Kemalettin Bal ile AZ Edebiyat Dergisini Konuştuk | Söyleşi

0
55

Konuşan: Kemalettin Bal

Konuşturan: Mustafa Nurullah Celep

SORDUM SÖYLEDİLER-1

İlkin sizden başlayalım isterseniz. Kendinizi tanıtır mısınız? Kemalettin Bal kimdir?

Sivas’ta doğdum. Cumhuriyet üniversitesi edebiyat fakültesi mezunuyum.(1998) 12 yıldır Aydın’da öğretmen olarak çalışıyorum. Okuyor ve yazıyorum.

Dergi çıkarma fikri yeni bir oluşumun sonucu muydu? Az Edebiyat’ın çıkış gerekçesi neydi? Neden ‘Az Edebiyat’?

Adı tam konulmamış olsa da içten içe oluşan bir rahatsızlığın sonucu olarak ortaya çıktı dergi fikri. Yazıyor olarak bir şekilde bu dünyayla göbek bağınızı kesip atamamışsanız. Yani yazma eyleminden kendinizi uzak tutamamışsanız, edebiyata dair her mesele kıyısından da olsa size kendini mesele olarak sunuyor. İçinizden tartıştığınız yanlışlar çelişkiler zamanla aynı dili konuştuğunuza inandığınız “ aynı aşkla muzdarip olduğunuz” dostlarınızla gündeminizi oluşturuyor.  Mesele edindikleriniz (ya da kendini size mesele edinen şeyler) önce iyi niyetle eleştirdiğiniz şeylerken zamanla bir bakıyorsunuz eyleme dönüşüyor. Kısaca “Az edebiyat” rahatsızlıkların eyleme dönüşmüş hali olarak ortaya çıktı.  Bu rahatsızlıkları sayıp dökmek ezberi tekrar etmekten öteye geçmeyecektir. Çünkü bizzat rahatsızlığın kaynağı olanlar dahi kendi rahatsızlıklarını sebep başkalarıymış gibi tartışıyorlar. Sözü belki şöyle toparlayabiliriz; rahatsızız rahatsız etmeye geldik. Ama saldıran, yıkan, ısıran, olarak değil. İnsan olarak sözümüz var. Sözümüzde durmak için “AZ edebiyat” var.

hem AZ’lığı içeren hem de “a’dan z’ye sadece edebiyat” kaygısı olan bir dergi olduğumuz kastıyla “AZ edebiyat” dedik.

Taşrada dergi çıkarmak hangi zorlukları beraberinde getiriyor? Anlatır mısınız?

Dergi yayımlamak elbette emek isteyen bir iş ancak taşrada dergi çıkarmanın büyük şehirlerde dergi çıkarmaktan daha zor olduğunu düşünmüyorum. Bizim yaptığımız işi pazarlamak ya da bazı şeyler için vesile kılmak gibi bir niyetimiz yok. Bizim işimiz yalnızca samimi okur-yazarla. Samimiyetin olduğu, art niyetin ve farklı beklentilerin olmadığı bir oluşum için mekan ve uzaklıklar çok da mühim değil sanırım.  Zannedilenin aksine Anadolu’daki dergiciliğin hem daha keyifli hem de aslına uygun olduğunu düşünüyorum zira bulunduğunuz, yaşadığınız şehre, kasabaya bir anlam yüklüyorsunuz yaptığınız faaliyetle ve oraya olan vefa borcunuzu da belki böylelikle ödüyorsunuz. Yani sıfırdan başlayıp bir şeyler inşa ediyorsunuz. Büyük şehirlerde ise o şehrin gölgesinde belki biraz da duldasında gerçekleştiriyorsunuz bu tür faaliyetleri. Bu durum elbette yayıncı için bir rahatlık ve güven vesilesi fakat bu rahatlık ve güven samimiyete ve ciddiyete zaman zaman zarar veriyor gibi görünüyor bizim durduğumuz yerden bakanlar için.

