmayı yerden mi kaldırdım?
Belki bir tasallut
Neyse ne, katarla söyledim.
………………………………………………………

 

Tut ki saksı düştü
İçinde
Sıcak Akdeniz insanlarının büyüttüğü bir Yeşim Asma
Bayıldım
Üşüştüler başıma
Merakları insanların
Aşağılık halleri, hepsi etrafımda
Nefes bile zor aldım
Kalktım, gözlerimde yaşlar
Seni ister istemez yanıma almışım
Sen beni ister istemez yanına almışsın
Yeşiller yeşillere
Kahverengiler kahverengilere
Yırtıcılar yırtıcılara girmiş
Bir ormanla ormanda yürüyoruz
Su ki gelmiş bir yerden
Yavaş yavaş akmış da gelmiş
Sonra o su benim gölgeme uğramış
Sen bir örtü sermişsin, oturmuşuz
Zaman geçmiş, yayılmışız
Başın ki konmuş
Başın benim ille de omzuma konmuş
Bir ceylanı yatırmış yiyoruz
İlkel yöntemlerle yiyoruz
Ellerimizin içi vıcık vıcık
Kolundaki dirseğin, dürtüyor çiftleşenleri
Dişlerimizin arasında iki dağılan ben, biraz gülüşler
Tabii bu arada fosforlu bir tarafım oluyor
Aşkın nesi oluyor bilmiyorum
Ayıplar kıvrılıp kapanıyor göğsünde
Göğsünde kıvırdığına ter değiyor
Birkaç ülke, utanarak geçiyor yanımızdan
Aç, açıkta
Soyunup soğanla kavrulan çoğunluklar
Çözemediğimiz bir sürü ilişki
Konuşamadığımız bir sürü dil
İnsanların sakladıkları
Arada bir saçtıkları
Gelişi güzel ne varsa geçiyor
Ardından yan yana dalgınlık
Dalgınlık içinde sessizlik
Ve toprağı eşeleyen uzakta ellerin
Yaban bir dağın bize yakın kısımlarına dokunuyor
Toparlıyor bizi, bilmem kaçıncı defadır
Silkeleniyoruz
Çantanı bir göğe bir bana gösterir gibi açmış
Bir şey çıkarmışsın içinden
Benim seni övmediklerimden olma
Biraz da ovmadıklarımdan olma
Sonra cik
Sonra cikciklerle yürüyoruz
Keçi yolunda ayılarla, geyiklerle
Ayaklarımızdan çekilen rüyâlarla
Mavi, siyah ve mor
Ağzı büzük
Yüzü kırık çocuklarla yürüyoruz
Uzun yıllar iz bırakacak yürüyoruz
Yol çabuk bitiyor

 

 

NOT:  Bu şiirimin ismi yoktur…

…………………………………………
ESKİSİ GİBİ DEĞİLDİR

Bir zaman gelir
Durmuşsundur
Bir çalkantıdan kurtulmuşsun gibi
Dibe yavaş yavaş tortuların çöker
Artık herkes
Hiçbir şey eskisi gibi değildir
Taradığın saç
Üstündeki kuş
Çağrıldığın yankı
Eskisi gibi değildir.

………………………………………….
AYNA

Sen artık o günlere ait değilsin
O ateş söndü
O koşu bitti
Son buldu o hikâye
Gözlerin artık uzaklara bakmıyor
Ellerin ki gezinmiyor saçlarında
Sızlayan hiçbir yaran kalmadı
O parktaki çocuklar
O penceredeki kuşlar
Bir bir terketti seni…

 

…………………………………

Kenan Subaşı Kimdir?

1978, İstanbul doğumlu, Eskişehir AÖF Web Tasarımı ve Kodlama öğrencisi, evli ve bir kız babası. Kurumsal bir şirkette, CCTV Control Room Operator olarak çalışmakta… Şiirle iştigali lise yıllarında başladı…Dünyabizim’de haber metinleri yazdı. Türk ve batı şairlerinden birçoğunun şiirini okumuş, birçoğunun poetik yazılarına/söylemlerine vâkıf olmuş biri… Müzik (Arabesk, sanat müziği, türkü, ezgi, (yan flüt çalmak), bisiklet (kente uyumlu, katlanabilen özelliği olan bisiklet) kullanmak, gerçekleştirdiği/gerçekleştirmek istediği hobileri arasında yer alır… 

Şiirleri, hikayeleri ve oyun metinleri ilk defa www.elestirihaber.com da yayınlanıyor.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here