Ellili Yıllarda Edebiyat Ortamı: Toplumculuğun Modernizmle Dansı | Aslı Uçar | İktibas

1
380

Türkiye’de 1980 sonrasında eleştirel tartışma yürüten kamusal topluluğun yok olması ve kitlesel basına geçiş, ticarileşme ve tekelleşme gibi olgularla açıklanabilse de edebi kamunun çözülmesini, edebiyat dergilerinin tekelleşmesi veya ticarileşmesine bağlamak güçtür. 1950’lerde başlayan modernist içe dönüş edebiyat ve sanatla sınırlı kalmamış, edebiyat dergilerini ve ortamını da içine almış gibidir. Günümüz edebiyat dergilerindeki birçok uzmanlaşmış makale, modernist romanların yalnız karakterleri gibi, içlerinde bulundukları dergi ortamına yabancılaşmış; diğer yazılardan bağımsız bir şekilde, şizoid dünyalarına gömülmüştür. Yeni akımların ortaya çıkmayışı kadar, dergilerin güncel edebiyata görece ilgisizliği, tartışma ve polemiklerin olmayışı da günümüz edebiyat ortamını ellili yıllara kıyasla bir çöle çevirmiştir. Mustafa Celep’in “Türkiye’de Edebiyat Ortamının Genel Görünümü ya da Kavga Dergileri Neden Yok” başlıklı makalesinde belirttiği gibi, günümüz edebiyat ortamı cansız ve kavgasızdır. Bu cansızlığın en büyük nedenlerinden biri, ellilerden bu yana toplumcu yaklaşımların ana akım edebiyat ortamından giderek buharlaşmasıdır. Günümüz edebiyat ortamındaki bu cansızlığı meydana getiren maddi koşulların araştırılması, kuşkusuz, başka bir yazının konusudur. Öte yandan, bu durumun Türkçe edebiyata özgü olmadığını da belirtmek gerekir; zira İngiliz Marksist eleştirmen Terry Eagleton da 2007 yılında The Guardian gazetesine yazdığı makalede İngiltere’nin politik açıdan güdümlü yazarlardan oluşan uzun ve zengin geleneğinin sona erdiğini ilan etmiştir. Türkiye’de ellili yıllardan itibaren başlayan sanat, edebiyat ve dergicilik alanlarındaki uzmanlaşma ve 80 sonrasında toplumculuğun eski etkinliğini yitirmesi gibi nedenlerden dolayı, benzer bir durum günümüz edebiyat ortamı için de söz konusudur.

[Aslı Uçar, Ellili Yıllarda Edebiyat Ortamı: Toplumculuğun Modernizmle Dansı, s.484]

[Kaynak: Türkiye’nin 1950’li Yılları, Haz: Mete Kaan Kaynar, İletişim Yay. 2015., İst.]

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here