Eleştiri Haber, Türk Hikayeciliğine Yeni Yazarlar Katmaya Devam Ediyor: Bedriye Tavşancı | Sevgi Neydi?

0
308

BEDRİYE TAVŞANCI

Sevgi Neydi?

​Ailemin birbirlerine olan bağlılığı, her zaman beni mutlu etmeye yetiyordu. Annemin sımsıcak gülümsemesi, babamın buğulu gözleri ve kız kardeşimin elleri. Her elimi tuttuğunda silinir giderdi mutsuzluğum. Bir silgi gibi. Silinir, fakat izi kalırdı.

Kardeşim, en son elimi tuttuğunda, çok kalabalık bir pazar yerindeydik. Kaybolmamak için birbirimize tutunuyor, El ele annem ile babam nereye gitse oraya doğru yürüyorduk. En son ağladığında, benimle alay eden birkaç kişiye bağırdığını hatırlıyorum. Bünyesi bunları kolay kaldıramıyor tabii. Direkt gözleri kızarıyor ve ağlıyor.

Sessizliğim çoğu zaman sinirini bozardı kardeşimin. “Her zaman ben olamam” derdi. Çok haklı olduğunu bilsem de hiçbir söz söyleyemezdim.

Ertesi günlerde birlikte ekmek almak için evden çıktık. Ben yine kardeşimin kolunu tutmuştum. Çünkü bunu yaptığımda başıma bir şey gelmezmiş gibi geliyordu. Kardeşim o gün uzun koyu kahve saçlarını örmüştü. Üşümemek için en sevdiği montu giymiş, boşta kalan eli ısınsın diye cebine sokmuştu. Karşıdan gelen arabanın farkındaydım fakat geçebilirmişim gibi geldi. Hızlıca yola atladığım sırada kız kardeşim montumu kaptığı gibi kendisine çekti. Kaşlarını o kadar çok çatmıştı ki, kötü hissettim. “Amacın ne senin?” Dedi alçak sesle. Hiçbir zaman ne yaptığımın farkında olmazdım. Şimdi de olmamıştım. Ama o her zaman farkına varırdı. Şimdi de farkına varmıştı. “Ne yaptım ki?” Dedim sessizce. Gözlerimi kaçırmıştım. “Araba çarpabilirdi Öykü. Görmedin mi çok hızlı geçti!” Sesi bu sefer daha yüksek ve sert çıkmıştı. Bu yüzden kendimi çok kötü hissettim. Kaldırımda beklemeye devam ettik. Ardından hızlı adımlarla karşıya geçtik. Yolu yarılamıştık. O bağırdığı an, insanlar bize dikkat kesilmişti. Yüzüm kızarmıştı ama kardeşim bu sefer fark edememişti.

Ertesi hafta soğuk bir rüzgar, tüm mahalleyi sarmıştı. Kimse evden dışarıya adımını atmaya cesaret edemiyordu. Çoğu insan hastalanmıştı. Soğuk, salgını da beraberinde getirmişti. Kardeşimi kahvaltıya çağırmak için odaya seri adımlarla girdiğim sırada şaşkınca kardeşimin kollarına bakakaldım. Kolu morarmıştı. Bu çok barizdi. Belki bir yere vurmuştur düşüncesi ile üstünde durmadım ve kardeşimi uyandırdım. Kahvaltıya yetiştiğinde kollarını sıvamak yerine örtmeyi tercih etti. “Kızım yemek yiyoruz. Kollarını sıva” diyen babamı net bir şekilde duyduğuna emin olsam da, kendi bildiğini yaptı. Halsiz görünüyordu. Geçen seferki günde aynı halsizlikle bizi selamlamıştı. Lakin bu farklıydı. “İçim bulanıyor” deyip hışımla lavaboya koştu. Annem ve babam korku dolu gözlerle peşinden koştular. İlk defa kardeşimi bu denli sağlıksız görüyordum.

Hastaneye gittik. Serum takıldı. Gerekli tüm işlemleri yaptılar. Hiç bir işe yaramıyordu. Kardeşim benimle eskisi gibi oynamıyordu. Zaman ilerliyordu. Hastalığı şiddetleniyordu. Artık benimle vakit geçirmek yerine uyumayı tercih ediyordu. Hayatta en çok korktuğum şey, sevgisini hissedememekti. Elini tutmaya çalıştığımda itiyordu artık. Annem ve babam gibi sarılmıyordu artık bana. Onu çok özledim. Ama özlediğimi söylemedim. Kapalı bir kutu gibiydim. Keşke ona onu sevdiğimi sesli bir şekilde söylesem diye düşündüm. Beni her türlü beladan kurtaran cesur kardeşim…

Kanser olduğunu öğrendiğimiz gün gözlerimiz kan çanağına dönmüş, yanaklarımızdan süzülen yaşları silmeye zorlanır halde yanında bekliyorduk. Boğazımdaki düğüm çözülmüyordu. Ona onu sevdiğimi söylemeliydim. Bu konuda kendi kendime söz vermiştim. Titreyen ellerim yumruk şeklini almıştı. Kafamı eğip hıçkırarak ağlamaya başladım. Sakin olmam imkânsızdı fakat denedim. Sözcükler ne kadar etkili olur bilmiyordum ama denedim. Bir zamanlar elimi sımsıkı tutan elini avuçlarımın arasına aldım. Yaptığı fedakârlıklar söyleyeceklerimin dengi değildi ama bilmesini istiyordum.

“Seni çok seviyorum kardeşim.”

Bedriye Tavşancı Kimdir?

Bedriye Tavşancı, 2002 yılında Bozüyük’te doğdu. Bilecik Atatürk İlkokulu ve Bilecik Edebali Ortaokulunu bitirdi. Şu anda Bilecik Hayme Ana Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi 10. Sınıf öğrencisidir. Hikayeleri ilk defa “Eleştiri Haber”de yayınlanıyor.

[Eleştiri Haber, 6 Temmuz 2018]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here