Burçin Aşureciler’den Çeviribilim konulu bir makale eleştirisi | Poetik Kültür

0
478
Burçin Aşureciler [Eleştiri Haber Makale ve Kitap Eleştiri Yazarı]

“4-7 YAŞ ÇOCUK YAZINI ESERLERİNİN İNGİLİZCE’DEN TÜRKÇE’YE ÇEVİRİSİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLARA VE OLASI ÇÖZÜMLERE GÖSTERGEBİLİMSEL BİR YAKLAŞIM’’ İSİMLİ MAKALENİN ELEŞTİRİSİ

Burçin AŞURECİLER[1]

ÖZET

Bu çalışmada Yeşim Sönmez DİNÇKAYA[2] ve Ayşe Şirin Okyayuz YENER’in[3] birlikte yazmış olduğu “Kuramsal ve Uygulamalı Çeviri Sorunları Sempozyum Bildirileri’’ adlı kitapta yayınlanan,  “4-7 Yaş Çocuk Yazını Eserlerinin İngilizce’den Türkçe’ye Çevirisinde Karşılaşılan Sorunlara ve Olası Çözümlere Göstergebilimsel Bir Yaklaşım’’ adlı makale incelenecektir. İnceleme sırasında Yeni Eleştiri yönteminden faydalanılacaktır. Çalışmanın amacı makaleyi biçim ve içerik açısından incelemektir.

Anahtar Kelimeler: Çeviri, Çocuk, Çocuk Yazını.

GİRİŞ

“4-7 Yaş Çocuk Yazını Eserlerinin İngilizce’den Türkçe’ye Çevirisinde Karşılaşılan Sorunlara ve Olası Çözümlere Göstergebilimsel Bir Yaklaşım’’ isimli çalışma Yeşim Sönmez DİNÇKAYA ve Ayşe Şirin Okyayuz YENER tarafından hazırlanmıştır. 3-4 Kasım 2000 tarihinde Ankara Üniversitesi Tömer Bursa Şubesi tarafından düzenlenen ‘’Kurumsal ve Uygulamalı Çeviri Sorunları Sempozyum Bildirileri’’  adlı kitapta Aralık 2001’de yayınlanmıştır. Toplam yirmi sayfa olan bu çalışma beş ana başlık altında toplanmıştır. Bunlar; giriş, inceleme, sonuç, kaynakça ve inceleme bölümünde kullanılan eserlerdir. İnceleme bölümü altı adet alt başlığa ayrılmıştır. Çalışmanın özet kısmı ve anahtar kelimeleri bulmamaktadır. Yazarların amacı çocuk yazını çevirisinde yaşanan sorunları gözler önüne sermek ve olası çözümler üretmektir. Amaçlarını giriş kısmında uzun uzadıya anlatmış ve olası çözümlerini örnekler eşliğinde ortaya koymuşlardır.

Çeviribilim

Makeleyi incelemeye başlamadan önce çeviri ve Çeviribilim hakkında da bilgi sahibi olmamız gerekmektedir. Çevirinin başlangıcı insanlığın varlığı ile yaklaşık olarak aynıdır. İnsanlar işaretleri kullanarak iletişim kurmaya başladıklarında çeviri de ortaya çıkmıştır. Daha sonra yazılı ve sözlü olarak gelişimini sürdürmüştür. 19. Yüzyılda ise Çeviribilim’in temelleri ve kuramları ortaya atılmıştır. Buradan hareketle kökleri bu kadar eskiye dayanan bir bilim insanlık tarihi için her zaman çok önemli bir yer teşkil etmiş ve etmeyi sürdürmektedir. Kültürler arası aktarım başta olmak üzere bütün bilim dallarında çeviri en yararlı olgu olmuştur.

