İleri Yaşın İlerisi | Erdal Noyan | Hayatın İçinden

0
230
Foto: Tuğçe Noyan. [Yazar Erdal Noyan sahil kenarında...]

İleri Yaşın İlerisi

Erdal Noyan

Yazlıkçılar, tatilciler, bayramcılar, rakçılar…

Bu yıl sanki daha kalabalık geldiler, daha uzun kaldılar.

İnsanın yokluğu gibi çokluğu da istenmiyor.

Sonunda dağıldılar.

Deniz dedelere, ninelere, torunlara kaldı.

Dedeler şenler, şakraklar; içlerinden birinin terliklerini saklayıp suçu bir köpeğe yüklemek gibi muziplikler yapmaktan geri kalmıyorlar.

Sanki gidenlere inat; su bugün dupduru, sütliman.

Günün kaynanaların çoktan kalktıkları, gelinlerin düş gördükleri bir saatindeyiz.

İleri yaşın ilerisindeki bir erkek ve bir kadın, birinin kolunda damat ve diğerinin kolunda kız suya girdiler.

Önce tintin ilerlediler.

İhtiyar kadın yürümeyi bıraktı, konuşmaya başladı.

İhtiyar adam huysuzca.

Konuşma, yürü diyor ihtiyar kadına.

Adam damadının elinden sıyrılıp arayı açınca kadın kaygılandı.

Yalnız bırakma, düşer diye uyarıyor.

Damat, korkma düşerse kaldırırız diyerek korkuyu yumuşatıyor.

Güçle yapılan işlerde kendilerine ve birbirlerine nedenli yararları dokunuyor bilmiyorum ancak düşkünlüklerini sürdürdükleri, her birinin diğerini yitirmekten korktuğu anlaşılıyor.

Çok güzel.

Eğer birbirlerinin ilk eşleriyseler ve gençlik yaşında evlenmişlerse en az altmış yıllık bir birliktelikleri var görünüyor.

Gençliklerini, olgunluklarını, yaşlılıklarını birlikte yaşadılar.

Şu magması fırladı fırlayacak yerkürede az kazanım mı?

İsterse sevgiyle sürsün, isterse saygıyla, isterse anlayışla, isterse alışkanlıkla…

Az kazanım mıdır?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here