Editör’den: Hece Öykü Dergisinin Son Sayısındaki Rezalet Bağlamında Edebiyat Ortamındaki Çeteleşme Üzerine

0
1543

EDİTÖR’DEN

HECE ÖYKÜ DERGİSİNİN SON SAYISINDAKİ REZALET  BAĞLAMINDA EDEBİYAT ORTAMINDAKİ ÇETELEŞME ÜZERİNE..

Hece Öykü dergisinin Şubat 2018 sayısındaki rezalet edebiyat gündemine bomba gibi düştü.

Kemal Gündüzalp tarafından kaleme alınan “2017 Yılında Yayınlanan Öykü Kitapları” başlıklı yazıda;

“Ne yazık ki cezaevi bir kez daha belki de gizli bir yeteneği ortaya çıkardı.”

“Selahattin Demirtaş’ın yazarlığını özgür koşullarda da sürdürmesi anlam kazanabilir.” gibi sanat kılıfı altında ideolojik bir temenniyi dile getiren şok edici satırlara rastladık.

Fakat ne yazık ki bu rezaleti ilk elden kınamasını beklediğimiz milli duyarlılık iddiasındaki yazar ve şairlerin büyük kısmı olayın ardından derin bir sessizliğe gömüldüler. Biz, dergi sorumlularının  rezaletten dolayı özür beyan eden bir  açıklama yapmasını  beklerken  dergi fanatiği bazı tetikçilerin bu rezaleti gündeme taşıyan duyarlı birkaç vatansever yazarı  sosyal medyada nasıl linç etmeye çalıştığını ibretle izledik.  Bu duyarlı yazarlarımız, İronik biçimde birtakım tetikçilerin “kimin tetikçisisin Hece Öykü aleyhinde paylaşım yapıyorsun?” şeklinde saldırılarına maruz kaldı. Bir müddet sonra bu duyarlı kalemlerin paylaşımlarını sessizce kaldırdığına da üzülerek tanık olduk.  –araya hangi isimler girdi, kimler aradı bilemiyoruz. –

Bu tanıklığımız, daha öncesinden  “Eleştiri Haber”  olarak manifestomuzda ilan ettiğimiz “çeteleşen dergiler, çeteleşen edebiyat ortamı”  tespitimizin doğruluğunu bir kez daha görmek bakımından bize oldukça somut  veriler sundu kuşkusuz.

Evet ne yalan söyleyelim, yıllardır bazı dergilerin edebiyat ortamında nasıl semirerek bir çeteye dönüştüğünü  görüyorduk. Bu dergilerin semirmelerini sağlayan imkânları şimdi sanat seviciliği ve tarafsızlık maskesiyle inkara kalkması ise tutarsızlıklarını ifşa etmemize engel olamaz.

Şunu da belirtelim ki kendilerini eleştirenleri “tetikçi” diyerek yaftalayanlar tetikçilerin ta kendisidir.

söz konusu mevkute…

Ne kadar çok tetikçiniz varmış ki kim sizi eleştirmeye kalksa müstear adla sağdan soldan birileri ortaya çıkıp onu tetikçi olmakla suçluyor.

Asıl tetikçiler, küresel güçlerin taşeronluğunu yapanlardır. Asıl tetikçiler otuz binden fazla masum insanımızın katili terör örgütünün siyasi temsilcisinin sözde milli ve manevi değerlere saygılı bir edebiyat dergisinde güzellemesinin yapılmasını sağlayanlardır. Sanatı ideolojik sapkınlıklarının bir aracı gibi görerek yıllarca mecrasından koparıp kendi kirli emellerine alet eden kanlı, karanlık örgütlerin ekmeğine yağ süren bu ihanete karşı bir sanatçı olarak tarihe not düşmezsek kendimizi sorumlu hissederiz.

Özellikle belirtelim ki sanat seviciliği, insani yüce değerlerin üstüne hiçbir şekilde çıkamaz. Hele ki eline masumların kanı bulaşmış terör örgütünün siyasi temsilcisinin milli manevi değerleri öncelediği zannedilen bir dergide üzerine zorla sanatçı postu giydirilerek övülmesi, sanata ve sanatın misyonuna hakarettir. Bunu “Hece Öykü”  gibi milli ve manevi değerlere saygılı olduğu iddiasıyla arz-ı endam eden ve de bu iddianın yıllarca rantını yiyerek büyümüş bir dergi yaparsa durum daha vahimdir.

Şunu da teslim edelim ki “Hece Öykü” dergisi, bugüne kadar birçok değerli yazar ve şairi Türk edebiyatına kazandırmış bir okuldur. Fakat anlaşılıyor ki bir güç zehirlenmesi yaşanıyor. Bir metal yorgunluk söz konusu.

Bu sözlerden dolayı biliyorum ki bu satırların yazarına da posta koyulacak. Tetikçileriniz sağda solda aleyhimize konuşacak. Sayfalarınız benim gibi şair ve yazarların kalemine kapanacak. Varın koyun postanızı.  Bugüne kadar size eyvallah etmiş miyiz ki bundan sonra edeceğiz. Biz yanlışı kim yaparsa yapsın,  “bu yanlıştır” diyenlerden olmaya devam edeceğiz. Hele ki söz konusu vatansa… Kalemimizi de bugüne kadar kimse kiralayamamış evvelallah. Bundan böyle de özgürce yazacaktır.

Bir söz de bu vahim olay üzerine üç maymunu oynayan, sessizliğe gömülen kalem sahiplerine: Şunu unutma ey yazar, vesaire vesaire…  dergilerde şiirin, öykün yayınlandığı zaman şair ya da yazar olmuyorsun. İyi şiir yazdığında şair oluyorsun. İyi öyküler yazdığında öykücü oluyorsun.  Dergilere karşı mıyız? Hayır. Tabi ki karşı değiliz. Dergilerin, özellikle Anadolu’da, ne zor şartlar altında yayınlandığını çok iyi biliyoruz. Ama iki yüzlülüğe, yeteneksizliğe, adam kayırmacılığa, çeteleşmeye teröre ve terör sevicilerine karşıyız.

Bünyamin Gürel

ELEŞTİRİ HABER EDİTÖRÜ

[Eleştiri Haber, 27.02.2018]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here