İç acılar iç açılar-1 | Barış Kavas | Hayatın İçinden

0
411
İç acılar iç açılar-1 | Barış Kavas | Hayatın İçinden
İç acılar iç açılar-1 | Barış Kavas | Hayatın İçinden

BARIŞ KAVAS

İÇ ACILAR,İÇ AÇILAR 1

İnsanı önemsiyorum ben. İnsanın temel acılarını her şeyden değerli buluyorum. Hikayem beni buraya getirdi. Yaşadığım “yürek burkucu gençlik döngüleri” insanın kendi içinde yaşadığı acılara beni duyarlı hale getirdi. Bunun bireycilik olarak anlaşılmasını asla istemem. Tam tersine insanın içindeki acılar dediğimde kendi içimdeki acıları değil tüm içteki acıları vurguluyorum. İnsanların muhtaç oldukları teselliye ulaşmaları için bir tutum içine giriyorum. Hüznü geriletmek ümidi öne çıkarmak amacım.

Biz bu dünyaya tekamül nasibimizi aramaya ve bulmaya geldik. Bu cümleyi “gözleri dolu dolu kalem” Ahmet Selim’den öğrenmiştim. Bu arayışın ismi değişiyor nefs tezkiyesi oluyor seyri suluk oluyor tasavvuf oluyor psikosentez oluyor adı ,varoluşçuluk oluyor spirütüealizm oluyor,isimler değişiyor arayış değişmiyor arayışın mahiyeti hiç değişmiyor; biraz daha Bütün olmak tek amaç ;yaraların şifa bulması hasretin son bulması amaç.

Bu arayış çok ifade edilebilir bir arayış değil . Yani tatma işi. “Tadan bilir” hikmetine mebni bir serüven. Ama şu kadarını söyleyebilirim. Ben çapraz okumalar şeklinde gidiyorum bir yıldır bir taraftan kişişel gelişim(spiritüel ekoller) bir taraftan risale-i nur bir taraftan psikoloji-felsefe okuyarak gidiyorum. Ve tüm bu ayrı disiplinler içinde öyle bir ortak frekans yakalıyorum ki sırf bu keşif benim tüm yaralarıma merhem oluyor. Okuduğum bilişsel terapi kitabında 21.Sözden bir cümleye rastlıyorum,Eckhart Tolle okurken “vezkurûllâhe kesîran leallekum tuflihûn” ayeti aklıma geliyor bir anda. Bir hazine bulmuş gibi seviniyorum o anda. O aynı beste;Bestelerin Bestesi farklı enstrümanlarla icra ediliyor; farklı tınılardan aynı notaların terennümü…

Tüm okuduklarımdan şuna varıyorum. Biz olaylara tepkimiz itibariyle olumsuz ,negatif reflekslere çok meyilliyiz. Ve bu olumsuz refleksleri adeta otomatik olarak veriyoruz. Burada nefsi emmare belirleyici kavram. Bununla birlikte insanın tüm alt benlerinin idrakinde olması çok önemli. Mustafa Merter’in Dokuz Yüz Katlı insan tesbiti çok yerinde. Daha kompakt bir halde Mod Terapisinde de buluyoruz aynı yaklaşımı. Tüm bir kainat bir insan tekinde serimleniyor. “Boşuna gezmişim yok tabiatta/İiçimdeki kadar iniş ve çıkış” derken Necip Fazıl bu hakikate mi işaret ediyordu? Necip Fazıl şiirinin taşıdığı metafizik psikolojik derinliğin Modern Şiirde daha yakıcısı günümüzde yazılan şiirde kimse tarafından tevarüs edilmediği gerçeği acıdır ve fakat konumuz itibariyle bahs-i diğerdir değinmekle geçiyorum. Evet bir insan, yalnızca bir insan teki sayısız hali,ruh halini;alt kişiliği,modu bünyesinde barındırıyor. Bütünlüğe varış ise tüm bu hallerin bir orkestraya dönüşebilmesi. Yani bir ahenk’i yakalama, istikamet içinde çiçeklenme….

İnsanı önemsiyorum evet. İnsanın hüznünü önemsiyorum insanın korkusunu önemsiyorum. İnsanın arayışını önemsiyorum insanın acısını. Kendimi evinde patlayan su borusunu tamir etmeye çalışırken define bulan adama benzetiyorum. Başka bir açıdan ise yaralanan parmağına merhem ararken tüm yaraların merhemini bulan adama. Bundan sonra işte o adamın maceralarını okuyacaksınız. İç acılar iç açılara dönüşürken Bütün’e biraz daha yaklaşırız kim bilir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here