ELEŞTİRİ HABER’E BAŞLARKEN YA DA ELEŞTİRİ KORKULACAK BİR UĞRAŞ ALANI DEĞİLDİR…

0
1233
www.elestirihaber.com Kültür-Sanat-Edebiyat

ELEŞTİRİ HABER’E BAŞLARKEN YA DA ELEŞTİRİ KORKULACAK BİR UĞRAŞ ALANI DEĞİLDİR…

Poetik Haber (2010-2017) 7 yıllık bir yayın hayatından sonra ‘’Eleştiri Haber’’ adıyla yoluna devam ediyor. Poetik Haber’i uzun veya kısa ay farklarıyla hasbelkader sürdürme gayretinde olduk. Bu yayın sürecinde insanî ilişkiler bağlamında çokça yara aldığımız gibi yeni yeni dostluklar da kazandık. Bazen epey yorulduk, ‘’tamam mı devam mı’’ aşamasına geldik, bu süreçte tanıdık tanımadık birçok edebiyatçının olumlu-olumsuz tepkilerine uğradık, tanık olduk, ‘’yılmak yok, yola devam’’ kararından sonra Eleştiri Haber’imiz doğdu ve biz de Eleştiri Sanatına olan inancımızla yolumuza yeni dostlar ve güzergâhımıza yeni yazılar ekleyerek ‘’kültür haberciliği’’ yayın kolunda nadirattan bir yayıncılık olarak yerimizi almanın gereğiyle kolları sıvadık, eleştiri oklarımızı sivrilttik, kalemlerimizin ucunu yonttuk, Eleştiri Not Defteri’mize Yeni bir sayfa açarak ‘kalp eser’i ‘altın eser’den, ‘gümüş eser’i ‘bakır eser’den ayırt etmenin eleştirel bilinciyle siz seçkin ve nitelikli okur yazar topluluğunun karşısına çıktık…

Evet, nadirattan bir kültür haberciliği yaptığımızın bilincindeyiz, bu yüzden de zaten edebî beğenisi genel okur kitlesine nazaran seçkin ve derinlikli nitelikler taşıyan okur-yazar topluluğunu muhatap alıyoruz. Muhataplarımızdan alkış veya takdir de beklemiyoruz, zira çünkü üzerinde ince ve titiz emekler vererek yazdığımız ve bitirdiğimiz her yazı kendiliğimize verilmiş en nadide ödüldür. Yazılarımızı yazıp bitirdikten sonra yaşadığımız mutluluğu hiçbir şeye değişmiyoruz nitekim.

Eleştiri Haber sitesinin nadirattan bir kültür-sanat-edebiyat-haber sitesi olmasının nedenlerini biraz daha irdeleyelim bu kısa yazıda.

Modern Eleştiri’nin (1950) Türk Edebiyatına girişinden bugüne genel edebî kamuda şöyle bir kanaat veya önyargı mevcuttur: ‘’Eleştirinin E’si nedir’’, sorusunun ‘’Eleştiri düşman kazanma sanatıdır’’, şeklinde yanıtlandığı bir yanıtta özetini bulan bir önyargıdır bu. Eleştirmenin eser sahibinin kusurlarını da ifade ettiğinden mütevellit 50’lerden bugüne eleştirmeye genel olarak hep bir mesafeli tutum takınılmış, eleştirmenler edebiyatın ya öksüz çocuğu ya da günah keçisi olarak tavsif edilmişlerdir. Hâlbuki bu gerilim hattının bir orta yolu daima mevcuttur, o da edebî eserin dengeli bir bütünlük içinde olumlu-olumsuz niteliklerini birlikte ele almak, eleştirirken art niyetli tutumlardan ari bir yazınsal biçem geliştirmektir.

İşte Modern Eleştiri’nin dolayısıyla ‘’Cöntürk tipi eleştiri’’ anlayışının genel yayın dünyasında tek mecrası konumundaki Eleştiri Haber sitesinin, kısmen Poetik Haber’de olduğu üzerine ve büyük oranda/ölçülerde Eleştiri Haber sitesinin haber-yazı anlayışı da, şiirsel benliklerin kasım kasım kasıldığı ve şişirildiği bu dengesizlikler çağında, esere iyi-kötü dengesi içinde yaklaşan bir çerçevede biçimlenecek, ‘’dengeli bir eleştiri nasıl yapılır?’’ sorusunun yanıtı eleştirel metin bazında verilmiş olacaktır.

