Batıp Gidenleri Sevme İbrahim | Barış Kavas | Hikaye Atlası

0
479
"Eleştiri Haber" Yazarı Barış Kavas

Barış KAVAS

BATIP GİDENLERİ SEVME İBRAHİM

Bu kadar mı zor, bu kadar mı zor bu hafakanlardan sıyrılmak. Hafakanlarına yapışmışsın, hafakanlarından bir kimlik yaratmışsın kendine. Düşünceler gelir ve geçerler. Gelgelelim okb’de düşünceler inatçıdırlar. Düşünceleri bastırma çabası, düşüncelerin sıklığını ve inatçılığını arttırır. Teşhiste sorun yok canım. Teşhisler on numara, artı beş yıldız. Teşhis kolay da tedavisi o kadar kolay değil. Daha doğrusu tedavinin etkisi iki ileri bir geri.

Güzel kardeşim İbrahim. Tedaviyle kastın hiç acı çekmemekse öyle bir dünya yok. Öyle bir dünya yok güzelim be, yok. Bir kere şunu baştan unutuyorsun, baştan hata yapıyorsun sen, baştan düğmeyi yanlış ilikliyorsun. Psikolojizmden sıyrılman lazım senin önce. Bizi öyle bir hâle getirdi ki endüstriyel psikiyatri, yaşadığımız her duyguyu, kafamızdan her geçen düşünceyi önce bir masaya yatırıyoruz. Güvenlik görevlisi gibi beynimizin kapısının önünde oturuyoruz. Her geçene kimlik soruyoruz. Ama bu, bir noktadan sonra insanı yorar İbrahim, yoruyor da. Böyle yaşanmaz be İbrahim. Bırak yaşamı, böyle ölünmez bile be, ölünmez.

Modernizme de suçu atmayalım hemen. Bunun başka açıklamaları da var. Modernizm endüstriyel psikiyatri deyip sövüp saymak işin kolay yolu. Bunun insani bir yönü de var. Seni çok iyi tanıdığım için rahatlıkla görüyorum ben. Senin önceni de biliyorum çünkü İbrahim. Sende şöyle bir gelişimi de var bu hikâyenin. Sen aşkta bulamadığının hıncını psikolojinden çıkardın kardeşim. Aşkı bulamayışının travması sende böyle bir sonuç verdi: Depresif çocuk; anksiyeteli, okb’li adam. Mecnun gibi âşık olacak adam Leyla’sını bulamayınca yığıldı kaldı.  Kuş gibi uçacak adam taş gibi yere çakıldı. Ne yapsın bir arkadaş icat etti kendine. Çalınmayan kapısı, titremeyen telefonunun yerine bir dost icat kendine. Yaygın Anskiyete Bozukluğu dedi ona, gün geldi Okb diye çağırdı onu. Çünkü aşk yoktu. Çünkü aşk hiç olmamıştı. Tabiat boşluk kabul etmez denir. Yanlış. Atomun yüzde doksanı bomboş. Tabiat bile boşluk kabul eder de insan boşluk kabul etmez. İnsan ruhu boşluk kabul edemez. O, ruhundaki boş hacmi dikenli bir telle bile olsa doldurur.

“Vaktaki İbrahim’in üzerini gece bürüdü, bir yıldız gördü, bu mu benim Rab’bim dedi? Yıldız batıverince, ben batıp gidenleri sevmem, dedi. Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka sapıklardan olurum” dedi. Derken güneşin ışıklar saçarak doğduğunu görmüş, Rabbim bu demişti, bu daha büyük. Fakat güneş de batıp gidince ey kavmim demişti, benim, sizin şirk koştuğunuz şeylerle hiçbir ilgim yok. Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah’a ortak koşanlardan değilim”

 [Eleştiri Haber, 27.02.2018]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here