Edanur Özdemir’den 4 Şiir! | Şiir Atlası

0
405
Edanur Özdemir Bartın Nene Hatun İHL Son Sınıf Öğrencisi

Edanur Özdemir’den 4 Şiir/

KARDEŞ

Geceler üşütür kardeş,

Bomboş caddelerde esmez rüzgar.

Kapanmış odaya,

Gözleri güzel.

Ağlamak yakışır ona,

Kıpkırmızı olur burnu,

Gözleri dolu doludur o zamanlar.

Sevmiş gibi değil de,

Canını almışlar gibi ağlar.

Ne güzel gülüşü vardır,

Ah bir de gülünce çıkan gamzesi.

Görmüş kardeş,

Ne acılar, ne yıkımlar,

Ne gitmeler görmüş.

Gitmek ne bilmeden,

Kalmış öyle.

Ruhu çocuk kalamamış,

Bakışları hep bir gece,

Anlatır durur, kendi kendine.

Bitirmeleri bitirmiş gibi,

Bitmiş de kalmış öyle.

Yorgun kalmış,

Dargın kalmış,

Suskun kalmış.

Yılmadan kalkmış,

İşte burda bir kadın kalmış.

Gizlesen ne fayda?

Biz sormasak senin anlatacağın yok ama…

Anlatsan ne fayda, bizden sana,

Yorgunsun değil mi?

Korkuyorsun,

Ama neden, niçin?

Bak şurada bir yer var ,

Güllerle al al duran.

O kadar dikenli yolu geçtikten sonra,

Güllere değdi mi ellerin, gül güzeli?

Senin acına ne kadar yazsam az,

Senin derdine derman bulunmaz.

Susarın, suskunluğun burda kalmaz,

Bu kadarı seni anlatmaya az.

Sen ki… O güzel gözlü.

Sen ki… O sessiz.

Sen ki… O dertli.

Sen ki… O derman.

Sen ki… Öyle güzel yürekli.

Sessizdir işte gecelerin.

Edanur Özdemir

 

BEN NERDEYİM

Ne kafanı uzattığın yerde,

Ne de göğe bakıp, hayal kurduğun yerdeyim.

Ben aslında yokum,

Var olmamı isteyen sensin.

Sensin hayal kurup , bir şeylere tutunan,

Tutunduğun da bocalayıp da devam eden.

Yine de bırakmayan,

Ama her halükarda pişman olan.

Var olduğun yer, benim yanım değil,

Çok uzaklarda ara beni.

Ama bulama da zaten,

Çünkü çekildim senin zihninden.

Sürgün olduğum yerin adı, benim,

Benim sürgün, sürgün edilenler benim.

Bilinmemezlikle dolu olduğun yerde,

Karşında duracak kişiyim!

Tanımlayamadığın yada tanımladığın değilim,

Aykırıyım sana, sense kendine bile aykırısın.

Doğruları bulamazsın, doğru olacak sensin,

Yanlışları sıralama yanlış yapan da sensin.

Kapıları kapama, camları kilitle,

Pencereleri açık bırak, korkuluklar sağlam dursun.

Gece dışarı çık,

Caddeler kapalı olsun.

Bitireceksen, kendini bitirmeye başla,

Zarar vereceksen ver.

Kafanı mı dağıtacaksın,

Düşüncelerini daha da karıştır.

Gözlerini çek benden,

Anlamlandıramadığın şeyleri diline dök.

Saçılsın yere kötü sözlerin,

Dağınık kalsın, ne olacak!

Zihninde dolanacağım,

Kurcalayacağım bazı çekmeceleri.

Aynalardaki çatlakları kıracağım,

Yok edip gideceğim her şeyi.

Yok edip gideceğim,

Yok olup gideceğim.

Yoklukla gideceğim,

Yokluğunla silineceğim.

Beni bilemeyeceksin,

Çünkü bilinmemezlik benim.

Benim bilinmemezliğim, senin bilgeliğine karışmaz,

Bilgelik, bilinmemezlikle de kalmaz.

Denizdeyim, belki balığım,

Ama korkarım sudan.

Dalgalar hırçın duruyor,

En fazla nereye gideriz böyle.

Çiçekleri bulamadım, güllerse solmuş yerde,

Solgun yüzüne,solgun güller bırakmışsın.

Tellerle sardığın kaktüsler küçülmüş,

Dikenleri dökülüp kalmış…

Ben nerde miyim?

Bak bakalım nerdeyim,

Sıraladıklarında mı, susup baktıklarında mı?

Kalıp oturduğunda, izlediklerinde mi?

Sahi sende nerdeyim ben?

Kafandakileri bitirdiğin yer,

Sessizce sineye çektiğin yer.

Yahut, öylece oturup beklettiğin yerde miyim?

Bir baksana bana,

Ben kimim ve nerdeyim?

Edanur Özdemir

 

KİM ÇOCUK

Sokakları ağlatan çocuklardık biz,

Ne ara bu acınası hale dönüşebildik?

Kaldırımlarda yankılanan şen kahkahalar,

Niye şimdi karanlığa gömdü kendini?

Gülen çocuklardık biz,

Küçük bir çiçeğe bile tebessüm eden.

Seven çocuklardık biz,

Kırmadan, dökmeden, parçalamadan.

Yollarda kalan bizlerdik biz!

Bir şekerci dükkanı olsa da girseydik.

Sevinirdik beki, sevindirirdik,

Mutlu olurduk, olur muyduk sahi?

Caddeler de rüzgar olsa kaç yazar,

Yapraklar yerden yere savrulurken.

Kelimeler konuşsa kaç yazar,

Çocuklar artık duygusuzca bakarken.

Nerdeydik biz?

Zamanı niye çaldılar elimizden?

Şimdi şurada ağlayan çocuk,

Hangi çocuk?

Geleceği elinden alınan,

Geçmişi zaten hatırlanmayan.

Suskunluğu umursanmayan,

Kim çocuk?

Edanur Özdemir

 

KARA DENİZE VURMUŞ

Kara denize vurmuş,

Kara adama vurmuş.

Gece gökyüzü kara kalmış,

Yıldızlar durup dururken şaha kalkmış.

Kara vurmuş kendi adasına,

Ardından durmuş kendi sahasında.

Susuzluğunu dindirmiş olduğu yerde,

Olduğu yer, olacağı yer mi emin değil.

Kara vurmuş adama,

Sallanıp duran küçük kayıkla.

Adam paramparça,

Solmuş deniziyle, kırılmış kayığıyla.

Kara vurmuş kasırgaya,

Denizin hırçınlığıyla, savrulup kalmış alabora.

Yıkılan balıklarla sularda,

Vurmuş mu deniz karaya?

Kara vurmuş göğe,

Gök kalmış kara.

Gökyüzünde kalan kara,

Gök’yüzün gibi parça parça.

Kara vurabilmiş mi kendi karasına?

Kara denize vurmuş, kara vurmuş kendi adasına.

Kara vurmuş adama, kara vurmuş kasırgaya,

Kara adama vurulmuş, adam vurulmuş karaya.

Edanur Özdemir

[Eleştiri Haber, Kasım 2018]

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.