Çocuk Yazını

Makalenin konusu olan çocuk ve çocuk yazını hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; çocuk yazını gerek Dilbilimcilerin gerekse Çeviribilimcilerin üstüne az eğildikleri, eser ve kaynak bakımından az gelişmiş bir türdür. Günümüzde çocuk yazını hakkında çok şey söylenmektedir ancak hala ortaya diğer türlere kıyasla daha az eser konan bir tür olmaktan kurtarılamamıştır. Bu da yalnızca çocuk yazınının pedagoji ve çocuk psikolojisi bilen yazarlar tarafından eserler istemesinden kaynaklanmaktadır. Yani çocuk yazını ortaya koyacak bir yazar hem Dilbilim konusunda bilgili olmalı hem pedagoji hakkında bilgi sahibi olmalı hem de psikolojiye hâkim olmalıdır. Bu durum yazarları çocuk yazınından uzaklaştırmaktadır. Öte yandan çocuk yazını çeviri konusunda da zor bir alan olmuştur. Aynı şekilde çocuk yazını çevirisi yapacak bir çevirmen yukarıda bahsettiğimiz bütün bilim dallarına hâkim olmalıdır. Bu konuya incelemesini yaptığımız makalede yazarlar uzunca yer vermiştir.

Yeni Eleştiri

Son olarak makaleyi incelemeye geçmeden önce faydalanacağımız eleştiri kuramı hakkında da bilgi vermemiz gerekmektedir. Yeni Eleştiri yöntemi 1930-1950 yılları arasında İngiltere ve Amerika’da gelişmiştir. En yaygın faaliyet alanını bu iki ülkede bulmuştur. Bu akım sanat yönü bir kenara atılarak yapılan eleştiriye karşı bir tepki mahiyetindedir. Bu kurama göre eser, basit bir yansıtıcı olmaktan ziyade sanatçının birçok farklı kaynaktan beslenerek oluşturduğu uyumlu ve organik bir bütündür. Eserin bu bütüncül yapısı orijinal ve yenidir. Doğanın taklidi ve yansıması değildir. Kendi başına bir varlık alanını işgal eder. Yeni eleştiri eserin sadece psikoloji, tarih ve sosyoloji gibi bilimler çerçevesinde değerlendirilmesine karşı çıkar. Yeni eleştiride amaç edebî eserin tamamını ifade eden organik bütünlük içerisinde değerlendirilmesidir. Bu aşamada sanat eserini meydana getiren ve malzemesi kelime olan yaratımın kendine özgü teknik özelliklerinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

İNCELEME

Makalenin Biçimsel Açıdan Eleştirisi

Çalışmanın incelemesine başlık kısmından başlayacağız. Başlık on beş kelimden oluşmaktadır. Kelime sayısı bir başlık için fazla uzun ve bu da okuyucuyu geri çevirmeye yetmekte. Bu durumu bir alıntıyla destekleyecek olursak;

‘’İyi bir başlık nasıl olur? Ben bunu, makalenin içeriğini yeterli ölçüde ve en az sayıda kelimeler dizisi olarak tanımlıyorum. Hatırlayınız ki, özetleme ve dizin servisleri önemli ölçüde başlığın tam oluşuna dayanırlar. Uygun olmayan şekilde başlık verilmiş bir makale, amaçladığı okuyucu kitlesine asla ulaşamaz ve tamamen kaybolabilir. Daha da sık karşılaşılan durumlarda, başlıklar çok uzundur. Tuhaftır ki uzun başlıklar kısalarından daha az anlamlıdır. ‘’ (Day, 1996, s.11)

Makalenin özet ve anahtar kelime kısmı bulunmamaktadır. Bilimsel bir makalede özet kısmı büyük önem taşır. Okuyucunun ilgisini çekmek için en az başlık kadar öneme sahiptir. Kısa özet çalışmanın her bölümünden kısaca bilgiler verdiği için okuyucunun makaleyi bütünüyle okuyup okumayacağına karar vermesi açısından çok faydalıdır. Yazarlarımız kısa özet koymayarak okuyucu burada makaleden uzaklaştırmışlardır. Özet kısmında verilmesi gereken çoğu bilgi giriş kısmında uzunca anlatılmıştır. Makale hakkında kısaca bilgi edinmek istediğimizde giriş kısmını okumak zorunda kalıyoruz. Bunları destekleyecek olursak;

‘’Bugün bilimsel dergilerin çoğu her makale ile birlikte bir başlık Kısa Özet’i yayımlıyor, tek paragraf (ve öyle hazırlanması gerekir) olarak basılıyor. Kısa Özet, makaleden önce geldiği için ve ayrıca editörlerle makale değerlendirmesi yapanlar biraz yönlendirme sevdiklerinden, gözden geçirme sırasında metnin, hemen hemen evrensel olarak, okunan ilk kısmıdır. Bu nedenle, Kısa Özet’in açık ve basit yazılmasının çok önemi vardır. Eğer değerlendirme yapanın dikkatini Kısa Özet’te çekemezseniz, amacınıza ulaşamayabilirsiniz.’’ (Day, 1996, s.22)

