Güler Şen’in “7Ayna” Adlı Kitabı Üzerine Yorumlar | Aydan Yıldız Güneş Yazdı…

0
171

Aydan Yıldız Güneş

Güler Şen’in “7Ayna” Adlı Kitabı Üzerine Yorumlar                                                                                    

Kitabın içeriği (7) ayrı hikâyeden oluşmakta olup, toplumun hakikat yaralarına parmak basmaktadır. Genelde varoş kesimlerin kadını değersiz bir varlık gibi görüp, istediği gibi ezip hor kullandığı meselelerini ele almıştır. Ele aldığı konuları açık seçik vurgulayarak, gizli saklı ne yaşanmışsa, kadına nasıl haksızlıklar yapılmışsa hepsini tek tek anlatmıştır.

         Kitabı okuduğumuzda çok kolay bir kitap olmadığını görüyoruz. Okuyanı nasıl etkisi altına alıp, yaşananları esefle hayrete sürüklemişse, eminim yazarını da etkisi altına alarak, kitabın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Kadının her alanda çilesini açık seçik ortaya koyarken, kocanın da nasıl acımasızca zevki uğrunda kadını köle gibi kullandığını kitabında anlatmıştır. Kendi yuvasında kendi eşinden tecavüze uğrayan kadınları sergilemiştir. O insanların anlaşılamamalarını, her acıyı içerisine gömüp yuvası için mücadele edişini, çocukları uğruna verdiği savaşını sergilemiştir. İnsan yerine dahi koyulmadan söz haklarının olmayışını, sevme, sevilme haklarının olmayışını ve aile ne derse onu yapmak zorunda oluşunu sergilemiştir. Kadının insanlığına değer verilmeyerek, çileler içinde güdülüşünü alenen kitabında aktarmıştır.

        Sevgili yazarımız kitabında çocuk istismarı hikâyelerine de yer vermiştir. Kitap bizi ne yazık ki, aile içinde cinsel istismara uğrayan çocuklarla tanıştırıp hayrete düşürmüştür. Kendi dedesinden hatta kendi ağabeysinden istismara uğramış çocukları ele almıştır. İnanılır gibi olmasa da, içinden lanetler ederek okuduğum bu kitap, gerçekleri gizlemeden alenen anlatırken, o insanlara tüm benliğimizle isyan ediyoruz. Yüreğimiz duymakta zorlansa bile o çocukların kurtuluşunu hayal ediyoruz. Sırf o yüzden sona doğru yelken açıyoruz. Çok şükür görüyoruz ki istismarcılar nihai adaletin kollarına düşüp gitmişler de, o çocuklar da bu halden bertaraf olmuşlardır. Nihayet her birini kurtulmuş evlilik yapmış olarak görüp rahatlıyoruz. Fakat bu yaşadıkları ve korkutularak kimseye bahsedemedikleri olayları kitap olarak önümüze serili buluyoruz. Tabii keşke hepsi böyle kurtulup hayata tutunmayı başarabilselerdi. Kimini zarar veren biri olarak görebilirsiniz, kimini hayatın boşluklarında madde bağımlısı olarak bulabilirsiniz. Belki herkes onlar kadar şanslı olmayıp, kurtulmayı başaramayıp, karanlıklar içinde kaybolan ne çocuklarımız olduğunu düşünebilirsiniz.

        Bütün bunları öğrenmek bize neyi kazandırır? Annelerin evlatlarını artık gözünden başkasına emanet etmemeyi mi? Her gördüğüne kuşkuyla güvensizlikle mi bakmayı öğretir? Tabii ki değil fakat her konuda dikkatli olmayı öğretir. Uygun bir dille evladına anlatıp kendisini korumayı, bunu başaramadığı durumlarda ailesine korkmadan anlatması gerektiğini öğretir. Ya çocuğun ailesinde böyle çirkin bir olay varsa çocuk ne yapsın? Tabii ki polise gidecek fakat bu çocuğa onu nasıl anlatabilirsin? Kimin haberi olur? Kim anlatabilir? Aile insanın en özeli iken içersinde dönen böyle çirkinlikleri kim bilebilir? Bu çocuklar bilmediklerinden hayatı böyle kabul edip, kendi çocuklarına da uygulamasınlar diye bu tip çirkin hadiselerin dinimizce haram günah olduğunu kim anlatabilir? Ne yazık ki içler acısı durumlar yaşanıyor ve bu hayatlardan kaçımızın haberi var? Bazı kadınlarımız daha küçücük yaşlarında her şeye maruz kalırken, kimler yarasını tedavi edip ayağa kaldırıyor? Biz toplum olarak hangi doğruları haykıra haykıra anlatmalıyız? Anneler, babalar ve öğretmenler çocuğu eğitirken, onun ruh halindeki çığlıklardan ne kadar haberi var?

