Ali Ulvi Birkardeşlerin Şiirine Değindik | Ali Celep | Şiir Deyince

0
188
Ali Ulvi Birkardeşlerin Şiirine Değindik | Ali Celep | Şiir Deyince

ŞİİR DEĞİNCE-2 / ALİ CELEP

‘korku bir oyun gibi çoğaldı

kağıttan uçaklar azaldıkça

her ne var ise başladığımız, besmelesiz

çürüyen bir düş eşya ile aramızda, ağrısı vadeli

ah şu mehdiyet, kureyş’ten bihaber

hep acemi seğirtiyor’

 

Bünyamin Durali’nin ‘Sana Bakmak’ adlı şiiri ‘ben’ temeline oturmuş, kendi içine kapanık bir şiir olsa da ‘Gazzeli Çocukların Gözleri’ ibaresiyle günümüz yaşamına ya da çevre yaşantılara açık bir yanı vardır. Şiirinin az da olsa günümüz yaşamıyla yoğrulmaya açık bu özelliği, olumlu özelliklerinden biridir. Bu kaydı  biraz da Ali Ulvi Birkardeşler’in ‘Ahir Saman’ şiirine sözü getirmek için tutmuş olalım. ‘Ahir Saman’ belli ki uzun bir projenin ürünü olarak düşünülmüş görünüyor. Burada değineceğim, şiirin otuz sekizinci bölümü. Bünyamin Durali nasıl ‘ben’ temelinde işleyen duygusal verilerle şiirini yazmışsa, A.U.Birkardeşler de ‘biz’ temelinde işleyen düşünsel verilerle şiire yönelmiş görünüyor. Her iki şiirin ortal niteliği ‘sıkıntı’dan ya da ‘rahatsızlık’tan boy vermesidir. Yine benzetmelere sıkça yer verilişi her iki şiirin lirik düzeyde varlık bulmasıyla sonuçlanmıştır. Durali’nin şiiri, Sezai Karakoç’un ilk dönem şiirlerinden yetişmişken, Birkardeşler’in bu şiiri Sezai Karakoç’un ‘Balkon’undan uzamış görünüyor. ‘Anne’ ‘çocuk’ ‘balkon’ ‘ölüm’ Balkon’un kurucu sözcükleridir. ‘Ahir Saman’ın kurucu sözcükleri de ‘balkon’ ‘çocuk’ ‘ölüm’dür. Şiir,  adına medeniyet denilen ‘gelişmenin’ manevi değerleri yutan korkunç görüntülerine bir eleştiri olarak okunabilir. Birkardeşler ‘Balkon’u yapısöküme uğratmış. Aslında Cöntürk’ün dediği gibi gelen her şair, öncekileri yapısöküme tabi kılarak varlık kazanmaya çalışır. Bunu olumlu manada kullanıyorum elbet. Şu var ki Birkardeşler, Karakoç’un aksine anti estetik bir teknikle gelmiş. Şiiri en başta eleştirel düşüncesini iletme kaygusuyla ele almış. Yargı cümleleriyle iş görmüş. Bu da kavramlara müracaatı getirmiş. İçinde yaşadığımız olumsuz durumlara yorum getirmesi, şiirin açıklama yükünü çoğaltmış. Nihayet şiirini yorum yaparak bağlamış. Böyle olunca, şairin kafasında önceden paketlenmiş anlamın açılımını okumuş bulunuyoruz.

Öte yandan Birkardeşler’de artistik cümleler de yok değil:

‘kumarda yitirilen bir şey miydi ekmek’

‘sabitlendi damarlarımıza kızılhaçın şırıngası’

‘vitrinsiz bir mağazadır ölüm’

Bunlar çok güzel şiir cümleleridir. Fakat dize kuruluşunda biraz özenli davranmalı Birkardeşler:

 

Mesela yukarıdaki cümle şöyle kurulsa daha etkin olurdu:

‘saplandı damarımıza kızılhaç şırıngası’

‘kumarda yitirilen bir şey olmuş ekmek’ gibi

 

‘salihler yapraklarda kaldının muadili’ yerine ‘salihler yapraklarda kaldı’ cümlesi daha düz ve vurucu olur.

Durali de Birkardeşler de umut vaadediyor. Ne ki Durali’nin şiiri duygusal gevşeklikle, Birkardeşler’in şiiri ussal katılıkla malül görünüyor. Birincisinde şairin gerçeğe duygusal eğilişindeacılık, ikincisinde gerçeğe ussal eğilişinde katılık göze batıyor. Şiirde katı gerçeği nasıl vurgulamalı sorunu ise, iki şairin önünde yanıtlanması gereken bir soru olarak duruyor. Sorunun çözümü iki yetenekli şairin nasıl bir gelişmeye evrileceğini gösterecek vesselam.

*Not: Şiirin tamamını Bir Nokta dergisinin 169.sayısında (Şubat 2016) okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here