Çalışmanın giriş kısmına baktığımızda on beş paragraftan oluştuğunu görüyoruz. İlk paragrafta yazarların direk araştırma konusuna girdiklerini görüyoruz. Bilimsel makale girişi için önerilen ilk kural araştırmanın niteliği ve amacının belirtilmesidir. Ancak makalemizde bunlar on birinci paragrafa kadar belirtilmemiştir. Giriş kısmına genel olarak baktığımızda araştırma konusu olan çocuk yazını çevirisi ile ilgili yaşanan problemlere kısaca değinmişler ve olası çözümleri ilk paragraftan başlayarak örneklendirerek açıklamışlardır. Alıntılara ve sayısal verilere başvurmuşlardır. Okuyucuyu bilgilendirmek için verdikleri kaynaklar ve örnekler burada bir artıdır. Araştırma yöntemlerini belirtmişler edindikleri bilgileri ve sonuçlarını sonuç kısmına kalmadan giriş kısmında vermişlerdir. Buradan hareketle okuyucuyu merak içinde bırakmadıklarını söylemek mümkündür. Bu da bir artıdır ancak giriş kısmının uzun olması ve on beş paragraftan oluşuyor oluşu okuyucuyu yine de makaleden uzaklaştırabilir. Sonuç olarak giriş kısmı ile ilgili içerik bakımından dolu olduğunu, bilimsel makale yazım biçimi ile ilgili problemleri olduğunu söyleyebiliriz.

İnceleme bölümüne geçecek olursak; inceleme bölümü altı başlıktan oluşmaktadır. Yazarlarımız kısa bir giriş paragrafı vermiş daha sonrasında incelemelerini ayrı ayrı alt başlıklarda açıklamışlardır. İlk paragrafta veri olarak kullandıkları dört-yedi yaş çocuk yazınlarına değinmişlerdir. Alt başlıklarda araştırmalarını tüm ayrıntıları ile açıklamışlardır. Alıntılardan, sayısal verilerden, araştırmalarında kullandıkları kaynaklardan bahsetmişlerdir. İnceleme bölümü hakkında negatif bir eleştiride bulunmak mümkün değildir. Yazarlarımız bu noktada araştırmalarını, sorunları ve çözümlerini çok başarılı bir şekilde ortaya koymuşlardır.

Çalışmanın sonuç kısmına değinecek olursak; sonuç kısmı on paragraftan oluşmaktadır. Makalenin amacı sonuç kısmında verilmiştir. Giriş kısmında aradığımız amaç sonuçta karşımıza çıkıyor.

‘’Çalışmamızın amacı Türkiye’deki çocuk yazını çevirilerine önem verilmesi gerekliliğini vurgulamak, çocuk yazını çevirisinde yapılması gereken ön araştırma sürecini aydınlatmak, çeviri sürecini sadık çeviri, uyarlama, eleme/ekleme ve düzeltme olarak dört aşamada ele almak ve bunların ışığında çeviri yöntemlerinin belirlenmesi ile kolay anlaşılır bir dil ile çevrilmiş, erek ekini ve kaynak ekini gözeterek yapılmış çeviriler ortaya konulmasına katkıda bulunmaktır.’’ (Dinçkaya, Okyayuz, 2000, s.134)

Yukarıda makaleden verilen alıntıda görüldüğü üzere sonuç kısmında amaç verilmesi başlı başına bilimsel makale yazım kurallarına aykırıdır. Eğer yazarlarımız bu kısımda amaçlarına değinmek istediler ise bunu geçmiş zaman ekine başvurarak yazmalıydılar. Örneğin ‘’şu durumu amaçlamıştık ve sonuç olarak bunu ortaya koyduk’’ gibi.

Bunun dışında sonuç gerek uzunluğu gerek bilgilendirme açısından başarılıdır.

Kaynakçasına baktığımızda yazarlarımız on yedi kaynağa başvurmuşlardır. Bir alt başlıkta ise inceleme bölümünde faydalanılan altı adet çocuk kitabı verilmiştir.