         Bu olaylar ender de olsa hayvanlar âleminde bulunan, doğurup sonra yavrularını yiyen köpeği hatırlatır. Dünyaya getirdiği evladı kendi elleriyle harcayan kişi tıpkı o hayvan misalidir.  Bu vahim hal bana şu kıssayı da hatırlatıyor: Adamın biri dönemin âlimine gidip, “Efendim ben kendi yetiştirdiğim ağacın meyvelerinden yiyebilir miyim?” diye sorduğunda evde yetiştirdiği kızını vurgulamadan kurnazlıkla, olumlu cevap alabilmek için sormuştur. “Tabii ki yiyebilirsin evladım, kendin yetiştirdiğin meyveden niye yemeyesin? Sen de yersin evdeki herkes de yer, hatta komşularına da ikram edebilirsin.” Bu kıssada kötü niyetli kimselerin her türlü oyuna soyunduğunu üzülerek görürsünüz.

        Kanaatimce bu konular bastırılıp kapatılmamalıdır. Mademki başkalarının nefsi uğrunda yara alan masum çocuklarımız vardır. Alenen uyarılarak, çocukların zarar görmesini engellemeliyiz. Geleceğimizin çocuklarını doğru yetiştirmek anlamında çalışmalar yapmalıyız. Okullarımızda eğitimcilerimiz, rehberlik hocalarıyla çocuklarımıza kendilerini koruyabilmenin kurallarını bir ders niteliğinde anlatmalıdırlar. Eğer gelecekte, hayatı yanlış algılayan ve yanlış uygulayan bir millet türemesini istemiyorsak, bu bizim yegâne görevimiz olmalı. Aksini uygulayıp gözümüzü kör, kulağımızı sağır edersek, üstünü örtüp gidersek, kendi ellerimizle olayların çoğalmasına izin vermiş oluruz. Bu da toplumun ziyan olup çöküşüne sebebiyet verir.

          7 Ayna kitabını okuduktan sonra, toplum olarak görevimizin çoğaldığını, anne baba olarak, eğitmenler olarak bize çok fazla görevler düştüğünü görüyoruz. Bunu anlamak için özel bir çabaya gerek yoktur. Çünkü kitap olarak önümüze serilmiştir. Şimdiye kadar gizli kalan, ört pas edilen her şey su yüzüne çıkmıştır. Bizim de burada üzerimize düşen görevi yapmamız gerektiğine inanıyorum. Kız çocuklarımızın çok önemli olduğunu ve onların en doğru, en güzel eğitimleri alarak hayata atılmaları gerektiğine inanıyorum. Çünkü kâinatta her varlığı dişi doğurur, besler ve eğitir. Bu kitaptan sonra en büyük yatırımın kadına yapılması gerektiğini anlarsınız. Eve kapatılan, bastırılan kadından ancak bastırılan haklarını savunamayan, harcı âlem olan çocuklar elde ederiz.

        Sevgili yazarımızın araştırmaları bu doğrultuda olup, ikinci kitabını da çıkarmıştır. İkinci kitabı da istismara uğrayan erkek çocuklarımızın üzerine yazdığı (18+3) kitabıdır. Dileğim çocuk istismarlarına fırsat vermemek için çocuklarımızı en doğru yolda yetiştirelim. Utanıp, gizlemeyelim. Ne kadar gizlenirse, çaresini engellemiş olduğumuz gibi, olayın geniş kitlelere sıçramasına meydan vermiş oluruz. Konuları en uygun dille anlatıp, insanların farkında olmasını, her ne olursa olsun yanlarında olduğumuzu, kendilerine vereceğimiz destekle belli etmeliyiz. Şimdilik bu görevi sevgili yazarımız Güler Şen Hocamız yüklenmiş durumdadır. İnşallah bundan sonraki çalışmalarını da en güzel şekilde ortaya koyup, insanları uyandırmaya devam etmesini diliyorum. Bu konularda çalışmalarının ve başarılarının devamını dileyerek sevgilerimi sunuyorum.                                                                                          

Kitabın adın: 7 Ayna

Kitabın yazarı: Güler Şen

Kitabın sayfası: 198

Kitabın yayınevi: Festival yayın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.