Fatma Türkdoğan Eleştiri Haber için yazdı…

0
599
Fatma Türkdoğan Eleştiri Haber için yazdı...

FATMA TÜRKDOĞAN YAZDI…

ÖLÜ KÂHİNİN GÜNLÜĞÜ

Berat BIYIKLI / 7 İklim Yayıncılık

Fatma Türkdoğan Eleştiri Haber için yazdı...

Berat Bıyıklı’nın ilk kitabı olan“Ölü Kâhinin Günlüğü,” “Adamın Öyküsü”adlı ilginç bir şiirle başlar. Kısa ve öz olarak bir yaşamı simgeleyen dizelerle; 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı Montaigne’ye, 20.nci yüzyılın ilk çeyreğini etkilemeyi başaran sembolizmin öncülerinden Türk şairi Ahmet Haşim’e atıfta bulunur Berat Bıyıklı. 1990 İstanbul doğumlu şair, İstanbul Üniversite’si Fars Dili Ve Edebiyatı bölümünde halen öğrencidir. Yaklaşık 5 yıldır çeşitli dergilerde yazı ve şiirleri çıkan Berat Bıyıklı yayımladığı şiirlerini ve yeni şiirlerini bu kitapta toplamıştır.2010 yılından itibaren şiirleri, Yedi İklim dergisi olmak üzere Türk Dili ve Birnokta gibi dergilerde yayımlanmış. Şair, şiir serüvenine halen Yedi İklim dergisinde devam ediyor.Kitap üç bölümden oluşuyor:“Giriş bölümü,” kitabın da ismini taşıdığı “Ölü Kâhinin Günlüğünden” bölümü ve son olarak da “Oryantal Düşler” bölümü. Kitapta birbirinden kaliteli otuz şiir bulunuyor. Ayrıca üç şahsa ithaf edilen şiirlerin yanında mültecilere ithaf edilen şiir –Karabasan- dikkat çekicidir. “ey derin ve dingin sular / size selam olsun! / ve aksak bir ritimle üstüme yıkılan yağmur / nedir o belleğimize düşürdüğünüz mahcup imge / ey ayıplanmışları dünyanın şehrin yabancıları muhacirler / işte; güneşe karşı gerinen bir ırmak gibi akıyor güneşin kundağında / katledilmiş ve fakat mağrur bir kafile / mahzun bir ziyaretgâh gibi kalbiniz duruyor hicretin izinde.” Kitaba isminiveren, “Ölü KâhininGünlüğünden”adlı şiirde ise şair umudu; imgeleme açısından zengin ve düşsel anlatıma yakışan felsefik bir bakış açısıyla anlatıyor okura. Şair, “Yağmurlu Gecelerde” adlı şiirinde ölümü; “Bir serçe ürperir gibi anidir ölüm,” dizesiyle ne kadar da gerçekçi anlatır. Aynı şiirde adına yaşam denen hayatı dört dizeye sığdırır: “Yalınayak bir geceyi ört üstüne çocuk / dalmadan evvel bir gülüş de yıldızlara savur / babandan yaşını çıkar hep yağmurlu günlerde / kalan senin ömründür / ilmek ezelden çözülüdür.”“Oryantal Düşler” adlı son bölümde ise uzun cümlelerederin anlamlar yüklenmiş, anlatıya yakın şiirlere yer verilmiş.Son bölümde dikkat çeken başka bir şiir ise “İvme” adını taşıyor: “Dur ve düşün düşün ve bekle. Bir yerde müstakil bir çekirdek kabarıyor kendi kendine. Yaprağın kalın ve ince damarları üzerinde yürüyen, yürüdükçe bilinen damlayı işit. O sensin işte! / Yürü ve bocala! Evet, bocala ve silken / İşbu bilinmeyen bilenin en orta yerinde / Kül ve ateş ve madde ve gayrı madde.”

Mekân, zaman, konu bakımından zengin, felsefik ögelerle bezeli, essiz imgelerle güçlendirilmiş, sarsıcı şiirlerin yer aldığı okunası bir kitap.

TEN ve GÖLGE

Ercan ATA / Ötüken Neşriyat

Fatma Türkdoğan Eleştiri Haber için yazdı...

Türk Edebiyatı’nın tartışmasız en güçlü damarı olan şiir de Ercan Ata imzalı şiirler büyük bir yer tutuyor. Çünkü kendisi ödüllü bir şair… 1993 yılında “Cahit Zarifoğlu ŞiirBirinciliği” ve 1995’te “Altın Koza Dadaloğlu (Altın Koza Film Festivalinde şiir dalında) ÖzelÖdülleri”nin sahibi oldu.1973 Edirne doğumlu olup Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunudur.Uzun yıllar Yedi İklim, Ayna ve İnsan, Temrin, Dergâh, Türkü gibi dergilerde şiirleri yayınlanan Ercan Ata şiirlerini “Ten ve Gölge” adıyla çıkarttığı şiir kitabında toplamıştır. “Atlılar Dergisi” tarafından en iyi şairler arasında gösterilmiştir. Çeşitli mecralarda köşe yazıları yazmıştır. Birkaç arkadaşıyla birlikte Çorum Haber’de, kültür ve sanat sayfasını hazırlamıştır. Yayınlanmış Türkçe Ders Kitabı mevcuttur. M.E. B. öğretmenlik yapmaktadır. Kitapta yer alan şiirler “Giriş ve Yeni Çağa Şiirler” başlıkları altında olup yirmi üç adettir. En kısa ve en özel şiiri sevgili eşi “Fatma” için yazdığı şiirdir: “Eşim Fatma’ya / En güzel şiir henüz yazılmamış olandır…”Şiirin sonuna konan üç noktanın yerini dolduracak bilgilerin şifresini şair kendine has üslupla dipnot olarak düşer. Yücelten, kutsayan bir lisanla anlattığı kadını, “Dudaklarında Gül” adlı şiirinde şöyle niteler: “Sen ey kadın / yalnızca sen / aşkın beni vurduğu saatlerde / tek sendin ruhumu okşayan / Her sabah güllerle geldin / güldün, gül-ü ranâ / rengini verirken zamana / ne güzeldin.”“Ten ve Gölge” şair tarafından “Gürz” adlı şiirin bir mısraına nakşedilmiş. Anlam derinliği olan bir şiir: “ Doğuya, batıya, sazlara ve rüzgâra / ulanıyor tüyden hafif nağmeler / berrak gölgesi kırılıyor suda / alevler kalbini sardığında / Ten ve gölge / yanar altın nakışlarla / kıyıya vurduğunda bir kadın cesedi / Dudaklarında ölümün şarkısı / gülersin gün doğar.” Ahmet Haşim’den, İsmet Özel’e uzanan çizgideinsanî duyarlılıklar ile muhayyilemizin ürünü olan semboller arasındaki gerilimli ilişkiyi hissedebileceğiniz Ercan Ata şiirlerini okumak isteyenlere tavsiye edilir.