Eleştiri Haber sitesinin nadirattan bir yayın oluşunun bir diğer nedeni de genel olarak kültür sanat sitelerinde ve birkaçı istisna edebiyat dergilerinde bahsettiğimiz Cöntürk tipi modern eleştiri anlayışının yok denecek kadar az yer tutması ve daha çok da kısa tanıtım ve değini yazılarıyla ve hatta hatta övgüleme mekanizmasına işlerlik kazandıran sırt sıvazlayıcı yazıların çoğunluğu teşkil etmesidir.

Cöntürk tipi eleştiri, metni esas alır ve metin merkezlidir. Cöntürk tipi eleştiride değerlendirme ve yargı boyutunda metin, diğer bütün etkenlerden önce gelir. Bu meyanda eleştirinin merkezi ve nesnesi metindir, eser sahibinin dost veya ahbap oluşunun bu bapta söz geçmez. O anda o esnada metin bize ne’yi gösteriyorsa o özellikler olumlu-olumsuz yönleriyle ifade edilir. Güzel görünme, eseri göründüğünden başka türlü gösterme, eser sahibini göklere çıkarma, yıkama – yağlama, sırt sıvazlama, eseri ve sahibini kötü niyetlerine alet etme, kendini şirin gösterme, çıkar veya menfaat temin etme, eser üzerinden bir yere gelme endişesi gibi üçüncü sınıf kaygılar yok hükmündedir.

Eğrisiyle doğrusuyla kaldı mı böyle eleştirme yapanlar, diyecekseniz işte www.elestirihaber.com olarak tüm seçik yürekliliğimizle karşınızdayız, ‘’dürüstlük, hakkaniyet ve adaletli yaklaşımlar sadece laftan ibaret değildir’’, diye düşünüyorsanız www.elestirihaber.com a bekleriz.

Eleştirinin korkulacak, çekinilecek bir uğraş alanı olup olmadığına gelince, bunu da Eleştiri Haber’in yayınlarına süreç içinde tanık olup okuyup deneyimleyerek görecek, aslında-esasında ‘’Eleştiri Sanatı’nın E’si düşman kazanma uğraşının başlangıcı değildir, eserin niteliklerini ortaya dökerek iyi-kötü vasıflarını tebarüz  ettiren, kötü şiirin, kötü hikâyenin, kötü romanın iyi ve nitelikli edebiyatı kovmadığı sağlam ve muhkem bir edebiyat anlayışının hasılasıdır’’, görüşü zamanla belirginlik kazanacak, bu anlamda gür, gürbüz ve canlı bir edebiyat ortamının tesisine giden yollar açılacak, insanın insan ve toplumla ve edebi eserlerle olan otantik bağı kendi doğal zeminine oturacak, nabızlı ve hareketli bir edebî ortam 60’lı yılları aratmayacak bir dinamizmde varlığını belli edecek, ölü bir miskinlik çökmüş bugünün edebî toplulukları, birbirleriyle içten ve yürekten bir bağ kurmanın mümkün olabileceğini kanıksayacak, KAZANAN ANITSAL BİR YAPI OLARAK TÜRK EDEBİYATI OLACAKTIR…

İçten-samimi bir dua ve temenni olarak şu ŞİİR SÖZÜ tekrar ederek ‘Kültür Dünyasına Giriş’ yazımızı tamama erdiriyor, Eleştiri Haber’in anıtsal bir yapı olarak Türk Edebiyatına yeni ve verimli kapılar, üretken kalemler kazandıracağına inancımı yineliyor, hayırlar getirmesini yürekten diliyorum:

Mevlam görelim neyler…

Neylerse güzel eyler…

Mustafa Nurullah Celep

Eleştiri Haber Genel Yayın Yönetmeni

www.elestirihaber.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here