Makalenin İçerik Açısından Eleştirisi

Genel hatlarıyla makalenin içeriğine baktığımızda makale okuyucunun sorularına cevap verecek bilgiye sahiptir. Sorunlar ortaya konuşmuş ve çözümler üretilmiştir. İnceleme bölümünde birçok başlık altında İngilizce’den Türkçe’ye çevirisi yapılan çocuk yazınlarında yaşanan sorunları ve olası çözümleri tek tek açıklamışlardır. İfade ettikleri her sorunu bir örnekle açıklamışlar ve çözümü sonuca bırakmadan hemen orada vermişlerdir. Bir örnekle ifade etmek gerekirse;

‘’Uyarlamanın kullanımı çeviri eseri erek ekine yakınlaştırdığı gibi, bu yöntemin yoğun olarak kullanıldığı örneklerde görüleceği üzere, kaynak metnin yansıtılmasına da engel olabilmektedir. Örneğin Jack ve Mary’nin Noel maceraları, Ali ile Ayşe’nin bayram maceraları olarak çevrildiğinde/uyarlandığında kaynak ve erek metin arasındaki benzeşim, hatta ortaya çıkan eserin çeviri olup olmadığı bile sorgulanabilir’’ (Dinçkaya, Okyayuz, 2000, s.118)

Bu gibi birçok sorunu örneklendirerek verip hemen üç paragraf sonra çözümünü vermişlerdir. Okuyucuyu sıkmadan çözüm odaklı çalışmışlardır. Çalışmanın hemen her bölümünde çocuk yazınına gereken ilginin gösterilmediği ve nedenleri vurgulanmıştır.

Araştırmacılar çocuk pedagogu ve psikoloğu ile görüşmeler yaparak bu çalışmayı oluşturduklarını giriş kısmında belirtmişlerdir. Bu durum işlerini ciddiye aldıklarının bir göstergesidir. Makalenin konusu olan çocuklar yazarlarımızın alanı olan edebiyat ve mütercim tercümanlıktan farklı bir alan olduğu için pedagog ve psikologdan yardım alınması çok önemli bir detaydır.

SONUÇ

Bu çalışmada Yeşim Sönmez DİNÇKAYA ve Ayşe Şirin OKYAYUZ’un yazmış olduğu ‘’4-7 Yaş Çocuk Yazını Eserlerinin İngilizce’den Türkçe’ye Çevirisinde Karşılaşılan Sorunlara Göstergebilimsel Bir Yaklaşım’’ adlı makale biçim ve içerik açısından ele alınarak incelenmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar alıntılarla desteklenmiş, artı ve eksileri ortaya konmaya çalışılmıştır. Makalenin biçimsel açıdan eksik yönleri çözümleri ile birlikte etraflıca belirtilmiştir.  İçerik açısından eksiğinin olmaması araştırmacıların konularına gösterdikleri özeni ortaya koymaktadır.

KAYNAKÇA

Dinçkaya, Y. S., Okyayuz, A.Ş., 2000, 4-7 Yaş Çocuk Yazını Eserlerinin İngilizce’den Türkçe’ye Çevirisinde Karşılaşılan, Sorunlara ve Olası Çözümlere Göstergebilimsel Bir Yaklaşım, Kuramsal ve Uygulamalı Çeviri Sorunları Sempozyum Bildirileri, Ankara Üniversitesi Basım Evi, s.118-138.

Öztürk, İ., Uluç, F. T., 2000, Çevirinin Tarihsel Etkinliği, Kuramsal ve Uygulamalı Çeviri Sorunları Sempozyum Bildirileri, Ankara Üniversitesi Basım Evi, s.1-21.

Day, R.A.,1996, Bilimsel Bir Makale Nasıl Yazılır ve Yayımlanır, (çev. Altay, G.A.) Ankara: TÜBİTAK Yayınları.

Moran, B., 2014, Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, İstanbul: İletişim Yayınları.

 

[1] Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Lisans Öğrencisi.

[2] Hacettepe Üniversitesi, Mütercim Tercümanlık Bölümü, İngilizce Mütercim Tercümanlık Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi.

[3] Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü Doktora Öğrencisi- Enigma Yayınevi Yayın Danışmanı

[Bu makale sanal ortamda yalnızca Eleştiri Haber’de yayınlanmaktadır]

[Kasım 2018]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.