Cennete Girmenin Yolu’na Bir Giriş Denemesi

0
555

Mustafa Nurullah Celep (*)

CENNETE GİRMENİN YOLU’NA BİR GİRİŞ DENEMESİ

Kendimizi bilme yolunda yürünecek o kadar mesafe var ki ‘külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu.’ Yükümüz ağır ama şükür ki yolumuzun feneri olan Âlimler, eserleriyle hakikate giden yolu aydınlatmak için ellerinden gelen eser gayretini gösteriyorlar. Osman Nur Hoca da hakikatin artık iyice görünmez hale geldiği bu modern yeni zamanlarda yolumuzu aydınlatan bir ışık misali eserleriyle bize yol-yordam belirlemeye çalışıyor, hakikatin görünür hale gelmesi ve kurtuluşumuza giden yolun açılması noktasında bir umut ve gözüme fer olmaya devam ediyor.

‘Doğrunun bilgisi Kur’an-ı Azimüşşan’da mündemiçtir’ gerçeğinden hareketle Osman Nur, bu eserinde de doğru düşünüp doğruca yaşamak için İslam İnanç Esaslarını ve İman Hakikatlerini ayetlerin rehberliğinde Kur’an’dan ilham alarak gözümüzün önüne seriyor. Bir nevi bir esenlik yurdu olan Cennet’e giden yola erişme noktasında bize kolaylık sağlıyor, bu yolu doğrulukla yürümek için itikadi manada kalplerimize ve zihinlerimize birer işaret fişeği oluyor.

‘Dünya’nın bir gölgelik olduğu’nun bilincinde kullar olarak bu evren yolculuğunda her yolcunun yanında yani ki kalbinde taşıması gerekenler ne ise işte onları, o hakikatleri aktarıyor Osman Nur. Cennet’e giden yolu inhiraf etmeden yürümek için azığımız olan Hakikat Bilgisi’ni etraflıca ve işin aslına uygun olarak özümsememiz gerekir ki nihai hedefe selametle erişebilelim. İşbu bu kitabın nihai hedefi de bu yolda azığımız olan ruhi gıdayı temin etmek, sapasağlam ve şuurlu kullar olarak Cennet’e dolayısıyla Dünya’yı ahiretin tarlası kılmış Yüce Yaratıcıya ulaşma noktasında kuşanmaktır.

Kuşandığımızın bilgisi bizi Cennet’e götürecek ama öncelikle doğrunun bilincine varmamız, doğrunun bilgisini edinmemiz gerekir. Sonrasında edindiğimiz doğrular bilgisi ve bilinci bizi doğru eylemlere sevk edecek. Bunun için de gözümüzü ve gönlümüzü İlk Emir’e, Oku Emrine yönlendirmemiz, Hakikate dair yeni pencereler açmamız gerekir. Osman Nur, bu eseriyle bu dünya yolculuğunda, gözümüzün önüne Hakikatin gerçeklerini sunarak Cennet’e vasıl olmanın, ehl-i cennet olmanın sanıldığının tersine zor olmadığını, kuşandığımız doğruluk bilgisiyle Cennet’e ulaşmanın pekâlâ mümkün olduğunu eser bazında göstermiş oluyor.

Hakikatin ayırdına varmak kendiliğimizin ayırdına varmaktır. Hakikate giden yol kendiliğimizi tanımaktan geçiyor. Kendiliğimizin bilincine vardığımızda yaratılış hikmetinin bilinciyle mücehhez olacağız. Teçhizatlandığımız bu hakikat, bizi yaratıp terbiye edene, bu kâinatı çekip çeviren bir güç olarak Büyük Varlık’a götürecek. Kendiliğimizin hakikatine varmamız için bize bu yolculukta rehber olacak olan Hakikatin ruhuna erişmemiz gerekir. İslam İnanç Esasları ve İnanç Sistemi bu ruhun ilkeler ve yükümlülükler toplamına verilen isim oluyor. İnsanın temel varoluş gayesi de bu ilkeler ve yükümlülükler çerçevesinde hayatını idame ettirmek ve nihai olana erişmek değil midir?

Bize lazım olan bilgi, bu hayat macerasında ilkeler ve yükümlülükler muvacehesinde edineceğimiz hakikati tanımak, Cennet’e giden yolda önümüze çıkan her engeli bu bilgiyle aşmaktır.

Osman Nur’un Cennet’e Girmenin Yolu adlı eseri de Ehl-i Sünnet dairesinde kalarak karşımıza çıkarılan engelleri aşmamız hususunda bize yardımcı ve destek oluyor, imani konuların ruhumuza iyice yerleşmesi için de bize hakikate dair sağlam bir kalbi gıda temin ediyor.

Cennet’e Girmenin Yolu, bizi bu güzergâhta güçlü kılıyor…

 

(*) Editör

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here