Kapıkule Gümrük Sınavı | Erdal Noyan | Hayatın İçinden

0
391
Kapıkule Gümrük Sınavı | Erdal Noyan | Hayatın İçinden

Kapıkule Gümrük Sınavı

Erdal Noyan

Yeşile bürünmüş yumuşak dağlar arasında yayılı güzel bir ovayı yaran yolda, gündöndü kafalarının sarı çiçekleri arasında ilerliyoruz.

Kapıkule’ye gidiyoruz.

Sofya’dan sonra en kalabalık şehir olan ve çok sayıda Türk’ün yaşadığı Filibe (Plovdiv) sağımızda.

Eğri minareli Hasköy’e (Haskova) vardığımızda gece iyice bastırıyor.

Saat 23’e yaklaştığında, sınıra az kala, ana yoldan ayrılıp ücra bir yerden mazot alınıyor.

Varna’da ve Sofya’da sokak süpüren, çöp kamyonunda çalışan kadınlar görmüştüm. Bu kez pompacılık yapan bir kadına rastladım.

Gümrükten önceki son durak gıda ürünleri alınabilen ve orada yenilebilen işyerlerinin çalıştırıldığı bir tesis. Lahmacun, pide, köfte, sucuk dürüm; üç dakikada hazırmış. Sulu yemek de yenilebiliyor.

Dükkanların birinde Mustafa Kasap-Mustafa Restaurant, diğerinde Hatay Kasap-Hatay Restorant yazıyor. Türk Lirası, Bulgar Levası, Euro geçiyor. Çıkıştan önceki son tesis olduğu söylendiğinden cepte kalan son dövizler burada harcanıyor.

Sınır kapısına ancak sabaha karşı varabildik.

Çok sayıda otobüs Türkiye’ye girmek için bekliyor.

İşlemlerin ardından Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı’ndan geçerek Bulgaristan’ı geride bırakıyoruz.

Sıra geldi otobüste ezici çoğunluğu oluşturan kitlenin en büyük sınavına.

Onca eşya Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye nasıl geçirilecek?

Gümrük engeli akıllara yeni geldi! Belki hep akıldaydı da şimdi umursanacak!

Bavullar, çantalar, poşetler eşya dolu. En çok da alkollü içki.

Ne var ki kişi başına yalnızca iki şişe içki getirilebiliyor.

Sıra ilerlemeyince, yürüyerek gidip baktığımda en öndeki otobüsten yolcuların beraberlerindeki eşyalarla birlikte indirildiklerini, tek tek gümrük denetiminden geçirildiklerini görüyorum.

Bir kadın elindeki şişelerin içindekileri ızgaradan deliğe boşaltıyor. Bayağı kederli. İşini yarım bırakıp bazılarını kurtarmaya yelteniyor, uzaktan izleyen gümrük memuru izin vermedi.

Zahmetsiz ve masrafsız kafa bulmak isteyenin deliğe yaklaşması yeterli.

Gümrüklerde böyle; kaçak şişeyi sahibine boşalttırıyorlar veya kırdırıyorlar.

Durumu otobüsteki bazı yolculara söyledim. İyice telaşlandılar. Bir kaç yolcu emin olmak için gidip kendi gözleri ile şahit olunca da tamamen tutuştular.

Yanında fazla eşya bulundurmayan yolcu aramaya başladılar. Umduklarından ricacı oldular. Onların da aynı durumda olduğunu görünce ummadıklarından ricacı olmaya başladılar.

Zorunlu kalırlarsa hangi şişeleri kurtaracaklarına kararlaştırmaya çalışıyorlar, hiçbirine kıyamıyorlardı. Taa İtalya’dan taşımışlardı onları.

Dualar, yakarılar yüksek sesle kesintisiz dillendiriliyor. Ramazan ayının hürmetine sığınılıyor. O hâlleri görseler, niyazları duysalar; nice dervişler, ermişler kendi imanlarından kuşku duyarlardı.

Otobüs denetim yerine yaklaşıyor, gergin gezginler ayaktalar ve koro halinde yakarılar. İyice zayıflayan umut öldürülmemeye çalışılıyor.

Buyurun hep birlikte Roman havasına: “Ayılana gazoz bayılana limon!”

Beklenmeyen gerçekleşti.

Yolcular ve eşyalar indirilmiyor. Denetimsiz geçiyoruz.

Vatan topaklarında yola koyuluyor otobüs; alkışlar, şükürler eşliğinde!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here