Bünyamin K.’nın “Kar Şiiri”ne değindik | Ali Celep | Şiir Değince

0
452
Ressam - Şair Bünyamin K.

ŞİİR DEĞİNCE – 4  / ALİ CELEP

‘kış! geldin mi

ağır dallar atkın

ürüzgardan geçtin mi

kış! döne döne döne geldin mi’

Bünyamin K’nın ‘Kar Şiiri’nde merkezi rolü doğadaki sözcükler kapmış: ‘kış’ ‘ürüzgar’ ‘nehir’ ‘yazbahar’ ‘gelincik’ ‘bahçe’ ‘kar’  Bu kısa şiirin ilk bölümünden şairin bize bir doğa şiiri getirdiği izlenimini ediniyoruz fakat sonraki bölümleri okudukça doğanın nazik bir biçimde şairin duygularını verme yolunda seçilmiş bir bahane olduğu fikri ağır basmaya başlıyor. Şiirin güzelliği, onu ilk elde okurken bu iki durumu bize çaktırmadan yaşatmasıdır. Şairin başarısı ise sözdizimini zarif ve dengeli bir şekilde buna uygun olarak kurmasıdır. Böylece şiiri okurken hem şairin doğayla samimi ve görgülü bir üslupla söyleştiğini hem de şairin duygularını açığa çıkarmada doğanın bir katalizör görevine soyundurulduğunu hisseder buluyoruz kendimizi. Her iki halde de şair amacına ulaşmış görünüyor. Şair bu işlemi yaparken dünkü şiirin verili tekniklerini de yerli yerinde kullanmış. Bu yolda doğaya ait olanı etkili bir biçimde kişileştirmekle yetinmemiş, yöresel sözcük dağarcığına da başvurmuş. (Rüzgâr/Ürüzgar gibi. Bizim oraların yaşlı teyzeleri ‘örüzgar’ da derler) Şiirin güzel olmasını sağlayan teknik niteliklerden birisi de kısıtlı sözcük dağarcığı kullanıldığı halde söylenmek istenen şeyi bütün olarak iletmesidir. Bunda noktalama işaretlerinin doğru  kullanımıda etkili olmuş. Özellikle ünlem işaretinin etkili kullanımı konuşmayı çok olumlu etkilemiş. Şiir bittiğinde doğayla halleşmenin ötesinde, şairin duygularına doğanın tercüman olmasının ötesinde, insanın doğayla doğrudan temasının dönüştürücü gücüne, giderek insanın kendi saf doğasına rücu etme isteğini doğrudan hissedebiliyoruz. Bu demektir ki şair doğaya giderken idealizasyon, doğadan kendine gelirken rasyonalizasyon yapmış.

‘kar ol! dilsiz kızdır, kar!

sabırdır yalnızlığı yakar

içimizdeki sğır bahçelerin ağartısıdır onlar’

Kanımca iyi bir lirik şiir, bizi daha çok, şairin duygularından nasıl bahsedeceğiyle ilgilendirir. Her bir sözcük lirik şiirdeki gerçek değerini düşürmeden dolaşıma sokulduğunda sözel dolaylılık bizi çok da rahatsız etmez. Zaten anlam da nezaketini böyle kazanır. Şairin kendi duygularını abartarak tabiri caizse bir tür mitleştirme eğilimine girdiği durumlarda ise bu sözel dolaylılık genel anlamda üslupta düşüşe (bathos’a) neden olurken, özel anlamda konuşan sese yapaylık hissi yapıştırır. Bünyamin K. da sözel dolaylılık, bu bağlamda okuru rahatsız etmeyecek ustalıkla verilmiş. İkileme ve tekrar sözcük kullanımı da söylem gücünün etkisini artıracak şekilde gerçekleştirilmiş.

Şiirin son iki kesitinde ‘kar’ sözcüğünün çağrışımlarından yararlanırken, bir ‘oyunbazlık’ bir ‘canbazlık’ girişimi göze batıyor. ‘kar’ ‘karla’ ‘karıl’ gibi. Bu da şiirin kadı kızında görülebilecek kusuru olsun diyerek bitirelim Vesselam

Not:

Şiirin tamamını telif yasası gereği buraya alamadım. Dileyen  bu güzel şiiri Bir Nokta dergisinin Şubat 2016 sayısında okuyabilir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here