Denemeci Erdal Noyan, hayatın içinden yazmaya devam ediyor: Dantel ve Çikolata

0
705
Denemeci-Yazar Erdal Noyan

Dantel Ve Çikolata

Erdal Noyan

Dükkânların vitrinlerini tığla örülmüş danteller ve çikolata çeşitleri süslüyorlar.

Bu ürünler Brüj için o kadar önemliler ki bir Dantel Müzesi, bir de Çikolata Müzesi kurulmuş.

Brüksel’de de Kakao Ve Çikolata Müzesi ile Kostüm Ve Dantel Müzesi adlarında iki müze mevcut olduğunu belirtmek isterim.

Bana ilginç gelen ise dantelin ve çikolatanın ilk vatanı Brüj değil, Belçika da değil.

Eski Mısır’a kadar uzanan dantelin Avrupa’da ilk önce ortaya çıktığı yer Venedik. Oradan İsviçre’ye, İspanya’ya ve Flandra’ya yayılmış. Flamanlar da İngilizlere aktarmışlar.

Bu vesileyle Türkçe Sözlüğe bakarak, dantel kelimesinin Türkçeye Fransızcadan girdiğini öğrendim. Anlamını da okumuş oldum. Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgüye dantel deniliyor.

Erdal Noyan

Ben kendimi bildim bileli danteli Türkiyeli biliyorum!

Dantel deyince hangimizin belleğinde, bir elinde tuttuğu ipliği diğer elindeki tığla şekillendiren hanımlar canlanmıyorlar? Öyle kanıksamışlardır ki yaptıkları işi, parmaklar kendiliğinden işlerler.

Sehpalarımız bugün bile dantel işgali altında değiller mi? Radyomuzun üstü dantelle süslenmiyor muydu evin hanımı tarafından? Televizyon ekranının üstten bir üçgencik kısmını dantelle kapatmaktan vazgeçirebildik mi eşimizi?

Düne kadar dantelli değil miydi yastık kılıfları? Hanımların başlarını süsleyen tülbentlerin kenarlarına dantel işlenmiyor muydu? Anneler ördükleri dantellerin en güzellerini kızlarının çeyiz sandıklarına koymadılar mı?

Sait Faik, Stelyanos Hrisopulos Gemisi başlıklı hikâyesinde bu eşyanın üretiminde gösterilen çabayı şöyle dile getiriyor: “Onları ören bir genç gözünü bozacak kadar ince ve san’atkârane dantellerle süslü bir masa örtüsünün üstünde…”

Tığ için, “çağdaş bir zırh” diyen Lale Müldür’e de konuk gidelim mi? Mayakovski Ve Yalnızlık Oyunu başlıklı ürününde, “işte ben aslında o dantel anglez kızlardan/ biri olmakla birlikte yakama Brugge işi/ dantel bir kelebek takmak zorunda da değilim” diyor. Anglez, bir dantel modeliymiş.

Çikolataya gelince, onun Türkiye doğuşlu olduğu sanısına hiç kapılmadım.

Sözlüğü elime almışken çikolatanın tanımına da bakıyorum. İtalyanca kökenli bir sözcükmüş. Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık ve bu gibi şeyler katılarak yapılan bir tür tatlı yiyeceğin adıdır çikolata.

Kakao ise Fransızcanın bir sözcüğü. Amerikalı yerliler de kuşkusuz bir ad koymuşlardır ama Avrupalılar o adı kullanmaya tenezzül etmemiş olsalar gerek.

Çikolatanın bilinen geçmişi, kakaoyu keşfeden Mayalara dek dayanıyormuş. Bilindiği üzere çikolatanın temel kaynağı kakao; kakao ise kakao ağacı meyvesinin çekirdekleri.

Anlaşılan o ki Güney Amerikalılar öğüttükleri kakao çekirdeklerini suyla karıştırıp içiyorlardı. Bunu gören Kristof Kolomb, dönüşünde kakaoyu Avrupa’ya getirmiş.

Amerika’da suyla içilen kakao Avrupa’da bir zaman sonra şekerli suyla içilir olmuş, derken sütle içilmeye geçilmiş. Sonunda sütlü, fındıklı, fıstıklı çikolatalar üretilmeye başlanmış.

Türkiye’de çikolatanın her çeşidi üretiliyor ve ülke dışına da satılıyor. Lezzet bakımından Avrupa çikolatalarını kesinlikle aratmıyorlar. Sanıyorum ki Türkiye’de, diğer tatlılardan fazla giriyor ağızlara çikolata.

Refik Halit Karay, Yeraltında Dünya Var adlı yapıtında, “Bir çikolata paketinin açılışı İkinci Dünya Harbi’nden önceki çikolata tenli meşhur melez güzeli Josephine Baker’ın en taze zamanındaki soyunuşu kadar hoştur. “ tümcesiyle okurlarını özendiriyor.

Çikolata paketi açılmışken, sözcüğü sıkça kullanan Elif Şafak’ın Bit Palas adlı eserinde, bir paket bademli çikolata yiyen Ece için söylediği şu cümleyle süsleyelim anlatımızı: “Siyaha çalan bir çikolata parçası, muzip bir ben gibi yapıştı kaldı dudağının kenarında.”

Yalnız şu da var: Türkiye’nin her şehrinde iyi çikolata bulabilirsiniz ama hiçbiri çikolata kenti olarak ünlenmemiştir.

Belçika’nın hakkını Belçika’ya vermek gerekiyor.

Dünyanın birçok yerinde bilinen ve en kalitelileri üretilen çikolatayı ve danteli, Brüksel’in ve Brüj’ün simgeleri durumuna getirebilmek övülecek bir başarıdır.

[Eleştiri Haber, 31.03.2018]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.