LEYL-İ EFRUZ

Seda YÜKLER / Regulus Yayın Evi

Fatma Türkdoğan Eleştiri Haber için yazdı...

Şiiri; insanda güzel duygular uyandıran, onu bir ruh hâlinden başka bir ruh haline götüren,duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılan sanatlı sözler olarak tanımlayabiliriz. Ölçü, mısra, ahenk gibi unsurları ihtiva eder; lirik şiir, kahramanlık şiiri, didaktik şiir, dramatik şiir, pastoral şiir, satirik şiir gibi türleri vardır. Cahit Sıtkı Tarancı şiirin hikâyesini şöyle zikreder: “Şiir, kelimelerle güzel şekiller kurmak sanatıdır, başka bir şey değildir. Ama kelime nedir? Annedir, dosttur, hasrettir, hayaldir, yani bir manası, bir çağrışımı, bir gölgesi, hatta bir rengi ve tadı olan nesnedir. Kelime, insanoğlundan haber verir, insanoğlunu işlemek her sanatkârın boynunun borcudur. İnsanoğlu, dünyanın en zengin madenidir. Kelime dedik ama kelime boş bir kalıp değil ki… Şairin hisleri, fikirleri, hayalleri, dünya görüşü, felsefesi, şahsiyeti, her şeyi şiirde belli olur. Şu var ki kelimeleri tanımak, sevmek, okşamasını bilmek lâzım. Hangi kelime hangi kelimeyle yan yana geldiğinde nasıl bir ışık peyda olur? Bunu bilmek lâzım.”Leyl-iEfruz,” şair, eğitimci-yazar Seda Yükler’in ilk kitabı. 14 Haziran 1986 İzmir, Yeşil Tire doğumlu. Balıkesir Necati Bey Eğitim Fakültesi mezunu, Türkçe Öğretmeni olarak görev yapıyor. Hece ve serbest ölçülerde şiir, deneme, hikâye, makale türlerinde eserleri mevcuttur. “Yazmak, yalnızlığın tek düşmanıdır” felsefesini benimseyen yazar evli ve bir çocuk annesidir. Seda YÜKLER kitabının önsözünde Leyl-i Efruz’u şu şekilde tanımlar: “Gözyaşları içinde geçen gecelerimin yegâne parıltısıdır. Varoluşumun, özlemlerimin, hüsranlarımın, acılarımın, mutluluklarımın anlam bulduğu, somutlaştığı tek gerçekliktir. O, harabemin ve kimi gecelerde üzerime gelen gölgelerin tek aydınlığıdır.”(s.5) Sözlük manası; gecenin gizemini taşıyan şule, parıltı, aydınlatan, parlatan, tutuşturan olan ve kitaba adını veren Tülay Demir’e ait “efruz” adlı şiirdir: “Sen mahmur mum ışığı ben ise leyl-i efruz / elbet bir gün sönecek loş bir hayatta kuluz / ağır aksak yürürken mazinin kadranında / boğulduk tek bir damla ihanetin kanında / yavaş yavaş sön artık basmadan yarama tuz / sen bir mahmur mum ışığı ben ise leyl-i efruz.”(s.6) Çocukluk yıllarını donanma kenti Gölcük’te geçiren ve 17 Ağustos 1999 depreminden sonra kenti terk eden şair Seda Yükler’in yüreği ve manevi dünyası yara almış, hayatını iki aşamada değerlendirmiş: “Fay hattından önce ve fay hattından sonra” olmak üzere… “Yarasın Bende Ağustos” adlı şiirinde o acı günlere gönderme vardır: “En çok çocuklar ağladı / en çok analar, babalar / ölümü iki geçiyordu, mühürlendi ağustos / siyah kurdele yerleşti zindan geceye / hiç kimse duymadı ölümün ayak sesini / her yer toz duman, anılar talan / hiçbir soru bu kadar acı vermedi / hiçbir cevap böyle sessiz değildi / orada kimse var mı?” (s.99) Birbirinin devamı olan şiirleri mevcuttur kitapta. “Yetimhaneden Mektuplar, Lâl-ü Feryat, Düşleri Çalınan Çocuklar, Lâl Mektuplar, Aşk Yolunda” “Yetimhaneden Mektuplar” adlı şiirinin iki dizesi “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” tarafından “koruyucu aile” logosu olarak kullanılmıştır. Hayatın her kesitinden, insanın her hâlinden bahseden yetmiş dört şiirin yer aldığı okunası bir kitap.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here