Hüseyin Akın’ın ‘Yan Tesir’ Adlı Şiir Kitabı Üzerine Değiniler | Kadir Korkut | Bir Şiirden

0
1344
Şair-Yazar Hüseyin Akın

KADİR KORKUT

HÜSEYİN AKIN’IN ‘YAN TESİR‘ ADLI ŞİİR KİTABI ÜZERİNE DEĞİNİLER

Şairlerin birçoğunun çok konuştuğu ama az söylediği bir dönemdeyiz. Söylemek eylemi, şiiri tarih çitinden öteye, o ağız değmemiş pınara kadar götürüyor. Söylemek çünkü kaleme gerek duymadan kalbin lezzetini damağa, oradan da söze getirmek demek. Bu kadim kelime kendisiyle beraber yazı öncesi bir imi beraberinde taşırken, tam da günümüzde yazılan geveze ama ne dediği anlaşılmayan şiirin panzehri olarak da edebiyatseverlere umut saçıyor. Çünkü söyleyen şiirle ancak ruh kendinden bir şey koparıldığını kavrayabilmekte ya da ona kendinden olmayan bir şeyin ilave olduğunu sezebilmekte. Şule Yayınları’ndan çıkan son şiir kitabı ‘’Yan Tesir’’ ile Hüseyin Akın ‘’söylemek’’ derdini taşıdığını ve bunu büyütüp okura da bulaştırmak istediğini gösteriyor.

Akın şiirlerini ritmik bir çizgide koşturuyor. Koşturuyor diyorum çünkü onun şiirlerini okurken insan, hareketli, muzip bir atmosferin içinde o hızla bir karşılığı olan özün buluşma neşesini yaşıyor. Akın sesini gelenekteki mani-türkü tonuna yaslıyor.

Su büyük konuşur hava sıradan
Yürütmez insanı ateş kovalar
Boğazına kadar batmış yeryüzü
Uykusunu alamamış ovalar
Kim gelmiş de kim sağ çıkmış buradan

Bu müzikal altyapı modern günün şartlarına yaklaşınca burada karşımıza Hüseyin Akın’a has diyebileceğimiz bir şiir-karakter çıkıyor. Söyleyeceğini sakınmadan,  en doğal şekliyle ifade eden direkt bir şairle karşılaşıyoruz onun şiirinde.  /Yani sen şimdi bana ‘abartma’ mı diyorsun?/ Abartsaydım seni ben gökyüzünü öperdim/ Akın’ın şiirde kalbi terse yatıran imgeler peşinde koştuğunu söylemek malumu ilana kaçsa gerek. Beklenmeyeni olağan kılan bir kalemi var Akın’ın. /Güzel bir rüya gördüm içinde sen de vardın/ Üşüyen dut kuşunun üstünü örtüyordun/

Yan Tesir, Şule Yay. Hüseyin Akın

Öz itibariyle kaybetmeyi salık veren, kaybolmayı arzulayan bir şair. Bunu hem katıldığı söyleşilerde hem önceki şiirlerinde hem de Yan Tesir içindeki dizelerde ayan kılıyor. /Bırak gözü açıklar hayatı sobelesin/ /Yok çünkü kendimden başka kaçacak bir yerim/ ve /Güç ver Tanrım, sabır ver bu parkuru geçince/

Şair şaşkınlığını, dünyaya gelmiş bulunmasındaki hayreti dilinden düşürmüyor. Hüseyin Akın’ın kendisine bir başlık atılsa bu ‘’hayret’’ olabilir. /Niye geldik dünyaya? Damatlık beğenmeye/ /Ömrüm erdi yatsıya, ben akşamı kaçırdım/

Akın tüm bu günün içine sinmiş anları bir koleksiyoner gibi toplayıp şiir defterinde sergiye açıyor. Bunu yaparken de bazen lirik, içsel bir sese bazen de konuşkan çabuk bir dile evrilebiliyor. Şairin bu geçişken yapısı ondaki ruhi dönüşümlerin de izlerini mi taşıyor sorusunu getiriyor hemen akla. /Yazdığım son şiirde hep bağırmak isterdim/ Madem yumruk vurmadın canım neden yanıyor?/

Şairin olgunluk döneminde dahi o ilk gençlik hevesiyle şiir söylediğini sezebiliyorsunuz. Akın her ne kadar okulda, sokakta, hayatta arka planda kalmış; bunu kabul etmiş ve hatta bununla gururlanmış bir insan olsa da, şiirde bu yönünü dile getirip o anlardan intikam almasını da biliyor. Belki böylece bir dolaylı yüzleşme ve rahatlama yaşıyor. Şiir birçok edebiyatçıda olduğu gibi ıskalanan hayatı başka bir dalından tutma onda. Bunu dizeye getirdiği kırık sesten anlamak mümkün.

Kalabalık şiir ortamında iyi şiirin de basit bir genelleme ile gözden kaçtığını, okuruyla buluşamadığını biliyoruz. Hüseyin Akın şiirdeki ısrarcı tutumuyla, şiirindeki örgü kalitesiyle o vasatın dışında tutulmayı bekliyor.  Son kitabı Yan Tesir de bu ayrıcalıklı ilgiyi hak ediyor. Dilerim hem Akın’a ve Şule Yayınları’na hem de Türk edebiyatına dalında okurlar kazandırır bu kitap.

{Eleştiri Haber}

http://www.kitapyurdu.com/kitap/yan-tesir/424609.html

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here