Geçmişten günümüze dergiciliğin serüveni düşünüldüğünde Az Edebiyat’ın günümüz edebiyatındaki işlevi nedir ya da Az Edebiyat’ı nerede konumluyorsunuz?

Bir dergi yayımcısının ya da yazarın, şairin kendine edebiyat âlemi içerisinde bir işlev ya da yer biçmesi suni ve edep dışı bir girişimdir kanaatindeyim. Bu edebiyat tarihçilerinin, eleştirmenlerin işidir. Biz işimizi yapıyoruz ve doğru bildiğimiz gibi yapıyoruz.

Az Edebiyat’ın genel olarak günümüz edebiyatına (şiir, öykü, deneme, roman özelinde) bakışı nedir, mesela nasıl görüyor günümüz şiirini, teklifler, öneriler noktasında neler söylemek istersiniz?

Sanatçı, yaşadığı çağın şarkısını söyler, resmini çizer, şiirini, romanını yazar ancak orada saplanıp kalmaz. Sanatçının işaret eden, imada bulunan ve zaman zaman ikaz eden bir kişiliğinin de olması gerekir. Günümüz edebiyatı çağın karmaşasını bahane ederek çoğunlukla bu zehirli kökten beslenme endişesinde. Arayış ve çözüm noktası hususunda fazlaca kafa yormadan bulanık, gri şeyler üretme çabasında. Elbette bu bir genelleme değil ancak manzara bu şekilde görünüyor çoğunlukla.

Çeki düzen verilmesi gereken şey edebiyattan sanattan önce edebiyatçının, sanatçının ve özelde insanın dünyaya yaklaşımı, onunla münasebetlerindeki tavrıdır. Sonrası sorgulanarak ulaşılacak noktalardır. Mesele bu şekilde düşünülmeden alınmaya çalışılan tüm tedbirler, öne sürülen fikirler; uzuvları iyileştirmek yerine keserek onun yerine protez takma çabasını geçmez.

Taşrada edebiyat dergisi çıkarma düşüncesinde olanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Aklında bu tarz düşünceler bulunanlar hiç vakit kaybetmeden harekete geçmelidirler derim. Her ilde, hatta her ilçede bir edebiyat dergisi çıkarılmalı. Her okulda bir okul dergisi çıkarılmalı. Gerekirse buna devlet, hükümet destek olmalı. Destek olamıyorsa da köstek olmamalı.  Okuldaki bir duvar gazetesinin, ya da okul dergisinin dahi edebiyatçılarımızın mazilerinde ne denli mühim tesirlerinin olduğunu hepimiz biliriz.

Az Edebiyat’ta nitelikli poetik metinlerin yanında yeni isimler de var. Dergi olarak

Projeleriniz var mı, aktarır mısınız?

Yazdıklarını ilk kez bizim dergide yayımlayan isimler var evet ve bu bizim için önemli. Kalem işlerine hevesli gençlere yardımcı olmak mühim ve ciddi bir sorumluluk bizler için. Uzak şehirlerde dergimizin dağıtımıyla ilgilenen, oradan arkadaşlarının yazdıklarını bize ulaştırma çabasında gençler var ve derginin gerekliliğini biraz da bu tür heyecanlar yeniden hatırlatıyor bize.

Önümüzdeki yıldan itibaren dergimiz yeni ve farklı özel sayılarla devam edecek yayın hayatına. Bu arada yayımladığımız şiir sayısını da azaltmak niyetindeyiz.

Dergimizde sürekli yazan isimlerle 2011’den itibaren en azından yılda iki kez bir araya gelebilmeyi düşünüyoruz. Kitap yayıncılığına da sıcak bakıyor arkadaşlarımız. Yine önümüzdeki yıl bu düşüncemizi de netleştirerek gerçekleştirme yoluna gideceğiz.

Teşekkür ederiz.

{Poetik Haber, 2010}

{Eleştiri Haber, Aralık, 2018}

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here