Erdal Noyan | Manastır’ın Eski Çamları | Hayatın İçinden

0
132

Manastır’ın Eski Çamları

Erdal Noyan

Pelagonya Bölgesi’ndeyiz.

Pelister Dağı’nın eteği. Dragor Irmağı’nın kıyısı

Az sonra Manastır’a (Bitola) gireriz.

Osmanlı yönetimiyle Sultan 1’inci Murat’ın komutanlarından Timurtaş Bey eliyle 1382 yılında tanışan Manastır, Balkan Savaşları’ndaki yenilgiler sonucunda 1912 yılında Osmanlı’nın elinden alındı.

Makedonya’nın tümü nasılsa, Manastır da öyleydi.

Belki daha çetrefildi.

Kazım Karabekir, Hayatım adlı kitabında durumu, “Manastır vilayeti evvelce bizden ayrılan milletlere mensup ırklarla karmakarışıktı.” tümcesiyle ortaya koymuş.

Manastır henüz Osmanlı’daydı ancak içindeki Balkan halklarının gönüllerini bağladıkları devletler oluşturulmuştu.

Karabekir’i dinleyelim: “Bulgar, Sırp, Rum, Ulah milletleri. Her birinin teşekkül etmiş bir hükûmetle maddi manevi rabıtaları vardı. Kökleri oralardaydı. Bunlar, dallar ve meyvelerdi. Daimi olarak kökler sulanıyordu.

Manastır’ın kendisi küçüktür, önemi büyüktür.

Osmanlı Devleti’nin Avrupa bölümünü kapsayan Rumeli Beylerbeyliği’nin merkeziydi.

Padişah 2’nci Abdülhamit’e İkinci Meşrutiyet’in dayatıldığı şehirdir.

İttihat Ve Terakki Örgütü’ne güçlü destek sağlayan bir bölgeydi.

Cemal Kutay, Prens Sebahattin Bey adını taşıyan eserinde, İttihat Ve Terakki’nin “mukaddes kıblelerinden biri” diyor.

İsmail Akbal’ın Derin Cinayetler adlı kitabında, Örgüt’ün “vurucu gücünü oluşturan şubesi” olduğu vurgulanıyor.

Avrupa’da Osmanlı Mimarî Eserleri isimli yapıtın metin yazarı Ekrem Hakkı Ayverdi’yse, kuşkusuz İttihat Ve Terakki kaynaklı eylemlerden dolayı, “vatanın başına acılan gailelerin merkezi haline getirilen meşhur Osmanlı şehri” sözcüklerini kullanıyor.

Örgüt’ün Manastır Şubesi’nde görev alanlardan bazılarına yalnızca Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde değil, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da etkili görevler verilecektir.

Bu kişilerden biri olan Kazım Karabekir’in İnkılap Hareketlerimiz başlığı altında yazdığına göre, kendisi de İttihat Ve Terakki içinde etkin bir üye olarak çalışmış, Enver Bey’le (Paşa) birlikte Manastır merkezini kurmuş ve o yöre örgütünü düzenlemiş.

Atatürk’ün Nutuk’ta andığı Manastırlı Hamdi’nin özel bir yeri vardır Kurtuluş Savaşı’nda.

İstanbul’da çalıştığı yer İngiliz askerlerince işgal edilene dek gönderdiği telgraflarla Ankara’ya bilgi vermeyi sürdürür. Nutuk’ta anılan son telgraf 1920 yılı Mart ayının 16’sında çekilmiş.

Atatürk Manastırlıyı şu sözlerle övüyor: “Bu hamiyetli ve cesur, Manastırlı Hamdi Efendi olmasaydı, İstanbul felâketinden kim bilir haber almak için ne kadar intizarlar içinde kalacaktık.

Manastır nedense, Edip Cansever’in Manastırlı Hilmi Beye Birinci Mektup, Manastırlı Hilmi Beye İkinci Mektup, Manastırlı Hilmi Beye Üçüncü Mektup başlıklı şiirlerini de hatırlatıyor bana.

Kent, uzun bir caddenin çevresinde yayılıyor.

Tito’nun büstü de konulan caddenin haritadaki adı Meraşal Tito (Marshal Tito). Fakat halk arasındaki adı Şirok Caddesi. Siz isterseniz Hamidiye Caddesi de diyebilirsiniz.

Yakınlarda bir diziyle gündeme geldi.

2007 yılının Eylül ayında ekrana gelmeye başlayan Elveda Rumeli adlı dizide Kaymakamlık olarak kullanılan yapı Manastır’ın içinde. Dizinin çekildiği Pürsıçan ise Manastır’ın bir köyü.

Manastır’a 1993 yılında gelen Füruzan, Balkan Gezisi adıyla kitaplaşan yazılarından birinde, “Yoksullaşan bir kent burası, hemen görülüyor.”  diyor ki görüntü aynı sayılır.

Fürüzan’ın sonraki sözleriyse gönendiriyor burasını: “Ama öylesine etkili bir güzellikte ki, unutulmuş, değerli bir mücevher kutusu gibi tozlanmış, ama pırıltısı örtülmüş yalnızca.

İshak Çelebi Camisi’nin tozu alınıyor.

Geçmişi 1506 yılına dayanan Cami’nin onarımına başlanmış

Çevresi perdeli. Bahçesindeki kocaman levhada “Manastır İshak Çelebi Camimi Restorasyon Projesi” yazıyor. Onarımın öncüsü T.C. Başbakanlık Türk İşbirliği Ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA). İşi bir Türk firması yüklenmiş.

1558 yılından kalıt Yeni Cami tozlu duruyor.

Duvarındaki tanıtım levhasında, “The Mosque Mehmed Efendi Yeni” yazan caminin -belli ki artık müze- içini görmek istiyorum. Kapı duvar! Tanıtım levhasında Makedonca ve Fransızca bilgi de bulunuyor.

Osmanlı’dan kalan başka neler var Manastır’da?

Saat Kulesi, Bedesten, Haydar Kadı Camisi, Askerî Lise.

1609 yılı yapımı Saat Kulesi’nin tepesine Ortodoks Haçı konulmuş.

Bilinen atasözüdür: “Eski çamlar bardak oldu!

{Eleştiri Haber, Mart 2019}

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here