İç Acılar: 7 | İçten Dışa | Hayatın İçinden

0
401
Şair-Yazar İsmet Özel

BARIŞ KAVAS

İÇ ACILAR: 7 / İÇTEN DIŞA

Bugün her şeyi geride bırakmak istiyorum Elif. Her şeyi bir an için aşabilmek istiyorum. Geçmişimin izlerinden de,iç dünyamın karanlığından da uzaklaşmak istiyorum. Bazı duygular insanın hiç peşini bırakmıyor biliyor musun Elif hiç bırakmıyor. Öylesine kökleşmişler ki onları koparıp atamıyor insan.

Oysa güzel şarkılarım da var benim,aydınlık sözlerim de var. Peki öyleyse Elif neden hala bu koyu hale prangalanmışım. Bir halden başka bir hale geçmek için verdiğim bunca çaba neden aynı duvara toslayıp dönüyor. Elektronlar gibiyim bir üst halde ancak birkaç milisaniye durabiliyorum sonra yine eski hale.

“ Belki de hiçbir çaba göstermemelisin biliyor musun? Belki de tamamen teslim olman gerekiyor içinde bulunduğun hale. Tam olarak teslim olduğunda belki işte o zaman kurtulabileceksin.” Onu denemedim mi sanıyorsun onu da denedim. “Çalmadığım kapı kalmadı can evimden taşarak” buna emin ol. Belki de Elif biliyor musun ben bir seyyah olmalıydım. Uzaklara çok uzaklara gitmek istiyor canım. Çok bunaldım biliyor musun nasıl  bunaldım anlatamam.

“İçte yaşamasan bu kadar dışa çıksan biraz. Dışarıya çıksan.” Bak bahar geliyor. Ağaçlar çiçeklendi baksana,Ali Dedenin keçileri oğlakladı baksana şu şirinliklerine. Bambiye baksana ne kadar hareketli. Koştuğu zaman Bambi her şeyden azade koşuyor. Adeta boynuna sarılıyor insanın. Patilerini nasıl da veriyor hemen. Dediklerin doğru. Fakat dışarısı doğadan ibaret değil ki Elif. Dışarıda insanlar var Elif. İnsanlar var. Can yakan insanlar var. Kalp kıran insanlar var. Halden anlamayan insanlar var. Hiçbir şeyden anlamayan insanlar var.

Yıl 2008. Yer bende mahfuz. Sahne aynen şu Elif. Nabzı ikiyüzlere çıkmış tansiyonu yirmilere vurmuş gencecik bir oğlan. Hayatı ve gençliğini damardan ilaçlarda serumlarla, hastane odalarında bırakmış gencecik bir oğlan. Bu çocuğun tek derdi neydi biliyor musun iyileşip okulunu bitirip hayata atılmaktı. Hayata dönmekti onun tek gayesi. Ve döndü hayata.

Bu muymuş benim dönmeye çalıştığım hayat. Bu muymuş? Kötülüğün pespayeliğin nankörlüğün kol gezdiği, ademoğlunun arzı fesada verdiği bu hayat mıymış benim dönmeye çalıştığım. İnsanların Allah’ı unuttuğu, Allah rızası diye bir şeyin sırf gönüllerden değil hayattan tamamen dışlandığı. Hayatın canım hayatın dondurulduğu onun yerine hırsların küçük hesapların gönül kırıklarının hayal kırıklarının ikame edildiği bir hayat

“Bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu” derken Necip Fazıl neyi kastediyordu şimdi çok iyi anlıyorum. “Ey hayat süren leşler sizi kim diriltecek” derken kimi kastettiğini de çok iyi biliyorum artık. Soğuk sularla abdestimi alıyorum ve hüznümü Allah’a iletiyorum. “Kaldıysa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar kalmışsa birkaç ısrar ölümle yarışacak onların yardımıyla dünyamıza” acıyorum. Bir benim sayıklayan Adem’i imla eden adı demişti İsmet Özel. Benim payıma da Yakup Aleyhissam’ı sayıklamak düştü. Sigaramdan bir nefes daha alıyorum…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here