A ∙ Kalemler Dergisi 14. Sayısı ile Okurunu Selamlıyor.

0
54

A ∙ Kalemler Dergisi 14. Sayısı ile Okurunu Selamlıyor.

Son dönemlerde edebiyatımızda yaptığı çıkışlar, konu edindiği eleştiri yazıları ve yayınladığı ürünlerle dikkatleri çeken edebiyat dergilerimizden olan A∙ Kalemler 14. Sayısında okuru bir kez daha selamlıyor.

“Birinci önceliği edebiyat ve sanat olan dergiler hayatın tabii ve duru akışını daha gerçekçi yansıtırlar. O nedenle daha çok merak konusu olurlar. Bu tür dergiler genç yazarlar içinde açık bir okuldur.” Diyerek kendi konumuna açıklık getiren dergi okul olmayı sürdürüyor. “Bir grup, bir fırka veya cemiyetle ilişkili olarak bu işe girişseydik elbette daha geniş kitlelere ulaşabilirdik. Bu durum bizi gerçeklikten ve toplumun diğer katmanlarından uzaklaştırırdı. Hakikatin yanında yalnız başımıza da olsa yer almaktan daha huzurlu olacağımız bir durum bilmiyoruz.” Açıklamalarıyla durduğu yeri net tanımlayan dergi çıkış yazısında asil okuru böyle anlamlandırarak selamlıyor.

Dergi Ekim ayı içerisinde yitirdiğimiz usta şair Bahaettin Karakoç’a vefa örneği göstererek orta sayfasını ayırmış.

Yazar Okulu mezunu bir grup genç kalemlerle ustaların yazdığı ortak bir dergi olan A∙Kalemler bu sayısında Yazar ve Şair Selim Tunçbilek’in önceki sayıdan devam eden “21. Yüzyıl Türk Şiiri” başlıklı edebiyat tarihimiz için önemli tespitler içeren yazısı ile başlıyor. “Gelecekle ilgili düşleri ve düşünceleri olmayan dilin geleceği de olamaz. Dilde üretken olmak ancak hayatta da üretken olmakla mümkündür. Hayattaki gelişmeleri yeterince anlamlandırıp tanımlayamayan dil hayatla bağını koparır. Ölmeye mahkûm olur. Hayatınızın her hangi bir alanını; ister bu bilim alanında olsun, isterse hukuk ve isterse din sahasında veya başka alanlarda olsun kendi dilinizle adlandıramıyorsanız o dil için kültürel tehditler baş göstermiş demektir. O nedenle dil hayatın aynasıdır. Dil onu konuşan insan topluluğunun hayatıyla karılarak harmanlanır öyle meydana gelir. Türkçe de Türk insanının hayatıyla yoğrularak oluşturulmuştur.” Diye yadsınamaz düşünceler ileri süren yazar. Hece Divan ve Serbest Şiir anlayışlarımızın tarihi gelişim süreciyle birlikte medeniyetimiz içindeki yerine ilişkin durum tespiti yaparken bunu yapıyı “Üç Tarzı Estetik” olarak tanımlıyor. Ve:” Hece şiirimiz şiir geleneğimiz içinde bir anda en değerli örneklerini nasıl yaratamamışsa, Divan ve Aruz geleneği Fuzuli, Şeyh Galip zirvesine çıkabilmesi için nasıl uzun bir zaman geçmişse batılılaşma tercihimizden sonra geçen zaman da yeni şiirimizde en kâmil örneklerini henüz hazırlama safhasındadır.” “Uzun zamandır süren şiirdeki yeni güzellik arayışları öncelikle toplumda dil zevkinin çok ileri bir safhaya erişmesi halinde kendini var edebilecektir.” “21. Yüzyıl şiiri Türkçenin dil güzelliğinin varlığı içinde kendini tekrarlamayan bir şiir üzerinde ilerleyecektir. Bugünkü şiirimiz hecede yarının Karacaoğlan’ını Yunusunu, Aruzda Fuzuli ve Şeyh Galip’lerini yetiştirmek için onun altyapısını oluşturmaktadır.” Düşünceleriyle ilerleyen yazıyı mutlaka okunması gereken bir çalışma olarak not düşüyoruz.

Fatma Dağlı’nın “Oyun Bitti” hikâyesi ise son dönemlerin en çarpıcı konularından biri olan “Çocuk Gelinler” konusunu bir mezar taşı yazısı üzerinden kendi gerçekliği bağlamında çarpıcı biçimde ele almış. Fatma Dağlı’nın kaleminden İç sızlatan bir hikâyeye dönüşmüş. Zehra Akkaya derginin diğer bir hikâyecisi.

Mustafa Işık A∙Kalemler de ilk kez okuduğumuz ve şiir ve denemesiyle yer alan yetenekli bir kalem.

Yazılarıyla Zehra Meral Konşuk İvecan, Selin Meriç Ünal, Gülhanım Ebru Bulkurcu yer alırken Şiirleriyle; Burhan Kale, Hızır İrfan Önder, Mustafa Işık, Nursel Keçe, Yüksel Akçayır, Mustafa Yılmaz, Kurtuluş Çelebi, Selçuk Şamil dergide göz dolduran şairler olmuş.

A∙Kalemler 14 sayılık ortaya koyduğu ciddi edebiyat dergiciliği çabası ile aranılan dergi olma özelliğini gittikçe pekiştiriyor. Dergiyi takip etmenizi mutlaka öneririz.

Derginin yazışma adresi: akalemlerdergisi@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here